Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.ちょっとバカらしい位に とても単純な線描を選びました
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.Aku merasa tak nyaman di sini, lagian aku juga merasa kesepian.
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.Czułam się tutaj nieswojo <br />i samotnie.
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.Nu ma simt confortabil aici<br/> de asemenea m-am simtit singura..
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.Δεν ένιωθα άνετα εδώ και επίσης ένιωθα μοναξιά.
Burada rahat değildim ve kendimi yanlız hissettim.Мне было неудобно здесь и я чувствовала себя одинокой
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Czułam to, odkąd znalazłam się w tym kraju.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Jag kände det när jag kom hit.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Jeg mærkede det, da jeg kom hertil.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.L'ho sentita, quando sono giunta in questo Paese.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Lo noté cuando entré en este país.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Senti-o assim que cheguei a este país.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Tunsin sen tullessani tänne.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Αυτό ήταν ίσως η Φιλοσοφική Λίθος που είχε εξαπλωθεί σε όλη τη χώρα.
Bu ülkeye girdiğimde bunu hissettim.Наверное, это был Философский Камень, который простирался по всей земле.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Cítila jsem se úplně bezmocná.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Cítila som sa celkom bezmocne.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Czułam się całkiem bezsilna.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Donc, je me sentais totalement impuissante.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Eu sentia-me completamente impotente.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Ich fühlte mich vollkommen machtlos.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Így hát teljesen elgyengültem.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Ik werkte en werkte en werkte, en ik had geluk.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Jadi saya merasa sungguh tidak berdaya.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.저는 완전히 기운을 잃었어요. 그래도 정말, 정말 열심히 공부했죠.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Mă simţeam neajutorată.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Me sentía totalmente impotente.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Mi sentivo completamente impotente.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Tôi cảm thấy hoàn toàn vô dụng.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Tuntui täysin voimattomalta.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.V celoti sem se tako počutila.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Ένιωθα εντελώς αδύναμη.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Чувствах се много безпомощна.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Я почувалась абсолютно безсилою.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.Я чувствовала себя полностью бессильной, но работала не покладая рук.
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.לכן חשתי לחלוטין כחסרת כוח. אני השקעתי עוד ועוד,
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.لذا فقد شعرت أنني ضعيفة بالكاملة، وعملت وعملت وعملت
Bu yüzden kendimi tamamen güçsüz hissettim.努力しては幸運を掴み さらに努力するというのを繰り返し
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Biztos voltam benne, hogy meg tudom csinálni azt az úszást.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Byłem pewien że rzeczywiście potrafię przepłynąć tą trasę.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Ich war überzeugt davon, das Schwimmen tatsächlich durchführen zu können.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Ik voelde dat ik dit daadwerkelijk kon volbrengen.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.J'étais sûr que je pouvais effectivement faire cette course.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.이 수영을 정말로 해 낼 수 있겠다는 자신감이 들었어요.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.M-am simţit încrezător că pot într-adevăr să realizez acest înotat.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Mi sentivo sicuro di riuscire davvero a fare questa nuotata.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Sentí la confianza de que realmente podría realizar este nado.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Tôi cảm thấy tự tin rằng mình có thể làm được điều đó.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Veril som si, že vlastne toto plávanie zvládnem.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Чувствах се уверен, че наистина бих могъл да се справя с това плуване.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.Я чувствовал в себе уверенность в том, что смогу проплыть.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.חשתי ביטחון שאני אכן יכול למעשה לבצע את השחיה.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.شعرت بالثقة اني استطيع بالفعل القيام بالسباحة.
Bu yüzüşü yapabileceğimden emin olduğumu hissettim.自信がありました 私はチームメンバー5人と共に
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.Até eu tive trabalho ou ideias vindas de uma fonte que eu, honestamente, não consigo identificar.
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.Även jag har fått idéer från någon källa- -som jag inte kan identifiera.
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.Dokonce i mnou prošla práce či nápad ze zdroje, který upřímně nedovedu určit.
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.저 같은 사람도 도대체 어디서 나왔는지 알 수 없는작품과 좋은 아이디어를 내놓는 적이 있지요.
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.Mnie także zdarzały się pomysły ze źródła, którego naprawdę nie potrafię zidentyfikować.
Çalışmalarımın ve fikirlerimin tanımlayamadığım bir kaynaktan geldiğini ben bile hissettim.Pana si eu am avut proiecte sau idei care mi-au venit de la o sursa pe care sincer nu stiu sa o identific.