Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doga bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermis ki hissetmemeleri lazim.אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה ?בכדי שהם לא יוכלו להרגיש
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Al final, na naturaleza les dió una fuente de sentimientos, ¿Para que no sientan nada?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Dopotutto la Natura ha dotato questi meravigliosi animali delle fonti del sentimento perché non sentano?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Konec koncev, ali je narava dala tem čudovitim živalim izvire čustev, zato da naj ne bi čutile?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Proč by jinak příroda obdařila tyto nádherné tvory smysly? Proto, aby necítili?
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Setelah semua, telah dianugerahi alam ini hewan indah dengan udara baik-mata sentimen
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...Εν τέλει, προίκισε η φύση αυτά τα υπέροχα ζώα με πηγές συναισθημάτων ώστε να μη νιώθουν;
Nihayetinde, doğa bu mükemmel hayvanlara öyle bir hissiyat vermiş ki hissetmemeleri lazım...אחרי הכל, האם הטבע העניק לחיות הנפלאות הללו מעיינות בלתי נדלים של חישה בכדי שהם לא יוכלו להרגיש?
'O benim başıma geliyor' hissi güçlü olduğunda, acı daha yüksek sesli olur.Cuando la sensación 'Me está sucediendo a mi' es fuerte, el dolor se hace mas fuerte incluso.
'O benim başıma geliyor' hissi güçlü olduğunda, acı daha yüksek sesli olur.Если сильно ощущение: "Это происходит со мной", боль становится кричащей. Понимаете?
O, bütün değişken kişiliklerin altındaki ortak paydadır. 'Ben-im / Ben varım,' hissi.C'est le dénominateur commun derrière toutes ces identités changeantes... ce sentiment d'être "je suis"...
O Çok dik duruyor. Uzatılmış kolları ise ona güvenmek, ona verilen hakmış hissini veriyor.Stoi prosto, z wyciągniętą ręką, wzbudzając nasze zaufanie i pewność, że dobrze wykona powierzone mu zadanie.
O hissi.Cảm giác đó...
O hissi.Ce sentiment.
O hissi.Dat gevoel
O hissi.Den känslan.
O hissi.Perasaan itu.
O hissi.Quella sensazione.
O hissi.Ten pocit.
O hissi.Това чувство.
O hissi.Это чувство.
Okul 3. sınıfta bitti. Bundan dolayı devlet okuluna girdim ve bu bana Gulag'a gönderilmişim hissi verdi.Trường học ngừng khi tôi học lớp 3 và tôi theo học hệ thống trừơng công cảm thấy như mình đã bị gửi đến Gulag.
olan aile hissini seviyorum.che ho con il mio studio.
olan aile hissini seviyorum.das ich mit meinem Atelier habe.
olan aile hissini seviyorum.que tiene mi estudio.
olan aile hissini seviyorum.qui se trouve dans mon atelier.
olan aile hissini seviyorum.yang saya miliki dengan studio saya.
olan aile hissini seviyorum.που έχω στο στούντιό μου.
olan aile hissini seviyorum.שיש לי עם הסטודיו שלי.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ahora, midieron otra variable. Querían capturar una variable más, que era el sentido de eficacia del paciente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Chcieli uchwycić inna zmienną, która było poczucie celu.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Egy változót akartak megfigyelni, ami a páciensek hatékonyság érzése.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Họ muốn nắm bắt được một biến số khác, đó là cảm nhận của bệnh nhân về mức độ hiệu quả.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.그들이 알고 싶었던 또 다른 변수는, 치료효과에 대해 환자들이 느끼는 감정이었습니다.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Pak začali měřit další proměnnou. Chtěli zachytit další parametr, což byl pacientův efekt ovlivnění.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Volevano documentarne una che consisteva nel senso di determinazione del paziente.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ze wilden het gevoel van de patiënten voor hun eigen kunnen testen.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Ήθελαν να πιάσουν μία ακόμη παράμετρο, που ήταν η αίσθηση αποτελεσματικότητας των ασθενών.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.Они хотели зафиксировать еще одно значение, которое было оценено пациентами.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.הם רצו לבחון משתנה נוסף, והוא תחושת החולים לגבי יכולתם.
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.ارادوا الاستناد الى مُعطى آخر وكان حس الفرد - المريض - بالفاعلية
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.もう1つの手段として使う事を試みました。 患者が歯磨きとフロスができると確信する
Ölçmek istedikleri bu değişken hastaların yararlılık hissiyatlarını ölçmek istemişler.佢哋想要研究嘅變量就係 病人自認為嘅能動性。
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.A já jsem jim chtěla dát únik.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Chcela som im ponúknuť únik.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Dan saya ingin memberi tempat pelarian.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.En ik wilde ze een uitweg bieden.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Én pedig menekülési lehetőséget akartam adni nekik.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.E quis dar-lhes uma escapatória.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Et je voulais leur procurer une évasion.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.E volevo dare loro una via d'uscita.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.I chciałam umożliwić im ucieczkę.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.그래서 저는 그들을 탈출 시켜 주고 싶었습니다
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Şi voiam să le ofer o evadare.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Und ich wollte ihnen eine Fluchtmöglichket bieten.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Và tôi muốn giải thoát cho họ
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Y yo quería darles una vía de escape.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.Ήθελα να τους δώσω μια διέξοδο.
Onlara kaşış hissini yaşayabilecekleri bir ortam yarattım.И аз исках да им дам възможност за бягство.