Ana içeriğe geç
Sözlük

hissi ile cümle

hissi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.ويمكنها ان تستخدم هذه الحاسة لكي توجه نفسها عبر ملاين من الاميال في المحيطات المفتوحة
Ve bu hissi kullanarak açık denizlerde yollarını buluyorlar.広大な海を旅する事ができるんです 手もつけてあげましょう
Ve bu iki yonlu bir resim. Ben bircok eslestirmeler yapiyorum bu yerlerin olceklerinin hissini vermek icin.Il s'agit ici d'un diptyque, j'en fais beaucoup afin de donner une idée des dimensions de ces endroits.
Ve bu iki yonlu bir resim. Ben bircok eslestirmeler yapiyorum bu yerlerin olceklerinin hissini vermek icin.Isto é um díptico, faço-os muitas vezes para tentar obter uma ideia da dimensão destes locais
Ve bu iki yonlu bir resim. Ben bircok eslestirmeler yapiyorum bu yerlerin olceklerinin hissini vermek icin.Tutaj mamy dyptyk - często paruję zdjęcia, by uzyskać wrażenie skali towarzyszącej tym miejscom.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Công khai vấn đề lớn kia, để có được nhiều hơn những phản ứng cảm giác.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.De vrijgekomen ruimte kunnen we gebruiken om meer gevoelsfeedback uit te testen.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.E possiamo estendere la ricerca per includere altri tipi di sensori.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.그러면 감각 피드백을 전달하는 전극을 많이 달 수 있겠지요.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Nous pouvons libérer de la place pour avoir plus de retour de sensation.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Podemos tener el espacio abierto para ensayar más reacciones sensoriales.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Problem z zagęszczeniem może powrócić przy odbiorze większej ilości bodźców z zewnątrz.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Și atunci putem păstra mai mult spațiu fizic pentru a obține mai mult feedback senzorial.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Und wir haben den Platz frei um mehr Gefühlsrückmeldung zu bekommen.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Μπορούμε να έχουμε το σημείο ανοιχτό για να δοκιμάσουμε περισσότερες πληροφορίες για την αίσθηση.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Мы получим больше места, чтобы попробовать возродить больше ощущений.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.Така можем да освободим място, където да се опитаме да възстановим усета в по-голяма степен.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.ויהיה לנו שטח פתוח כדי לנסות ולהשיג יותר תחושה חוזרת.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.ونوفر مساحاتِ أكثر لتجربة المزيد من أحاسيس اللمس.
Ve daha fazla dokunma hissi oluşturabilmek için yeterli alana sahip olabiliriz.皮膚につけるものを減らすとか とにかく良い義手を作りたい
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.A řekla: "Hned po tomhle rozhodnutí, se ve mně rozlil nepopsatelný pocit klidu. A řekla:
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.E mi disse "Ho preso la decisione, e subito dopo mi ha riempito un incredibile senso di pace.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Ik nam die beslissing, en onmiddellijk kwam een ongelooflijk gevoel van rust over mij.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Jag fattade beslutet och när jag gjort det, kände jag en rogivande känsla.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu."결정을 내렸는데 그렇게 결심하자마자 믿기지 않는 평온한 느낌이 내 몸을 감싸더라.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu."Meghoztam a döntést, és abban a pillanatban hihetetlen nyugalom vett erőt rajtam.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Podjęłam decyzję i w tym samym momencie poczułam to niesamowite uczucie spokoju w sobie.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu."Rozhodla som sa a v tom momente mi spadol kameň zo srdca.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Ș imediat după ce am luat acea decizie, m-a cuprins un sentiment incredibil de liniște.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu."Tomé esa decisión, y al instante, sentí que me llenaba de una increíble sensación de paz.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Und sie sagte: "Ich traf diese Entscheidung und sofort überkam mich dieses unglaubliche Gefühl innerer Ruhe.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Và cô ấy kể, "Em đã quyết định, và ngay lúc đó, em thấy một sự thanh thản tuyệt vời.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Και μου λέει, "Πήρα την απόφαση και με το που την πήρα την ίδια κιόλας στιγμή μου έφυγε ένα βάρος.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.І як тільки-но я прийняла це рішення, мене огорнув неймовірний спокій.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.Она продолжала: Как только я приняла его, меня охватило невероятное спокойствие.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.והיא אמרה, "קיבלתי את ההחלטה הזו, ומיד כשהחלטתי אותה, התפשטה בי תחושת שלווה עצומה.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.وتكمل حديثها: " أخذت القرار، و حالما أخذته شعرت بأحساس لا يصدق من السلام خيم علي.
Ve dedi ki, "Bu kararı verdim ve verdiğim gibi bu inanılmaz huzur hissi içime doldu.その決断をするとすぐに 楽な気持ちになりました 家に帰ろうと 両親に言おうとしたとき
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.A celkové pojetí vytváří pocit dokonalého poměru.
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.C'est une notion de respecter les proportions parfaites.
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.En de notie voor het scheppen van perfecte verhoudingen
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.Sworzono idealne proporcje.
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.За принципом створення ідеальних пропорцій.
Ve elbette mükemmel orana hissi yaratma fikrine göre.По принципу создания идеальных пропорций.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.A naozaj, bola to práve krása, čo dávala ľuďom pocit bezpečia.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.E, de facto, era a beleza que estava a dar às pessoas este sentimento de estarem protegidas.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.E, infatti, era la bellezza che stava dando alle persone questa sensazione di protezione.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.És valóban, a szépség volt az, ami megadta az embereknek a védettség érzését.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Et en effet, c'est la beauté qui a donné aux gens ce sentiment d'être protégés.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Inderdaad, schoonheid gaf die mensen een veilig gevoel.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Într-adevăr, frumusețea dădea oamenilor sentimentul că sunt protejați.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Istotnie, piękno dawało ludziom poczucie bezpieczeństwa.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.아름다움이 사람들에게 가져다준 것은 보호받고 있다는 느낌이었습니다.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Und in der Tat, es war Schönheit, die den Menschen das Gefühl gab, beschützt zu werden.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Và thật vậy, vì vẻ đẹp đã mang lại cho người dân một cảm giác như được bảo vệ.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Y, de hecho, era la belleza lo que le daba a la gente este sentimiento de protección.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.Και όντως, ήταν η ομορφιά που έδινε στον κόσμο την αίσθηση της προστασίας.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.И действительно, именно красота давала людям это чувство защищённости.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.І справді - саме краса дарувала людям відчуття безпеки.
Ve gerçekten de güzellik, insanlara korundukları hissini veriyordu.ובאמת, היופי הוא מה שנתן לאנשים את ההרגשה שהם מוגנים.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod