Yeni arkadaşlar edinmekten hoşlanırım.I enjoy making new friends.
Aileniz hakkında nelerden hoşlanmıyorsunuz?What don't you like about your family?
Bunun Tom'un gerçekten hoşlandığı bir şey olduğunu düşünüyorum.I think this is something Tom would really have enjoyed.
Tom da bundan hoşlanmıyor.Tom doesn't like it, either.
Ben de bundan hoşlanmıyorum.I'm not enjoying this, either.
Hangi aperatifleri yemekten hoşlanıyorsun?What snacks do you enjoy eating?
Chuck's Diner'daki yemekten hoşlanacağınızı biliyorum.I know you'll enjoy the food at Chuck's Diner.
Tom'un konserinden hoşlanacağını biliyorum.I know you'll enjoy Tom's concert.
Sanırım herkes konserimizden hoşlanacak.I think everyone will enjoy our concert.
Şekerlemeden hoşlanır mısınız?Do you like candy?
Bu kitaptan hoşlanacağını biliyorum.I know you'll enjoy this book.
Bu kitap da hoşuna gidebilir.You might also like this book.
Bu hoş bir elbise.This is a pretty dress.
Ayılar ormanlarda yaşar ve insanlardan hoşlanmazlar.Bears live in forests and do not like people.
Arabamı "bebeğim" olarak çağırdığım zaman karım bundan hoşlanmıyor.My wife doesn't like it when I call my car "baby."
Ben ondan hoşlanıyorum, ama o benden hoşlanmıyor.I like her, but she doesn't like me.
Bu iyi bir uzlaşma.Hiç kimseyi hoşnutsuz bırakmaz.It's a good compromise. It won't leave anyone dissatisfied.
İlahi dinlemekten hoşlanırım.I like to listen to nasheeds.
Senin kahveden hoşlandığını biliyorum.I know that you like coffee.
Suluboya ile resim yapmaktan hoşlanıyorum.I like to paint with water colors.
Neden onlardan hoşlanıyorsun?Why do you like them?
Senden hoşlanmamamın nedeni bu.That's why I don't like you.
Onlardan hoşlanmamamın nedeni bu.That's why I don't like them.
Ben zaten gerçekten onlardan hoşlanmıyorum.I don't really like them anyway.
Ondan bu yüzden hoşlanıyorum.That's why I like her.
Ben onları beklemekten hoşlanmıyorum.I don't like waiting for them.
Senin için hoş bir kravat buldum.I found a nice tie for you.
Onun için hoş bir kravat buldum.I found a nice tie for him.
Neden onlardan hoşlanmadın?Why did you dislike them?
Neden senden hoşlanmadılar?Why did they dislike you?
Onlar ondan neden hoşlanmıyorlar?Why did they dislike her?
Onlar hakkında konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to talk about them.
Onun hakkında konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to talk about him.
Onunla ilgili konuşmaktan hoşlanmıyorum.I don't like to talk about her.
Neden bizden hoşlanmadın?What didn't you like about us?
Ben Çince ve Japoncadan hoşlanıyorum.I like Chinese and Japanese.
Öğretmenlerinden hoşlanıyor musun?Do you like your teachers?
Dan hemen Linda'dan hoşlanmaya başladı.Dan immediately took a liking to Linda.
Linda gerçekten çikolatadan hoşlanır.Linda really likes chocolate.
Tiyatroya gitmekten hoşlanıyor musun?Do you like going to the theater?
Gruba hoş geldiniz.Welcome to the group.
Tom arabalarla oynamaktan hoşlanır.Tom likes playing with cars.
İtalyan müziğinden hoşlanır mısın?Do you like Italian music?
Başkalarına yardım etmekten hoşlanırım.I like helping others.
Dan benden de hoşlanmaz.Dan doesn't like me either.
Tom kendisinden hoşlanmadığımı biliyor.Tom knows that I don't like him.
Tom, Mary'nin ondan hoşlanmadığını biliyor.Tom knows that Mary doesn't like him.
Tom, Mary'nin ondan hoşlandığını biliyor.Tom knows that Mary likes him.
Tom ve Mary'nin her ikisi de John'dan hoşlanmazlar.Both Tom and Mary don't like John.
Hem Tom hem de Mary John'dan hoşlanmazlar.Both Tom and Mary don't like John.
Kitabı sana ödünç verebilirim, sonra onu gözden geçirebilirsin. Belki ondan hoşlanacaksın.I can loan you the book, then you can have a look at it. Maybe you will like it.
Anneniz birbirimizi gördüğümüzü bilseydi bundan hoşlanmazdı.Your mother wouldn't like it if she knew we were seeing each other.
Tom, onunla tanışır tanışmaz Mary'den hoşlandı.Tom liked Mary as soon as he met her.
Mary'nin hikayesi Tom'un hoşuna gitti.Tom enjoyed Mary's story.
Tom, Mary'nin hikayesinden hoşlandı.Tom enjoyed Mary's story.
Dan silahlardan bile hoşlanmadı.Dan didn't even like guns.
Dan, Linda'nın nelerden hoşlandığını biliyordu.Dan knew what Linda liked.
Hoşuna gitsin ya da gitmesin Dan sonsuza dek burada kalıyor.Dan is staying here forever, whether you like it or not.
Sana gönderdiğim güller hoşuna gitti mi?Did you like the roses I sent you?
Seninle tanışmak çok hoştu.It was very nice meeting you.