hitabe ile cümle
hitabe kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu size hitaben yazılmış bir mektup.This letter is addressed to you.
Amcasına hitaben bir mektup gönderdi.He sent a letter addressed to his uncle.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.He said, "The conception of God is not God," said I to myself.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.He is holding a crozier in his left hand and his right palm is raised outward.
Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır.Among those who rejected it was Sigmund Freud, a strong supporter of Looney.
Hitabetinin ileri düzeyde oluşu da buna bağlanmaktadır.He then confesses his attraction towards her.
Bu şarkının ne anlama geldiği ve kime hitaben yazıldığı ile ilgili çeşitli görüşler mevcuttur.There are differences of opinion as to precisely when and by whom the song was written.
Her iki tarafdaki kızışan hitabet savaş riskini artırdı.Heated rhetoric on both sides has raised the risk of war.
Allah, bütün insanlığa hitaben müslümanlarla konuştuğu Kuran'ın bir ayetinde peygamberine,And in a saying of the Koran, which to Muslims is God speaking to humanity,
Artık hitabet yok.There's no discourse anymore.
Az önce söylediklerin F4'a hitaben değildi, değil mi, transfer öğrenci?What you were saying before, it wasn't regarding the F4 was it transfer student?
O gün, korunanlar dışında, dostlar birbirine düşmandır. (Onlara alemlerin Rabbi şöyle hitabeder):Friends will turn into enemies on that day, except those who fear and follow the straight path.
Onlardan Allah'ın kendilerine hitabettiği, derecelerle yükselttikleri vardır.God has addressed some of them, and the stations of some have been exalted over the others.
Allah, Musa'ya hitabetmişti. Allah güçlüdür, Hakim'dir.God is all-powerful and all-wise.
(Bunun üzerine ötekilere hitaben şöyle denilir.)(The idolaters will be told): "Your gods have refuted your assertion.
Onlara hitaben buyurdu ki: Kiminiz kiminize düşman olarak cennetten yere ininiz.(And) said: "Go down hence together, one the enemy of the other.
Günün birinde o babasına ve halkına hitaben: “Söyler misiniz: siz nelere ibadet ediyorsunuz?” dedi.When he asked his father and his people: "What do you worship?"
Konseye hitaben konuşmasında Gardetto, "Kosova'da, tanıklar suikasta kurban gitti." dedi."In Kosovo, witnesses have been assassinated," Gardetto told the council.
Sırbistan Cumhurbaşkanı Boris Tadiç de zirveye hitaben bir konuşma yaptı.Serbian President Boris Tadic also addressed the summit.
De Hoop Scheffer ayrıca Camp Butmir'deki SFOR askerlerine hitaben bir de konuşma yapacak.De Hoop Scheffer will also address the SFOR troops at Camp Butmir.
UNMIK başkanı Soren Jessen-Petersen oylama sonrasında meclise hitaben bir konuşma yaptı.UNMIK chief Soren Jessen-Petersen addressed the assembly after the vote.
Halka hitaben yaptığımız konuşmalarda, bireyleri değil, toplumdaki anormallikleri eleştiriyoruz.In our public appearances, we are not criticising individuals, but the anomalies in the society.
Venizelos parti üyelerine hitaben yaptığı konuşmada genç Papandreu'nun sözlerine karşı çıktı.In his speech to party members, Venizelos countered the younger Papandreou's comments.
Halka hitaben yazdığı açık mektupta Racan, "yaşam mücadelesine odaklanması gerektiğini" söyledi.In an open letter to the public, he said he "needed to focus on his battle for life".
Türkiye'nin AB baş müzakerecisi Ali Babacan geçtiğimiz hafta Avrupa Parlamentosu'na hitaben konuştu.Turkey's top EU negotiator Ali Babacan spoke before the European Parliament last week.
Haşim Taci ulusal hitaben yaptığı konuşmada, hareketin "yasal ve meşru" olduğunu söyledi.The move was "legal and legitimate", Hashim Thaci said in an address to the nation.
Josipoviç, 14 Nisan Çarşamba günü parlamentoya hitaben yaptığı konuşmada özür diledi.Josipovic made the apology Wednesday (April 14th) in an address to the BiH parliament.
Romanya Cumhurbaşkanı Traian Basescu 15 Eylül'de parlamentoya hitaben bir konuşma yaptı.Romanian President Traian Basescu delivered a speech to parliament on September 15th.
Cumhurbaşkanı Basescu, halka hitaben yaptığı konuşmada anlaşmanın önemini vurguladı.Addressing the Romanian people, President Basescu highlighted the importance of the accord.
Makedonya Başbakanı Nikola Gruevski Pazartesi günü katılımcılara hitaben bir konuşma yaptı.Macedonian Prime Minister Nikola Gruevski addressed participants Monday.
Adına dünyada özgürlük mücadelesi veren tüm halklara hitaben "Özgür" ismini verdiler.Addressing all the peoples fighting for freedom in the world, they named it "Free".
Ahlaki anlayışlarında bir "" idi, hitabeti de az değildi.In her moral conceptions she was a "rigorist", but not in the least of the sermon-preaching type.
Dinkalılar dualarını önce Yüce Varlık Nhialic'e hitaben daha sonra diğer tanrılar için yapar. [1]The Dinka address their prayers first to the Supreme Being Nhialic then invoke other deities.[6]
Hitabetiyle tanınırdı.He became known for his oratory.
Bu makale yalnızca hatip Aniphon'un biyografisini ve hitabet çalışmalarını tartışmaktadır.This article only discusses Antiphon the Orator's biography and oratorical works.
Genç erkekler için mevcut olan iki hitabet çalışması alanı vardı.There were two fields of oratory study that were available for young men.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Dieser sagte zu ihm eines Tages: 'bei Gott, möge von dir nichts (an Wissen) kommen'.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.Sie hält in ihrer rechten Hand einen Äbtissinenstab; die Attribute in ihrer linken Hand sind verschollen.
Ve kadı efendi bu kardeşlere hitaben "Ulan ne hışırmışsnızı be!" der.Mit ihm rufen auch wir der Gottesgebärerin zu: ‚Freue dich, Gnadenvolle!
Edebiyatta ve özellikle hitabet sanatında bu söz sanatına sıklıkla başvurulur.In der Literatur, besonders im Märchen, haben Wünsche oft magischen Charakter.
"Allah'ın emirleri akıllı olana hitabendir".Ceci est un ordre obligatoire de la part de Dieu, car Dieu est, certes, Omniscient et Sage.
Roma'da hukuk ve hitabet konusunda belli bir üne kavuştuktan sonra, askerlik kariyerine başladı.Après s'être fait une réputation à Rome comme juriste et orateur, il entame une carrière militaire.
Çocuğun elinde Kral'a hitaben bir mektup bulunmaktaydı.Il reçoit à nouveau une lettre bienvaillante du roi.
06 Ekim 2008 < Hitabesi3 juin 2008. < couleurs
Eğitim ise dil ve hitabet üzerineydi.Ils ne l'emportaient sur nous que par la phrase et l'habileté.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Alá dice: Reconocen la gracia de Alá, sin embargo, ellos la niegan.
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.Carece de pergamino y muestra la palma de la mano izquierda.
06 Ekim 2008 < Hitabesi7 de julio de 2008 < Kirsten
Hitabet yeteneği, onu İspanya Komünist Partisi’nin önemli temsilcilerinden biri haline getirdi.La sua abilità oratoria la rese una dei principali rappresentanti del PCE.
Amcasına hitaben bir mektup gönderdi.Он отправил письмо, адресованное своему дяде.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Он ответил: «Аллах даровал мне благополучие и исцелил меня, и я не хочу обращать его в зло для людей».
Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir.По-французски фраза звучит так: «Nous sommes tous sortis du Manteau de Gogol».
Hitabet yeteneği, onu İspanya Komünist Partisi’nin önemli temsilcilerinden biri haline getirdi.Став известным деятелем рабочего движения, принял участие в основании Испанской коммунистической партии.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.وقال رسول الله : (إن أشكر الناس لله -عز وجل- أشكرهم للناس) .
Hitabet yeteneğinden ötürü “Peygamberlerin Hatibi” olarak anılmıştır.يلقب بـ "قاتل السحرة" بسبب مهاراته العالية.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Eu respondi: Eu jamais reneguei a Deus e jamais virei a fazê-lo, que Deus me livre disso.
Öyle ki Dostoyevski hikâyeye hitaben “Hepimiz Gogol’ün Palto’sundan çıktık.” diyecektir.Como disse Dostoiévski: "Todos nós saímos de O Capote de Gógol".
Bu bölümlerden bir kısmı, Selçuklu Veziri Süleyman Pervane'ye hitaben kaleme alınmıştır.Volgens Meerman neemt dit zijbeekje de Oehl op!
Heykel, sağ elinde bir meşale, sol elinde ise bir hitabe tutar.Zij leunt met haar rechterarm op een zuil, wat staat voor standvastigheid.
Aişe, "Yalnızca Allah'a şükretmek için ayağa kalkarım; (Muhammed'e hitaben) sana değil," dedi.Met Gods hulp, en die heb ik God zij dank, komen ze van mij niets te weten."