Ana içeriğe geç
Sözlük

hoş ile cümle

hoş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Tom oldukça hoşsohbet.Tom is quite the conversationalist.
Muhtemelen gerçekten ondan hoşlanıyorsun.You'd probably really like it.
O şarküterideki yiyecekten hoşlanmıyorum.I don't like the food at that deli.
Bir kızın benden hoşlanıp hoşlanmadığını nasıl bilebilirim?How can I know if a girl likes me?
Tom ne tür kadın kıyafetlerinden hoşlanır?What kind of women's attire does Tom like?
O, Brid'in onun için yaptığı yiyeceklerden hoşlanmıyor.She doesn't enjoy the food that Bríd makes for her.
Tom'dan hoşlandığımı itiraf etmeliyim.I must admit I like Tom.
Tom çok hoş bir adam değildi.Tom wasn't a very nice man.
Tom çok hoş bir adam değil.Tom isn't a very nice man.
Onlar o oyundan hoşlanırdı.They used to like that game.
Balık yemekten hoşlanırım.I like to eat fish.
Erkek arkadaşın çay içmekten hoşlanır mı?Does your boyfriend like to drink tea?
Tom Mary'nin gülme tarzından hoşlanmıyor.Tom doesn't like how Mary laughs.
Kocam gerçekten egzersiz yapmaktan hoşlanıyorMy husband really likes to do exercise.
Bu işin gidişatı hoşuma gitmiyor.I don't like the way this is going.
Bunun gittiği yerden hoşlanmıyorum.I don't like where this is going.
Henüz hoşnut değilim.I'm not satisfied yet.
Ben de hoşnut değilim.I'm not satisfied either.
Hoşgörülü olalım.Let's be tolerant.
Daha hoşgörülü olmaya çalışalım.Let's try to be more tolerant.
Tom'la çalgı çalmaktan hoşlanıyorum.I like to play music with Tom.
Ben gerçekten bundan hoşlanıyorum.I'm really enjoying it.
Senin hoş bir adam olduğunu düşünürdüm.I used to think you were a nice guy.
Tomun köpeği süpürülmekten hoşlanır.Tom's dog enjoys being hoovered.
Tom'un köpeği vakumlu süpürgeyle temizlenmekten hoşlanıyor.Tom's dog enjoys being vacuumed.
Sizin köpek Tom'dan oldukça hoşlanmaya başladı gibi görünüyor.It seems that your dog has taken quite a liking to Tom.
Fransaya hoş geldin!Welcome to France!
Ben her zaman seninle olmaktan hoşlandım.I've always enjoyed being with you.
Çocuklarla çalışmaktan her zaman hoşlandım.I've always enjoyed working with kids.
Tom yaptığı şeyden hoşlandı.Tom liked what he was doing.
Her türlü spordan hoşlanmıyorum.I do not like any kind of sports.
Beyaz şaraptan hoşlanıyor musun?Y'all like white wine?
Siz beyaz şaraptan hoşlanıyor musunuz?Do you guys like white wine?
Sen neden hayatından hoşnutsuzsun?Why are you dissatisfied with your life?
Boston'da bir sürü hoş insanla tanıştım.I met a lot of nice people in Boston.
Ben her zaman Tom ile tenis oynamaktan hoşlandım.I've always enjoyed playing tennis with Tom.
İlk zamanlar bunu yapmaktan hoşlanmadım.I didn't like doing this at first.
İşleri erken yaptırmaktan hoşlanıyorum.I like to get things done early.
Ben her zaman Tom'la tenis oynamaktan hoşlanırım.I always enjoy playing tennis with Tom.
Ben ondan hiç hoşlanmadım.I didn't like that at all.
Tom'dan fazla hoşlanmıyorum.I don't care much for Tom.
Boston'da yaşamaktan hoşlanmıyorum.I don't like living in Boston.
Tom artık Mary'den hoşlanmadığını söyledi.Tom said he didn't like Mary anymore.
Bu hoş bir duygu.It's a pleasant feeling.
Kişisel olarak savaşta olmaktan hoşlanmıyorum.Personally, I like not being at war.
Savaş hoşgörüsüzlüğe, hoşgörüsüzlük ise savaşa yol açar.War leads to intolerance; intolerance leads to war.
Ben kavgalardan hoşlanmam.I don't like fights.
Tom gerçekten Mary'den hoşlanıyor gibi görünüyor.Tom really seems to like Mary.
Kuşun şarkısı hoş.The song of the bird is pleasant.
Tarihsel romanlardan hoşlanıyor musun?Do you like historical novels?
Siz hepiniz çok hoş insanlarsınız.You are all very nice people.
Bu hemen Mary'nin hoşuna gitti.Mary liked it immediately.
Golften o kadar da çok hoşlanmıyorum.I don't like golf that much.
Kız köpekten hoşlanıyor.The girl likes the dog.
Oğlan cadde boyunca yürümekten hoşlanır.The boy likes walking along the street.
Tom balık tutmaktan hoşlanmaz.Tom doesn't like fishing.
Hoşça kal, yarın geri geleceğim.Goodbye, I'll come back tomorrow.
Kuş ötüşü hoştu.The birdsong was pleasant.
Açıkçası bundan hoşlanmıyorum.Frankly, I don't like it.
Koku hoş değildi.The smell was unpleasant.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod