-- ve burada sadece dindar veya inançlı insanlara hitap etmiyorum.-- imanının özünde bu küresel etik vardır.その信条の中心に 普遍的な倫理があるのです ユダヤ教でもムスリムでも
Ve bütün varlıklara hitap ediyorum: kendinizi küçültmeyin.Et je m'adresse à tous les êtres : ne vous dénigrez pas vous-mêmes.
Ve bütün varlıklara hitap ediyorum: kendinizi küçültmeyin.Nee - gebruik het. Zeg, oké, kom.
Ve bütün varlıklara hitap ediyorum: kendinizi küçültmeyin.Říkám všem bytostem: "Nepodceňujte sami sebe."
Ve bütün varlıklara hitap ediyorum: kendinizi küçültmeyin.Y digo a todos los seres: no te menosprecies.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.A ako vidíte -- niečo sa zmenilo v spôsobe, akým elitárske umenie pôsobí na zmysly.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.Como pueden ver, algo ha cambiado en la forma en que las artes de élite apelan a los sentidos.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.E come potete vedere... qualcosa è cambiato nel modo in cui le arti d'élite stimolano i sensi.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.E, como vocês podem ver aí, algo mudou na forma como a elite das artes apela aos sentidos.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.És, amint láthatják is, valami megváltozott abban a módban, ahogy az elit művészet hatni próbál az érzékekre.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.Jak pewnie zauważyliście, zaszła zauważalna zmiana w sposobie oddziaływania sztuki wysokiej na odbiorcę.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.보다시피, 엘리트 미술에서 감각에 호소하는 방법에 무언가가 변했습니다.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.Şi, după cum puteţi vedea, ceva s-a schimbat în felul în care artele elitiste atrag simţurile.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.Và, như bạn có thể thấy, ở đó - một cái gì đó đã thay đổi trong cách nghệ thuật cao cấp thu hút các giác quan.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.Zoals je ziet, is er iets veranderd in de manier waarop de elitekunsten de zintuigen aanspreken.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.И, как вы можете увидеть, кое-что изменилось в том, как элитное искусство обращается к нашим чувствам.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.И както виждате, там... нещо се е променило в начина, по който елитните изкуства апелират към сетивата.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.וכפי שאתם רואים, משהו השתנה בדרך בה אמנויות העילית פונות לחושים.
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.و كما ترون , هناك -- شيئ قد تغير فى طريقة الفنون الراقية في التطرق إلى الإحساس .
Ve görebileceğiniz gibi, elit sanatın duyulara hitap etme yolunda bir şeyler değişti.引きつける方法に何らかの 変化があったのでしょう 実際 モダニズムと
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.A prechádza sa po miestnosti a potom, keď odchádza, povie prvé mená skoro každého, koho práve spoznal.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.그리고 만찬장을 한바퀴 돌고는 만찬장을 떠날쯤 되어서는 그는 방금 만난 거의 모든 사람의 이름을 친근하게 불렀습니다.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.Poi continua il giro, e prima di uscire saluta quasi tutti di nuovo, per nome.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.Y así va por el salón y a medida que va abandonando el lugar llama por el nombre a todos los que conoció.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.І так він походжає по залу, і коли прощається, звертається на і'мя до кожного, з ким щойно познайомився.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.וככה הוא מסתובב באולם, וכשהוא עוזב את הסעודה, הוא כבר ביחסי שם-פרטי כמעט עם כל מי שפגש.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.ثم يدور في انحاء الغرفة، ويعدها، وبينما هو على وشك الخروج، يدعو كل من قابله تقريباً باسمه الأول.
Ve odanın içinde dolandı, ve sonra lokantayı terk ederken, neredeyse her tanıştığına ismiyle hitap ediyordu.ダイナーから出ていきました 初対面の人たちをファーストネームで呼んでました 「これこそ社交術」
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;성경에서는 2인칭, 3인칭 남성형을 사용해서 남성만을 유독 언급한 반면,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;A pokým je Biblia adresovaná výlučne mužom, používajúca druhú a tretiu osobu mužského rodu,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;A tam, kde se Bible obrací výhradně k mužům a hovoří ve druhé i třetí osobě v mužském rodě,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Dan jika Alkitab diarahkan pada pria secara eksklusif dengan menggunakan kata ganti orang pria,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Et là où la Bible ne s'adresse qu'aux hommes, utilisant les seconde et troisième personnes du masculin,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Ja kun Raamattu on osoitettu vain miehille käyttäen 2. ja 3. persoonan maskuliinimuotoa,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;Și în timp ce Biblia se adresează exclusiv bărbaţilor, folosind a doua şi a treia persoană la masculin,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;В той час як Біблія звертається виключно до чоловіків, використовуючи другу і третю особу чоловічого роду,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;И където Библията са обръща единствено към мъжете, използвайки второ и трето лице мъжки род,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;ובניגוד לתנ"ך, המשתמש אך ורק בלשון זכר בגוף שני ושלישי,
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;وحيث الكتاب المقدس يخاطب الرجال فقط باستخدام الشخص الثاني والثالث المذكر،
Ve özellikle erkeklere yazılmış İncil'de ikinci ya da üçüncü şahıs olarak tamamen erkeğe hitap edilirken;もっぱら男性に語りかけています コーランでは女性も含まれており
Ya eyyuhel insan! Hitap var." يا أيها الإنسان ". هناك خطاب .
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Eden od mladih kolegi v zelenem plašč polje, sam naslovi na teh cmoki v Najbolj direful način.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Egy fiatalember egy zöld dobozban kabátot, címzett magát ezen gombóccal a leginkább borzalmas módon.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.En ung fyr i en grøn boks frakke, henvendte sig til disse melboller i en mest harmfulde måde.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.En ung man i en grön ruta päls, riktar sig till dessa dumplings i en mest direful sätt.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Jeden mladík v zeleném poli kabát, obrátil se na tyto knedlíky v Nejvíce strašlivý způsobem.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Jeden mladík v zelenom poli kabát, obrátil sa na tieto knedle v Najviac strašný spôsobom.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.녹색 상자 코트를 입은 한 젊은 동료는 이러한 만두 위해 자신을 주소
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Pewien młody człowiek w zielonym płaszczu pole, zwrócił się do tych pierogów w najbardziej direful sposób.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Um rapaz com um casaco caixa verde, dirigiu-se a esses bolinhos em um maneira mais terríveis.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Un giovane in un cappotto scatola verde, si rivolse a questi gnocchi in una modo più terribile.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Un jeune homme dans un manteau boîte verte, s'est adressé à ces raviolis dans un manière la plus funestes.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Un joven con un abrigo de la caja verde, se dirigió a estas albóndigas en un manera más horrible.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Unul dintre colegi tineri într-o haină caseta verde, sa adresat aceste galuste într-o cel mai teribil mod.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Yksi nuori mies on vihreä laatikko takki, osoitettu itse näihin dumplings on Useimmat direful tavalla.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Един млад мъж в зелено палто кутия, се обърна към тези кнедли най-ужасен начин.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Один молодий чоловік у зеленому пальто вікно, звернувся до цих пельмені Найбільш страшний спосіб.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.Один молодой человек в зеленом пальто окно, обратился к этим пельмени Наиболее страшный образом.
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.אחת בחור צעיר במעיל הקופסה הירוקה, ופנה אל אלה כופתאות
Yeşil bir kutu kaplama bir genç bir araştırmacı, bu köfte hitap etti en dehşet bir şekilde.تناول أحد زملائه الشباب في معطف المربع الأخضر ، وهو نفسه لهذه الزلابية في