Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.كرهت إحساسهم بأن هناك من سيتسلى به.
Acı hissini azaltır.والهدف منها تخفيف الألم.
Fakat yine de kesintiye uğrar ve bölünmüşlük hissi verir.تجنب المقاطعة وتشتيت الانتباه.
Bazen ateş hissiyle birlikte iğnelenme de görülür.غالبا ما يوصف الألم بشعور الحرق يرافقه احمرار.
Diğer bir deyişle, bir kişinin uykuya dalarken veya uyanırken hareket edememesi veya konuşamaması hissidir.بعبارة أخرى هو الإحساس بعدم القدرة على الحركة أو الحديث حال الاستيقاظ من النوم أو الخلود اليه.
Planlanan şeyin merhameti, acı hissi, korkusu yoktur.الشجاعة هي اتقان الخوف وليس غياب الخوف .
Yalıtılmışlık hissi yaratmak için bunun önemli olduğunu düşündük."Nos parecia importante criar um sentimento de isolamento. "
Onların ruh halinde özgür ve birleştikleri hissini verdiklerini söylediler.Eles cantam que isso faz senti-los livres e unidos no espírito.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Na fenomenologia, estudam-se os fenômenos.
Koyu renkleri ve ağır fırça darbeleri bir tehdit hissi uyandırır.A paleta escura e as fortes pinceladas transmitem uma sensação de perigo e ameaça.
Hissiyatlarına tesir ettim ki beni beğendiler.Odiava a sensibilidade que pensei que alguém iria gostar.
Bu efekt izleyiciye bir heykelin etrafında dolaşıyormuş hissini verir.Dão ao visitante a sensação de estar a voar.
Tokluk hissi verir.Cria emoção.
Bir söz yazarı olarak her daim o hissin peşinden koşarsınız".Mas quando o pianista atinge uma nota, é sempre o mesmo."
Acı hissini azaltır.Se afasta da dor.
"Biraz altıncı hissi olan herhangi birisi onu hissedebilir.Buitenzintuiglijke waarnemingen zou iemand doen met zijn of haar zesde zintuig.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Hierin verschoof zijn denken weg van de fenomenologische analyse.
Tüfeklerin vuruş hissiyatı daha gerçekçidir.Het opperarmbeen is robuuster.
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Hij draagt een getand zwaard gecombineerd met twee speren.
Mahalle, barındırdığı Arap ve Romalı unsurlar nedeniyle geçmişte yolculuk hissi uyandırır.Het gebied wordt in het zuiden begrensd door de oude Gallische en Romeinse weg de Vecquée.
Hissiyatıma kapılabilirim.Ik mag de tering krijgen.
Rahatlama hissi yoğunluğun en çok olduğu yerde en çarpıcıdır .’Maar ja, gevoelsmatig past die lichaamshouding nu eenmaal het beste bij mij."
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Zamiennie używa się pojęć pseudoodwrotności, pseudoinwersji.
NH3 + H2O → NH4+ + OH− Bazlar ele kayganlık hissi verir.NH3 + H2O ⇌ NH+4 + OH− − woda zachowuje się jak kwas.
Bazen ateş hissiyle birlikte iğnelenme de görülür.Chociaż od czasu do czasu ciągle przydarza jej się zapłonąć gniewem.
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Bardzo dobrze walczy wręcz, ale na ogół posługuje się dwoma krótkimi mieczami.
Genellikle bu tür kullanımdaki amaç gıdaya doğal bir "acı" hissi vermektir.Zwykle ten „głos” nakazuje wykonanie czegoś niezgodnego z naturą chorego.
Salonda bir tahıl tarlası hissi yaratılmak istenmektedir.Na Woli powstaje Ogród Sprawiedliwych.
Tokluk hissi verir.Han skulle visa känslor.
Bu konumlama sayesinde resimdeki uzaklık ve derinlik hissi artırılmıştır.Detta patent förbättrade djupet och upplösningen på bilden.
Bu dünyadaki asıl veba, hissizleşmektir.Det öppna såret Det är demokratin, dumbom!
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Han har två korta svärd och ett stort svärd.
"Biraz altıncı hissi olan herhangi birisi onu hissedebilir.Адже хтось може докопатися до шостого коліна, а комусь зробити це буде важко.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.У віршах звертався до історико-патріотичної тематики, фольклористичних мотивів.
Acı hissini azaltır.Тут він відчув, що біль трохи послаблюється.
Aynı zamanda kabuslardan alışık olduğumuz bir baş dönmesi ve çarpık görme hissine kapılmamıza yol açar.Важко уявити, якою сумішшю заздрості і презирства на нас будуть дивитися нові покоління.
Ayrıca çok iyi bir denge hissi bulunuyor ve 2 kılıç kullanıyor.Також добре володіє техніками бою одним і двома мечами.
Bu kare hızları hareket hissi için yeterliydi, fakat kesintili hareket olarak algılanırdı.Цих частот передачі кадрів було досить для відчуття руху, але як плавний рух зображення не сприймалося.
Bu hissizlik zamanla vücuda yayılır.Ця неоднорідність зростає з часом.
Endorfinler genellikle beyinde ve sinir uçlarında görülür ve ağrı hissini azaltırlar.Endorfiny jsou pravidelně uvolňovány v mozku a nervech, aby mírnily bolest.
Kandaki glikoz oranı sınırların altına düştüğünde açlık hissi oluşur.Hlad vzniká, když hladina glukózy v krvi poklesne pod určitou hranici.
Alcina bir perişanlık hissi ile bir arya söyler ve unutulmayı arzu ettiğini belirtir.Alcina zpívá smutnou árii ve kterém touží po zapomnění.
Yanma hissi maruz kaldıktan itibaren birkaç saat sürebilir.Toto pálení může trvat i několik hodin po požití.
Konforlu bir sürüş hissi verir.Vůz vyniká skvělým komfortem a jízdními vlastnostmi.
Dolayısıyla Doğu peripatetizminin qnoseologiyasında idrakın hissi aşaması çok büyük önem taşıyordu.Jeho plány na jihoamerickou expedici mu však neustále něco hatilo.
TOT fenomenleri, FOK (bilme hissi) olaylarından ayrılmalıdır.Lidské vědění je odvozeno od smyslového vnímání (sensualismus).
Hissizlik veya karıncalanma elektrik kaynaklı yanıklardan sonra uzunca bir süre devam edebilir.Amorțeala sau senzația de înțepătură pot persista timp îndelungat după leziunile produse de electricitate.
Resim, açısı dolayısıyla izleyiciye biraz yukarıdan bakıyormuş hissi verir.Redacția răspunde: - Pentru că ne privește de sus.
Açlık hissi verir.Simbolizează Foametea.
Abarognosis (Yunanca; "a" yok, "baros" ağırlık, "gnosis" bilgi.), ağırlık hissi bilgisinin kaybolmasıdır.Din greaca a = absență, baros = greutate, gnōsis = cunoaștere
Acı hissini azaltır.A fájdalomérzetet ezáltal csökkenti.
Çoğu insan kendi cinsel yöneliminde çok az tercih hissi deneyimler ya da hiç deneyimlemez.Mások alig vagy egyáltalán nem tapasztalnak szexuális izgalmat.
Ölümsüzlük hissi Hitler'in başka bir saplantısıdır.A végzetes etnocentrizmus példája a hitleri fajelmélet.
Üzücü olmasına karşın bir teselli hissi de uyandırır.Surullinen tarina on kuitenkin samalla lohdullinen.
Dışarı vurma hissi de vardı içimde.Ampua voi myös sisällä.
Kafa Karışıklığı insanlarda oluşan karmaşıklık hissi veren bir duygudur.Järjen käyttö on se, mikä tekee ihmisistä ihmisiä.
Bir şov hissi ile dramatik ve duygusal müziğe bayılırım.Λατρεύω τη δραματική και συναισθηματική μουσική με συναίσθημα επίδειξης.
NH3 + H2O → NH4+ + OH− Bazlar ele kayganlık hissi verir.2 NH4Cl + CaO → 2 NH3 + CaCl2 + H2O (III) Το CaO δημιουργεί ένα ισχυρό βασικό διάλυμα.
Planlanan şeyin merhameti, acı hissi, korkusu yoktur.Den har ingen medlidenhed, ingen dårlig samvittighed, ingen frygt.
Pek çok büyük pencere geniş ve ferah bir ortam hissi vermektedir.De mange store vinduer giver et rummeligt indtryk.