Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom Mary ile aynı tür müzikten hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom seems to like the same kind of music as Mary.
Tom maceralardan hoşlanır.Tom likes adventures.
Tom'dan hoşlanmıyor musun?Do you not like Tom?
Tom kimden hoşlanıyor?Who does Tom like?
Bu sabah dağın bu bölümü etrafında hoş bir gezintiye gittik.This morning we went for a lovely stroll around this part of the mountain.
Mary tek sayılardan hoşlanmaz.Mary does not like odd numbers.
Tom Mary'den hemen hoşlandı.Tom liked Mary right off.
Kedim geceleri dolaşmaktan hoşlanır.My cat likes to roam at night.
Aday desteğimizi hoş karşılamadı.The candidate did not welcome our support.
Tom yaptığımızdan hoşlanıyor.Tom likes what we've done.
Tom onu yapmaktan hoşlanmayacak.Tom won't like doing that.
Senin ondan hoşlanacağını düşünmüyorum.I don't think you'll like that.
Senin bundan hoşlanacağını düşünmüyorum.I don't think you'll like this.
Ondan hoşlanacağına eminim.I'm sure you're going to enjoy it.
Tom yalnız olmaktan hoşlanmıyor.Tom doesn't like being alone.
Kızım Tom'dan hoşlanıyor.My daughter likes Tom.
Tom gerçekten hoş görünüyor.Tom seems really nice.
O, dergi okumaktan hoşlanır.She likes to read magazines.
Tom futboldan çok hoşlanır.Tom likes soccer a lot.
Tom sıkı çalışmaktan hoşlanır.Tom likes working hard.
Çoğu insan bundan hoşlanmaz.Most people don't enjoy this.
Tom patates püresinden hoşlanmaz.Tom doesn't like mashed potatoes.
Evimdeyken penceremden dağlara bakmak hoşuma gidiyor.I like to look at the mountains from my window when I'm in my house.
Tom duşta şarkı söylemekten hoşlanır.Tom likes to sing in the shower.
Ben küçükken futboldan hoşlanmayan caddedeki birkaç çocuktan biriydim.When I was small I was one of the few boys on the street who didn't like soccer.
"Evet, ben Brezilyalıyım. Hayır, karnavaldan hoşlanmıyorum.""Yes, I am Brazilian. No, I don't like carnival."
Buraya kadar gelmeniz hoştu.It was nice of you to show up.
Çoğu öğrenci ev ödevinden hoşlanmaz.Most students don't like homework.
Artık ondan hoşlanmıyorum.I don't like that anymore.
Tom onu çantada keklik gördüğü zaman Mary bundan hoşlanmıyor.Mary doesn't like it when Tom takes her for granted.
Biz Tom'a karşı çok hoşgörülüydük.We were way too lenient on Tom.
Biz şimdi iyi arkadaşlarız ama birbirimizden hoşlanmadığımız bir zaman vardı.We are good friends now, but there was a time when we didn't like each other.
Tom bana Mary ile takılmaktan hoşlandığını söyledi.Tom told me that he enjoys hanging out with Mary.
Bundan hoşlanmazdın.You wouldn't like it.
Komedi TV gösterilerinden hoşlanır mısın?Do you enjoy comedy TV shows?
Muhtemelen bundan hoşlanacaksınız.You'll probably enjoy this.
Tom köpekleri ile oynamaktan hoşlanır.Tom likes to play with his dogs.
Hoşumuza gitse de gitmese de oraya gitmek zorundayız.Whether we like it or not, we have to go there.
Biz aynı şeyleri yapmaktan hoşlanırız.We like to do the same things.
Onun ondan hoşlandığını düşünüyorum.I think she likes him.
Sanırım o ondan hoşlanıyor.I think he likes her.
Tom gerçekten basketboldan hoşlanır.Tom really likes basketball.
Partiden hoşlanacağına eminim.I'm sure you'll enjoy the party.
Tom asla benden hoşlanmadı.Tom never cared much for me.
Biz yaptığımızdan biraz hoşlanıyoruz.We kind of like what we've done.
Yoksul insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around poor people.
Zengin insanların etrafında olmaktan hoşlanmam.I don't like being around rich people.
İfadenin hoşça kal anlamına geldiğini düşündüm.I thought the phrase meant goodbye.
Gülmeyen bir yüz hoş karşılanmaz.A face that does not laugh is not welcome.
Ben öğrenmekten hoşlanırım.I like learning.
Babasının Amerika'da yazdığı Çince kitabı okumaktan hoşlanır.He likes to read the Chinese book his father wrote in America.
Tom balık tutmaktan hoşlanır.Tom enjoys fishing.
Tom'u huzursuz etmekten hoşlanıyorum.I like to annoy Tom.
Tom okuldan hoşlanıyor mu?Does Tom like school?
Tom'un Mary'den hoşlandığını biliyorum.I know Tom likes Mary.
Bu hoş bir deneyimdi.It was a lovely experience.
Tom Boston'dan hoşlanmadı.Tom didn't like Boston.
Onu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't enjoy doing that.
Tom yaptığından hoşlanıyor.Tom enjoys what he does.
Tom'la konuşmaktan hoşlandım.I enjoyed talking to Tom.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod