Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Ben ırkçı değilim. Sadece o insanlardan hoşlanmıyorum.I'm not a racist. I just don't like those people.
Ananas yemekten hoşlanmam. Çok ekşidirler.I don't like eating pineapples. They taste quite sour.
Senin Tom'dan neden hoşlanmadığını bilmiyorum.I don't know why you don't like Tom.
Bu, Tom'un hiç hoşuna gitmedi.Tom didn't like it at all.
Tom çocuklardan hoşlanmaz.Tom doesn't like children.
Bu kitaptan hoşlanabileceğini düşündüm.I thought you might like this book.
Tom'la konuşmaktan hoşlanıyordum.I enjoyed talking with Tom.
Tom'la hoş bir sohbet ettim.I had a nice chat with Tom.
Tom her zaman hoşnutsuz.Tom is always dissatisfied.
Ben bundan hoşlanmıyorum.I'm not enjoying this.
Tom'un ne içmekten hoşlandığını biliyorum.I know what Tom likes to drink.
Yaralanmaktan hoşlanmıyorum.I don't like getting hurt.
Gerçekten ondan hoşlanmadım.I really didn't like that.
Ben gerçekten bu şeyden hoşlanıyorum.I really enjoy this stuff.
Boston'da yaşamak hoşuma gitti.I enjoyed living in Boston.
Olanlardan hoşlanmıyorum.I don't like what's going on.
Tom'un yazdığı müzik türünden hoşlanırım.I like the kind of music that Tom writes.
Başarılarınız hakkında övünmek hoş değil.It's not nice to brag about your accomplishments.
Ondan hoşlanıyorum ama onu sevmiyorum.I like it, but I don't love it.
Geçen sene hoş bir İsveçli dansçısıyla tanıştım.Last year I met a pretty Swedish dancer.
Tom partide hoş bir kızla tanıştı.Tom met a pretty girl at the party.
Tom, çiftlikte çalışmaktan hoşlanıyordu.Tom enjoyed working on the farm.
Tom'un Boston'da yaşamaktan gerçekten hoşlandığını duydum.I hear that Tom really likes living in Boston.
Tom ve Mary aynı tür televizyon gösterilerinden hoşlanmıyor.Tom and Mary don't like the same kind of TV shows.
Tom ve Mary aynı tür müzikten hoşlanmıyor.Tom and Mary don't like the same kind of music.
Tom'dan hoşlanmadığımı söylersem yalan söylüyor olurum.I'd be lying if I said I didn't like Tom.
Artık benim için kaçmamın vakti geldi. Hoşçakal!Well, it's time for me to run off. Bye!
Giyinmekten hoşlanmam.I don't like getting dressed up.
Bu tür müzikten hoşlanmam.I don't like this kind of music.
Çocuklarım okuldan hoşlanıyor.My children like school.
Sınıf arkadaşlarımla birlikte olmaktan hoşlanırım.I like to be with my classmates.
O gösterişli giysilerden hoşlanır.He likes flamboyant clothes.
Her nedense Tom'dan hoşlanmıyorum.For some reason I don't like Tom.
Aklından geçeni söyleme tarzından hoşlanmıyorum.I don't like the way you speak your mind.
Neden barbekümüz için o hoş sosislerden birazını kızartmıyorsun?Why don't you fry up some of those nice sausages for our barbecue?
Tom o konuda konuşmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like to talk about that.
Tom, Mary'ye hoş bir Noel hediyesi aldı.Tom bought Mary a nice Christmas present.
Seninle tanışmak çok hoş.It's so nice to meet you.
Kibirli insanlardan hoşlanmam.I don't like arrogant people.
Tuhaf birisin ama senden hoşlanıyorum.You're a weird one, but I like you.
Cümlelerinizi tercüme etmekten hoşlanıyorum.I like to translate your sentences.
Tom, Mary ile takılmaktan hoşlanıyor.Tom enjoys hanging out with Mary.
Tom yalnız seyahat etmekten hoşlanmaz.Tom doesn't like traveling alone.
Tom ünlü bir kişi olmaktan hoşlandı.Tom enjoyed being a celebrity.
Mary bir ünlü kişi olmaktan hoşlanır.Mary enjoys being a celebrity.
Noel şarkıları söylemekten hoşlanır mısın?Do you enjoy singing Christmas songs?
Neden bazı insanlar Noel'den hoşlanmıyor?Why do some people not like Christmas?
Tom ev ödevini yaparken müzik dinlemekten hoşlanıyor.Tom likes to listen to music while he's doing his homework.
Gerçekten putt-putt golf oynamaktan hoşlanıyorum.I really enjoy playing putt-putt.
Gerçekten minyatür golf oynamaktan hoşlanıyorum.I really enjoy playing miniature golf.
Nakliyeciler kitap okuyan insanlardan hoşlanmazlar. Ama en azından iyi bir nedenleri var.Movers don't like people who read books. But at least they have a good reason.
Anneme ve aileme hoşçakal demek istiyorum.I want to say goodbye to my mother and my family.
Ne tür balık yemekten hoşlanıyorsun?What kind of fish do you like to eat?
Ücretsiz müzik çalmaktan hoşlanmıyorum.I don't like playing music for free.
Tom, hoşgörülü ve nazik, ama kararlıydı.Tom was lenient and kind, but decisive.
Biz dışarı çıktık ve hoş bir zaman geçirdik.We went out and had a nice time.
Ziyaretçiler ve misafirlerimiz hoş karşılanıyor.Visitors and guests are welcome.
Gördüğüm her şeyden hoşlandım.I've liked everything I've seen.
Bence hoş bir şey olacak.I think it will be a nice thing.
Tom gerçekten çok hoştu.Tom has actually been really nice.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hoş ile cümle - Sayfa 46 - hoş kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App