Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Jsou to lidé doma, kteří podporují jejich práci, lidé jako tito.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.모국에서 열심히 지원해주는 사람들 말이지요. 예를 들면 이런 사람들이요.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Mà chính là những người ở quê nhà, những người hỗ trợ cho công việc của họ, những người như thế này.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Namun orang-orang di negara asal mereka, orang-orang yang mendukung tugas mereka, orang-orang seperti ini.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.São pessoas desses países, pessoas que apoiam o seu trabalho, pessoas como estas.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sono persone nel loro paese, persone che appoggiano il loro lavoro, persone come queste.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sunt oamenii de acasă, cei care le sprijină munca, oameni ca aceștia.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Sú to ľudia doma, ľudia, ktorí podporujú ich prácu, ľudia ako títo.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.To ludzie w domu, ludzie, którzy wspierają ich pracę, ludzie jak ci.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Βρίσκονται πίσω στην πατρίδα, άνθρωποι που υποστηρίζουν τη δουλειά τους, άνθρωποι σαν αυτούς.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Това са хората у дома, хората, които подкрепят тяхната работа, хора като тези.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Це люди вдома, люди, які підтримують їх, такі, як вони.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.Это люди дома, люди, которые содействуют, такие как эти люди.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.אלה האנשים בחזרה בבית, אנשים אשר תומכים בעבודה שלהם, אנשים כמו אלה.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.كشعوب بلادهم أشخاص يريدون تدعيم أعمالها كهؤلاء.
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.寄付団体を支える こういった方たちなんですね しかしHIV感染拡大を
Kendi memleketlerinde, bu işi destekleyen insanlar gibilerine hitap ediyorlar.而系佢地嘅同胞 系支持佢地工作嘅人 類似呢啲
Kızların daha fantezi odaklı iç dünyalarına hitap eden diğer oyunumuzun adı "Ormandaki Gizli Patikalar".Den andra produkten vi lanserade kallades "Secret Paths in the Forest", och tilltalar den mer fantasy-liknande
Kızların daha fantezi odaklı iç dünyalarına hitap eden diğer oyunumuzun adı "Ormandaki Gizli Patikalar".우리가 출시한 또 다른 게임타이틀은 "숲 속의 비밀스러운 길"입니다. 좀 더 판타지성향의, 여자어린이들의 내면적인 삶에 대한 것을 다루고 있는데요.
Kızların daha fantezi odaklı iç dünyalarına hitap eden diğer oyunumuzun adı "Ormandaki Gizli Patikalar".הכותר השני שהשקנו נקרא "שבילים סודיים ביער", שפונה לצד הנוטה יותר לדמיון בעולמן הפנימי של ילדות
Kızların daha fantezi odaklı iç dünyalarına hitap eden diğer oyunumuzun adı "Ormandaki Gizli Patikalar".وعنوان أخر دشناه يدعى " الممر السري في الغابة،" التي تخاطب التوجهات الرائعة الداخلية من حياة الفتيات.
Kızların daha fantezi odaklı iç dünyalarına hitap eden diğer oyunumuzun adı "Ormandaki Gizli Patikalar".これはプレイヤーの内面の幻想的な部分により訴えるタイトルでした。 これら2つのゲームサイトはPCデータによるゲームソフトランキングで
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.기억하세요, 저의 강의는 모든사람을 위한것입니다.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Pero también verá algunas palabras que pueden ser nuevas para usted.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Proszę, pamiętajcie. Moje lekcje są skierowane do każdego.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Souvenez-vous que mes leçons s'adressent à tout le monde.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Vergeet niet dat mijn lessen voor iedereen geschikt zijn.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.Να θυμάστε ότι τα μαθήματά μου απευθύνονται σε όλους.
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.و تذكر أن دروسى موجهة للجميع
Lütfen hatırlayın ki, benim derslerim herkese hitap edecek şekilde hazırlanmıştır.できれば有益なものを見出してもらいたいものです
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Bệ hạ không nói chuyện trước khi tôi được nhận thức được rằng tôi đã được giải quyết Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Deres Majestæt havde ikke talt før jeg blev klar over, at jeg var fat Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Ers Majestät hade inte talat innan jag var medveten om att jag talade Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Felség nem beszélt, mielőtt én tudatában annak, hogy én kezelése Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Ihre Majestät hatte nicht gesprochen, bevor ich war bewusst, dass ich Adressierung Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"폐하의 명령 없었 내가 전에 알고 난 빌헬름를 해결다고
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Majestatea Voastră nu a vorbit înainte am fost conştienţi de faptul că am fost abordarea Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Teidän Majesteettinne ei ollut puhunut ennen olin tietoinen siitä, että olin käsitellä Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Uwe Majesteit niet had gesproken voordat ik werd van bewust dat ik was het aanpakken van Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Vaše Veličanstvo ni govoril, preden sem bil zaveda, da sem bil obravnavo Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Vaše Veličenstvo, že nehovoril, ako som bol vedomý toho, že som bol Wilhelm riešenia
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Vaše Veličenstvo, že nemluvil, než jsem byl vědom toho, že jsem byl Wilhelm řešení
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Vostra Maestà non aveva parlato prima che io fossi consapevole che stavo affrontando Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Votre Majesté n'avait pas parlé avant que je sois conscients du fait que je parlais Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Wasza Królewska Mość nie mówił, zanim został wie, że ja przemawiał Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Yang Mulia tidak berbicara sebelum saya sadar bahwa aku berbicara Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Μεγαλειότατε δεν είχε μιλήσει πριν ήμουν επίγνωση του γεγονότος ότι ήμουν αντιμετώπιση Wilhelm
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Ваша Величність не говорив, перш ніж я був відомо, що я звертався Вільгельм
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Ваше Величество, не бе говорил преди да се наясно, че аз се обърна към Вилхелм
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"Ваше Величество не говорил, прежде чем я был известно, что я обращался Вильгельм
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"הוד מעלתך לא דיבר לפני שהייתי מודע לכך שאני פונה וילהלם
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu"صاحب الجلالة لم يتحدث قبل كنت ندرك أن كنت معالجة ويلهلم
"Majesteleri konuşulan yoktu ben önce farkında Ben Wilhelm hitap olduğunu知って私はWilhelmに対処されたことを GottsreichはフォンOrmstein、グランドシジスモン
Mooji, bize yön verişiniz bana hitap ediyor; ancak, yapan kişi olma hissini de devreye sokuyor...Mooji, lorsque vous nous guidez, cela me parle; toutefois, cela suscite le sentiment de "faire"...
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Perchč non puō esserci arte per il tatto?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Por qué no puede ser el tacto una forma de arte?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Pourquoi pas un art tactile ?
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Γιατί να μην είναι κι η αφή μια μορφή τέχνηs;
Neden dokunmaya hitap eden sanat olmasın ki?Почему же прикосновение не может быть искусством?
Neyse, eğer siz de rahat ederseniz, bana Shelly olarak hitap edilmesini tercih ediyorum.그렇지만 여러분이 나를 셸리라고 부르는 것이 편하다면 그렇게 해도 좋습니다. 지금부터, 앞서 말씀드린 것처럼