Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Cinsel kimlik, kişinin romantik ve cinsel çekim hissettiği kişilerle ilgili kendisini nasıl tanımladığıdır.الهوية الجنسية تشير إلى كيف ينظر الشخص لنفسه فيما يخص إلى من هو منجذب رومانسيا وجنسيا.
Asker arkadaşı Clay ise X'in neler hissettiğini göremeyecek kadar duyarsız bir adamdır.أيضاً كلاى أخو الجندى ؛ يكون رجل بلا مشاعر بالقدر الذي لن يجعله يرى مايشعر به X .
Ben de matematikte kendimi ölümsüz hissettim."نشأت متمرسة في الرياضيات."
Çünkü çocuklar, ben en çok sizin sevginizle öyle oluyorum ve beni en iyi hissettiren bu.فأحبه جميع أفراد الشعب حباً جماً وأنزلوه أحسن منزلة في نفوسهم.
Tüm söyleyebileceğim, onu gördüğüm, hissettiğim, kokladığım, tattığımdır.ثم قدم علينا قدمةً، فسمعته يحدث ببعض ما كنت سمعته، فخلط فيه، فاتقيته واعتزلته.
Bir an iç çeker gibi oldu; tam bir agnostik olsam da, o an ruhunun ayrıldığını hissettim.”ما تظنين نفسك قائلة؟' كنت أفكر به كشخص غريب، لكن في تلك اللحظة شعرت بالاشمئزاز.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.يقول البروفيسور جناس: لقد تنبأت أن الجزائر ستنحرف نحو المغامرة.
Aniden yaşlı hissettim.فجأة أحسست أني مسن.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Eu não acredito que eu sinto diferentemente de outras pessoas.
Bu sene Rodwell, Kameny'nin belirttiği kurallardan kendini kısıtlanmış hissettiğini hatırladı.Este ano, Rodwell lembrou-se de se sentir restringido pelas regras que Kameny havia estabelecido.
Pitchfork Media'dan Scott Plagenhoef, şarkıda Gaga'nın Madonna'ya dönüştüğünü hissetti.Scott Phagenhoef, da Pitchfork Media, sentiu que Gaga transformou-se em Madonna na canção.
Bu kişisel şeylerden kurtuluyorum ve bu iyi hissettiriyor. "Eu estou saindo das minhas coisas pessoais e me sentindo melhor."
The New York Times filmi "kızgın ve acı verici, ve acıyı gerçekten hissettirici" şeklinde tarif etti.O The New York Times descreveu o filme como "raiva e dor, e a dor se sente de verdade."
Spiriç, reformları Bosnalı Sırp nüfusun etkisini azaltmak olacağını hissettiğini söyledi.Špirić sentiu que as reformas reduziriam a influência da população sérvia da Bósnia.
Üstelik kendini daha üstün hissetti, çünkü ateşten yapılmıştı.Ela pegou fogo a si mesma porque tinha se tornado feia.
Bu kadar iyi hissettiren bir şeyden para kazandığıma inanamıyorum." dedi.Eu nunca acreditei que algo que me faz sentir tão bem mereça dinheiro."
Smythe'e göre, Anna "kandırılmış hissetti" çükü o "miras ona geçmeliydi.”De acordo com Dion C. Smythe, Ana "se sentiu traída" pois "deveria ter herdado".
Çocukla yaşadıkları etkileşimin sonucunda onunla aralarında hissettikleri bağ giderek güçlenir.Contraditoriamente seus sentimentos pelo rapaz voltaram com força.
O, bana kendimi bir kadın gibi hissettiriyor."“Eu me considero mais uma vítima.
Onun hakkında kendimi bölünmüş hissettim, acıdım.Sinto-me dividido sobre ele, pena por ele".
Asıl görüşlerini ve özenini ürüne yansıtan, böylelikle ürünü canlı hissettiren biri."Para colocar o seu pensamento real e seu cuidado em seu produto, pois ele parecerá vivo".
Bu sertlik içinde hissettiği güvensizliğin bir maskesi."A tenacidade é apenas uma máscara para a vulnerabilidade que ela sente por dentro".
"Bugüne kadar futbolda hissettiğim en iyi duyguydu.Estamos testemunhando o maior espetáculo que já vi no futebol“.
Şarkıyı, "iyi hissettiren" şarkı olarak tanımladılar.A canção foi intitulada "Feel It".
"Karsu'da kendimi Britney Spears gibi hissettim".«Selena Gomez se inspirará em Britney Spears».
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.A este respeito, sou apenas responsável por mim mesma.
Herkes ölümsüz olduğunu hissettiği alanda çalışmak ister.Seria o local onde habitariam imortais.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Jesus, como é belo, Jesus, como é lindo!
Daha sonra güreşçi, doğru zamanın geldiğini hissettiği zaman döneceğini söyledi.Will volta correndo quando percebe seu erro.
İşbâ dereceleri insanların sıcaklığı nasıl hissettiklerini göstermek için de kullanılmaktadır.Sensação de calor refere-se às maneiras como o ser humano sente a temperatura ambiente elevada.
Bu sadece o zaman neyi doğru bulup nasıl iyi hissettiğimle alakalı ve nedenini bilmiyorum.Você deve imaginar quem eu realmente sou, e o porquê que falo isso.
Kesinlikle öyle hissettirdi."E nós realmente sentimos isso...".
Garip görünmüyor ama nedense garip hissettiriyor.Nāo parece estranho mas por alguma razão sinte se estranho.
Tom çok yalnız hissetti.Tom se sentiu muito só.
Ben düştüğümde , kendimi aptal hissettim.Quando eu me apaixonei, me senti um idiota.
Ben düştüğüm zaman , kendimi aptal hissettimQuando eu me apaixonei, me senti um idiota.
Altı kilometre yürüdükten sonra, o yorgun kendini hissetti.Depois de ter caminhado seis quilômetros, ele se sentiu cansado.
Biz gelmişti hissettim.Ik voelde het aankomen.
Ve bu ismi Vampir Avcısı ile birleştirmek, şey gibi hissettirdi—bir B filmi gibi.Hierdoor wordt hij afgewezen voor een rol als vampier in een B-film.
Ordusunun yeterince kuvvetli olduğunu hissettiğinde 1756 yılında Prusya üzerine bir saldırı hazırladı.In 1756, toen ze haar leger sterk genoeg achtte, plande ze een inval in Pruisen.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Deze medewerkers zorgen ervoor dat het lichaam van de patiënt het orgaan zo goed mogelijk accepteert.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Ook andere mensen beginnen er voor hem hetzelfde uit te zien.
Müzik adına bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim, ama ne yapacaktım?Maar ik schreef een gigantische hoeveelheid muziek, maar ik wist niet echt wat ik ermee moest doen.
2010 yılından bu yana Rusya'da gücünü hissettirmeye başladı.Sinds 2010 wordt het Russisch Open hier gespeeld.
Çünkü önemli olan kişinin kendini nasıl ve hangi durumda daha iyi hissettiğidir.Het is belangrijker hoe de mens iets ervaart dan hoe het in werkelijkheid is.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Sterker nog, ze voelen nooit enige emotie.
Onun hakkında kendimi bölünmüş hissettim, acıdım.Deze had medelijden, en bekommerde zich erom.
İlerde Mülkiye'nin içerisinde kendini çok daha iyi hissettirecektir.Hij zou al snel een vooraanstaand man in zijn vakgebied worden.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Het gaat over de Paaskaars, symbool van Jezus Christus, de verrezen Heer.
Oyun farklı olmayı bizlere derinden hissettirmektedir.Het spel werd verschillend beoordeeld.
O an kendimi P. Diddy gibi hissettim.Het bleek Daniel P. Dukes te zijn.
Kendini kutsanmış hissettiriyor.Hij wordt vereerd als zalige.
Sahnede neler hissettiğini ve nasıl çalıştıklarını inceledik.Hier is te zien hoe de bouw van de instrumenten in zijn werk gaat en hoe ze worden gedecoreerd.
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Door deze gaten zien wij dat vuur, en dat is feitelijk hetgeen wij onze hemellichamen noemen.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Tom Poes constateert binnen dat het heer Bommel allemaal te veel is geworden.
Ben nasıl hissettiğini anlıyorum.Ik begrijp hoe je je voelt.
Tom kaçma arzusu hissetti.Tom voelde de drang om weg te lopen.
Tom, senin kendini nasıl hissettiğini anladığını söylüyor.Tom heeft gezegd dat hij begrijpt hoe jij je voelt.
Tom, kendini bir aptal gibi hissetti.Tom voelde zich als een domkop.
Onun nasıl hissettiğini biliyor musun?Weet je hoe dat voelt?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod