Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz.Също така не знаем как тези хора се чувстват относно реконструкцията и тяхната самоличност.
Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz.Також ми не знаємо, як в них відбувається самопізнання і самоідентифікація.
Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz.אנחנו גם לא יודעים איך הם מרגישים לגבי זיהוי וזהות.
Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz.ونحن أيضا لا نعرف كيف يشعرون حول التعرف و الهوية.
Ayrıca, tanınma ve kimlik konusunda da neler hissettiklerini bilmiyoruz.どう思っているかもわかりません 初めてこの手術をした バーナードとシルビィは
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.De skulle inte uppleva bältning på samma sätt som vi".
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Ei nu percep încătușarea ca noi."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Elas não vivem a experiência das amarras como nós a viveríamos."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Họ sẽ không cảm nhận sự khống chế theo cách giống như chúng ta."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Ils ne vivraient pas les contentions comme nous le ferions. "
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.'그들은 이런 물리적 구속을 우리들 처럼 느끼지 않거든.'
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Necítili by to omezení tak jako my. "
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Nem úgy élik meg a lekötözést, mint mi tennénk."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Nie odebraliby skrępowania w taki sam sposób jak my."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.No experimentan las sujeciones como lo haríamos nosotros."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Non vivono i mezzi di contenzione come li vivremmo noi".
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Sie erleben die Fixierung nicht so, wie wir es würden."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Ze ervaren de dwangbuis niet zoals jij en ik."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Δεν θα αντιλαμβάνονταν τον περιορισμό όπως εμείς."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Они воспринимают это по-другому".
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.Те нямат опит с ограниченията както ние имаме."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.הם לא חווים כמונו את הריסון."
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.إن تجربتهم للقيود تختلف عن تلك التي قد نمّر بها أنا و انت"
Bağlar onlara bizim hissettiklerimizi hissettirmez." dedi.その瞬間 私たちも教授と変わらないと
Bana sanki onların da bu deneyden geçmiş gibi hissettiklerini söylediler.A oni mi řekli, že se cítili přesně tak, jako účastníci tohoto experimentu.
Birbirimizi daha önce tanıyormuşuz gibi hissettik.우리가 정말 오랜동안 알아온 것처럼 느껴졌습니다.
Birbirimizi daha önce tanıyormuşuz gibi hissettik.הרגשנו כאילו הכרנו אחד את השני מאז ומתמיד.
Birbirimizi daha önce tanıyormuşuz gibi hissettik.شعرنا كما اننا نعرف بعضنا منذ الابد
Birbirimizi daha önce tanıyormuşuz gibi hissettik.我地觉得好似彼此之间永远了解咁。
Birbirimizi daha önce tanıyormuşuz gibi hissettik.私が彼女から学んだのは
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Abbiamo avuto molto successo, e abbiamo veramente sentito di cambiare il paradigma di risposta alle emergenze.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Avuseserăm multe succese, și simțeam că schimbăm paradigma intervențiilor în dezastre.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Kami menuai banyak kesuksesan, dan kami sangat merasakan bahwa kami mengubah paradigma tanggap bencana.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.우리는 많은 성공을 이루었고, 직접 재난 대응의 패러다임을 바꾸고 있다고 느꼈습니다.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Měli jsme mnoho úspěchů a opravdu jsme si mysleli, že měníme situaci.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Odnieśliśmy wiele sukcesów i uwierzyliśmy, że zmieniamy podejście do reagowania na katastrofy naturalne.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Tínhamos muito sucesso e sentimos verdadeiramente que estávamos a mudar o paradigma da resposta a catástrofes.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.We waren heel succesvol en het voelde alsof we het noodhulp-paradigma aan het veranderen waren.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Είχαμε πολλές επιτυχίες, και νιώθαμε ότι αλλάζαμε το πρότυπο στην αντιμετώπιση των καταστροφών.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Имахме много успехи, и наистина почувствахме като че ли променяме модела за реагиране на бедствия.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.І мали блискучий успіх. Ми відчували, що змінюємо цю систему.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.Мы много добились и действительно думали, что меняем парадигму спасательных работ.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.שנעזר ביוצאי-צבא. זכינו להצלחה רבה, ואכן חשנו שאנו משנים את כל התפיסה של מענה למצבי אסון.
Birçok başarı elde ettik ve kendimizi doğal afetlere müdahale modelini değiştiriyor gibi hissettik.災害対応のパラダイムを変えているかの ように感じていました しかし クレイの一件後 私たちは焦点を移し そして突然
Bir karmaşadan daha bahsedeceğim. Hissettiklerimiz, model ve gerçekliğimiz var.Vou-vos mostrar mais uma complicação. nós temos sentimento, modelo, realidade.
Bir mezuniyet törenini izliyor gibiydim. Kendimizi vekil ebeveynler gibi hissettik.Chúng tôi cảm giác như chúng tôi là cha mẹ đỡ đầu đang chứng kiến một buổi lễ tốt nghiệp vậy.
Bizim, yerlilerin, o kasabada nasıl yaşsadıklarını ve nasıl hissettiklerini.¿Cómo nosotros, pueblos indígenas, viven y sienten en esa aldea.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Abbiamo l'ossitocina che ci connette agli altri, ci fa sentire quello che sentono gli altri.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Ada oksitosin yang menghubungkan kita dengan orang lain, membuat kita merasakan apa yang mereka rasakan.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Chúng ta có oxytocin giúp chúng ta liên kết với mọi người, khiến chúng ta cảm thấy những gì họ cảm thấy.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.우리는 자신을 다른 사람들에게 연결시키는, 그들이 느끼는것을 우리가 느끼게 만드는 옥시토신을 가지고 있습니다
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Máme oxytocin, který nás s ostatními spojuje, díky němu se dokážeme vcítit do ostatních.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Máme oxytocín, ktorý nás prepája s ostatnými, spôsobuje, že cítime to, čo cítime.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Mamy oksytocynę, która łączy nas z innymi, sprawia, że czujemy to, co oni czują.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Meillä on oksitosiini, joka yhdistää meidät toisiin, ja antaa meille empatian tunteen.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Nous avons l'ocytocine qui nous relie aux autres, nous fait ressentir ce qu'ils ressentent.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Oxitocina ne leagă de ceilalți, ne face să simțim ce simt și ei.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Temos a oxitocina que nos liga aos outros, que nos faz sentir o que eles sentem.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Tenemos la oxitocina que nos conecta con los otros, que nos hace sentir lo que ellos sienten.
Bizleri diğer insanlara yakınlaştıran ve onların hissettiklerini bize hissettiren oksitosine sahibiz.Van oxytocinunk, mely összeköttetésbe hoz bennünket, érezzük azt, amit mások éreznek.