Ana içeriğe geç
Sözlük

hissettim ile cümle

hissettim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Lisäksi hän tunsi melko sisältöä.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Neben fühlte er sich relativ zufrieden.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Okrem cítil relatívne obsah.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Oltre si sentiva relativamente contenuto.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Pe lângă el a simţit relativ de conţinut.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Poleg tega se je počutil relativno vsebino.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Poza tym czuł się względnie treści.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Selain dia merasa cukup puas.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Ud over at han følte sig relativt indhold.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Εκτός από ένιωθε σχετικά περιεχόμενο.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Крім того, він відчував себе відносно змісту.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Кроме того, он чувствовал себя относительно содержания.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.Освен това се чувства относително съдържание.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.חוץ מזה הוא הרגיש תוכן יחסית.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.بالاضافة الى انه شعر المحتوى نسبيا.
Bunun yanı sıra o nispeten içerik hissettim.確かに、彼は彼の全身の痛みがあったが、それは彼らがいたことを彼に見えた
Bunu önemsizleştirmem gerektiğini hissettim.Aber ich dachte ich sollte ihn zu verniedlichen.
Bunu önemsizleştirmem gerektiğini hissettim.Ale poczułem, by to zbagatelizować.
Bunu önemsizleştirmem gerektiğini hissettim.Cítil jsem ale, že to trochu bagatelizuju.
Bunu önemsizleştirmem gerektiğini hissettim.Πρόσεξα μήπως το ευτελίσω.
Bunu önemsizleştirmem gerektiğini hissettim.Я чувствовал, что нужно упростить её.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.A cítila som sa z toho previnilo.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Cítila jsem se provinilá.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Czułam się winna.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Dan saya merasa bersalah tentang ini.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.És az igazat megvallva, bűntudatom volt emiatt.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Et je me sentais un peu coupable.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Eu sentia-me culpada por isto.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Ich fühlte mich deswegen etwas schuldig.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Jeg havde lidt dårlig samvittighed over det.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.그리고 그런 행동에 대해 죄책감을 가졌었습니다.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Ma mi sentii in colpa.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Me sentí un poco culpable.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Och jag kände mig lite skyldig på grund av detta.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Şi m-am simţit destul de vinovată de asta.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Tôi cảm thấy hơi tội lỗi về điều này.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Tunsin syyllisyyttä.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Και αισθάνθηκα λίγο ένοχη γι' αυτό.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Но меня преследовало чувство вины.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Чувствах се леко виновна за това.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.Я навіть відчувала якусь провину за це.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.חשתי מין אשמה בקשר לזה.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.وشعرت بنوع من الذنب حيال ذلك.
Bunu yaptığım için biraz suçluluk hissettim.本たちが自分を必要としているように思え
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.E sentivo che avrei dovuto andare a fare qualche lavoro con la terra io stesso.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Et j'ai senti que je devrais vraiment y aller et faire quelques travaux de terrassement moi-même.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Ik vond dat ik er eigenlijk heen moest om zelf wat 'land-art' te maken.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.그래서 직접 그곳에 가서 대지 예술을 해야 한다고 느꼈습니다.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Poczułem, że właściwie będę musiał pojechać tam i samemu wykonać parę robót.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Senti que tinha que lá ir e fazer uma terraplanagem.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Şi am simţit că ar trebui să mă duc acolo şi să fac nişte lucrări pe pământ eu însumi.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Úgy éreztem, hogy igazából oda kellene mennem és nekem is alkotni kellene valamit a földből.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Und ich dachte, Ich müsste wirklich hinausgehen und selbst einige Erdarbeiten verrichten.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Và tôi thấy rằng tôi thật sự có thể tự mình đến đó và dựng các công trình bằng đất.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Y sentí que realmente tendría que ir allá y realizar yo mismo algunos trabajos en tierra.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.И чувствах, че ще трябва наистина да отида там и сам да направя някои наземни творби.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.І я відчув, що, власне, повинен поїхати туди сам і трохи попрацювати на землі.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.Тогда я понял,что мне придется самому заняться земельными работами.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.והרגשתי שעלי לגשת למקום וליצור בעצמי.
Burada gidip yeryuzu calismalari yapmaliymisim gibi hissettim.وشعرت أنني يجب أن أذهب هناك في الواقع وتقديم بعض أعمال الحفر نفسي.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod