Tom biraz hoşgörülü bir gülümseme verdi.Tom gave a little indulgent smile.
Tom özellikle Mary'den hoşlanmıyordu.Tom didn't particularly like Mary.
Hoşçakal demek için anneme telefon ettim.I phoned my mom to say goodbye.
Biraz yaratıcı olmak hoşuma gidiyor.I like to be a little creative.
Kuyrukta beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like waiting in queues.
Tom burada tam olarak hoş karşılanmıyor.Tom isn't exactly welcome here.
Tom insanları idare etmekten hoşlanıyor.Tom enjoys manipulating people.
Bayanlarla konuşmak hoşuma gidiyor.I enjoy talking to the ladies.
Bir kolejden çok hoşlandım.I've enjoyed a college a lot.
Mahallemize hoş geldiniz.Welcome to our neighborhood.
Tom'un yaptıklarını hoş görmüyorum.I don't condone what Tom does.
Tom biraz hoşnutsuzdu.Tom was a little disgruntled.
Çok hoş ve huzurlu.It's very nice and peaceful.
Tom sevgi hakkında konuşmaktan hoşlanır.Tom likes to talk about love.
Tom burada tamamen hoş karşılanıyor.Tom is entirely welcome here.
Köpek yarışını izlemekten hoşlanırım.I enjoy watching dog racing.
Bir kız arkadaşa sahip olmak hoşuma gidiyor.I like having a girlfriend.
Tom temelde hoş bir adam.Tom is basically a nice man.
Yazım şeklin hoşuma gidiyor.I like your writing style.
Her zaman yorumları hoş karşılıyorum.I always welcome comments.
Hoşgörün için sana teşekkür ederim.I thank you for your leniency.
Hoşgörününüz için size teşekkür ederim.Thank you for your indulgence.
Tom her yerde hoş karşılanır.Tom is welcomed everywhere.
Tom ismi hoşuna gidiyor mu?Do you like Tom for a name?
Gerçekliğe tekrar hoş geldiniz.Welcome back to reality.
Tom balık tutma gezilerinden hoşlanıyor.Tom enjoys fishing trips.
Değişikliklerden hoşlanmıyoruz.We don't like changes.
Evine hoş geldin, Tom.Welcome back home, Tom.
Hoş bir dokunuştu.That was a nice touch.
Ben hoş bir insan değilim.I'm not a nice person.
Tom böylesine hoş bir çocuk.Tom is such a nice boy.
Eğlenmekten hoşlanıyorum.I do like to have fun.
Tom iyi yemekten hoşlanıyor.Tom likes to eat well.
O hoş bir dokunuş.That's a nice touch.
Tom hoş görünümlüydü.Tom was nice-looking.
Meşgul kalmaktan hoşlanırım.I like to stay busy.
Vergi ödemekten hoşlanıyorum.I like paying taxes.
Vergi ödemekten hoşlanmıyorum.I don't like paying taxes.
Gitarlardan hoşlanıyor musunuz?Do you like guitars?
Rekabet etmekten hoşlanıyoruz.We like to compete.
Tom oradan hoşlanıyor.Tom likes it there.
Tom gülmekten hoşlanıyordu.Tom liked to laugh.
Zinde kalmak hoşuma gidiyor.I like to keep fit.
Bu sezondan hoşlanıyorum.I like this season.
Hoşlandığım gibi yapacağım.I'll do as I like.
Bundan hoşlanırdım.I used to like it.
Tom'dan oldukça hoşlanıyorum.I rather like Tom.
Tom ondan hoşlandı.Tom enjoyed that.
İnsanlar yemek yemekten hoşlanır.Men like to eat.
Hoş görünüyor muyum?Do I look nice?
O bize hoş bir akşam yemeği hazırlayacak.She will make us a nice dinner.
Bazı çalışanlar değişimden hoşlanırlar.Some employees like change.
Parlak şeylerden hoşlanırım.I like shiny things.
Ah, büyükanne, seni nasıl da seviyorum! Çok hoşsun!Oh, grandma, how I love you! You're so nice!
Sergi hoşunuza gitti mi?Did you enjoy the exhibition?
Tom'la zaman geçirmekten hoşlanıyorum.I like spending time with Tom.
Tom'la konuşmak hoştu.It was nice to speak with Tom.
Tom'un konserinden nasıl hoşlandın?How did you like Tom's concert?
Artık Tom'dan hoşlanmadığını sanıyordum.I thought you didn't like Tom anymore.
Tom artık Mary'nin ondan hoşlanmadığını düşündü.Tom thought Mary didn't like him anymore.