Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Éste es el mundo el que creo que puedo respirar.
Bütün bu pişmanlık ve acıyı hissettikten sonra Willow, dünyayı yok etmeye ve acıyı dindirmeye çalışır.Gracias a este sonido, Shivá crea y destruye el universo.
Kıdem olarak diğerlerinin üstünde olmasına rağmen bunu mesai arkadaşlarına pek hissettirmez.Aunque podría no parecerlo, tiene grandes dotes para su trabajo.
Şimdilik buradaki enerji iyi hissettiriyor.Hoy le tocó por fortuna a la energía eléctrica.
Kesinlikle öyle hissettirdi."Y todavía sigo sintiendo eso».
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.Me sentí responsable.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.«Miguel Indurain cree que "aquí todos corremos a ciegas"».
Biz gelmişti hissettim.Fuimos y nos sentamos.
İlk önce seni iyi hissettirirler, ama sonra üzgün.En un principio no se lo pueden dar, pero le dan pena y al final se los acaba dando.
Aniden midemde keskin bir ağrı hissettim.Improvvisamente sentii un dolore acuto allo stomaco.
Sanırım Tom senin hissettiğin aynı şekilde hissedebilir.Credo che Tom possa sentirsi nello stesso modo in cui ti senti tu.
Üzgün hissettim.Mi sentivo triste.
O, yanakları yanıyormuş gibi hissetti.Sentì come se le sue guance stessero prendendo fuoco.
Kendimi aniden kötü hissettiğim sırada, iki saattir çalışıyordum.Stavo lavorando da due ore quando improvvisamente mi sono sentito male.
İyi uyuduktan sonra kendimi çok daha iyi hissettim.Dopo aver dormito bene mi sento molto meglio.
Onun hakkında ne hissettiğimi Tom'a söylememeliydim.Non avrei dovuto dire a Tom quello che sento per lui.
Ve bu ismi Vampir Avcısı ile birleştirmek, şey gibi hissettirdi—bir B filmi gibi.Giustapporre questo alla Cacciatrice di Vampiri pareva una cosa da B movie.
Hiçbir zaman da duygularını hissettirmemiştir.Egli non fece mai mistero di questi suoi sentimenti.
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Voglio che le persone si sentano allo stesso modo.
Bu şiire eşlik eden melodi de ihtişamı ve zafer duygusunu hissettirir.Anche la melodia tradizionale che accompagna il poema trasmette un senso di grandezza e trionfo.
Çünkü çocuklar, ben en çok sizin sevginizle öyle oluyorum ve beni en iyi hissettiren bu.Sarò semplicemente me stessa, perché è quello che voi amate di più, ed è ciò che mi fa sentire meglio.
Kendimi rüyada gibi hissettim.Mi pareva di sognare.
Kendini kutsanmış hissettiriyor.Viene tradotta con carità.
Ancak ailesiyle çıktığı Kahire tatilinde, koşu yaptığı sırada göğsünde ağrılar hissetti.Mentre era in vacanza alle Bahamas con la famiglia,si ruppe il polso.
Şu anda hissettiklerim aynen bunlar.Ed era proprio come mi sentivo allora.
O an kendimi P. Diddy gibi hissettim.È per questo anche conosciuto come P. Lond.
Wilson filmin ''çok gerçekçi'' olduğunu hissetti.Jackson voleva che l'ambientazione del film fosse molto realistica.
Öfori veya coşku, kişinin hoşnutluk duyduğu ve kendisini iyi hissettiği bir ruhsal durumdur.In senso soggettivo la dignità è il sentimento e l'idea che ciascuno ha di sé.
Ailesi çok zengindir, lakin dostlarının arasında bunu hissettirmiyor.La sua famiglia non è ricca, ma fanno tutto il possibile per lei.
Kendimi diğer insanlardan farklı hissettiğime inanmıyorum.Non vedo nessuno diverso da me stessa.
Ben sadece İsa Meryem'i hissettim, aman tanrım korkunç bir acı.Deposizione di Gesù Cristo con Maria Vergine o Pietà, olio su tela.
Bu kadar iyi hissettiren bir şeyden para kazandığıma inanamıyorum." dedi.Non posso credere che qualcosa che suona così bene mi faccia guadagnare denaro anche a me".
O, sırtında bir ağrı hissetti.Он чувствовал боль в спине.
George trenin hareket etmeye başladığını hissetti.Джордж почувствовал, что поезд тронулся.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anlamıyor.Том не понимает, как чувствует себя Мэри.
Tom yan tarafında bir ağrı hissetti.Фома почувствовал боль в боку.
Ona yardım etmem gerektiğini hissettim.Я чувствовал, что должен ей помочь.
Sırtında ve bacaklarında şiddetli ağrı hissetti.Он чувствовал сильную боль в спине и ногах.
Gördüğümüz ve hissettiğimiz her şeyin yaratıcısı O'dur.Она страж всего созданного, всех мыслей».
The New York Times filmi "kızgın ve acı verici, ve acıyı gerçekten hissettirici" şeklinde tarif etti.The New York Times назвала картину «злой и болезненной, где боль кажется настоящей».
Ve diğer insanlara da aynı şeyleri hissettirmek istiyorum.Он убеждает других людей делать то же самое.
O yüzden biz de sorumlu hissettik kendimizi.В этом отношении я ответственна только перед самой собой.
Adetlerle birlikte hissedilen acı, diğer insanların hissettiği acılardan anlamayı sağlar.То есть твоя собственная боль помогает тебе понять боль других.
Biz gelmişti hissettim.Я думал, я чувствовал, я жил.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу чтобы мои фанаты увидели эти фото и сказали: «Я понимаю, что она чувствует».
Emma kendini sörf yapamam diye hissettiğinde ona sörf yapmayı öğretir.Когда он замечает, что Эмме грустно из-за её ужасного первого дня, он учит её, как заняться серфингом.
Selena çekildikten sonra Lopez "gerçekten Latin kökünü" hissetti ve demo olarak İspanyolca şarkı kaydetti.После съёмок в фильме, Лопес «почувствовала свои латинские корни» и записала демозапись на испанском языке.
Tıbbi önlemler, vücudu bireyin hissettiği cinsiyete olabildiğince uygun hale getirmeye çalışmaktadır.Брат и сестра пытаются сделать его жизнь там как можно более комфортабельной.
Her iki kitapta eşcinselliğin oldukça olumsuz şekilde gösterildiğini hissetti.«Идея писать вдвоём родилась совершенно спонтанно.
Müzik adına bir şeyler yapmam gerektiğini hissettim, ama ne yapacaktım?Я всегда знала, что хочу заниматься музыкой, и я знала, о чем хочу написать.
Dışarıdan gelenlere hiç yabancılık hissettirmezler.Не ощущаешь присутствия кого-то постороннего.
Michael Fader'ın anlattığına göre: Hepimiz bu boktan sıkıldığımızı hissettik.Майкл Фейдер вспоминал: «Мы все вдруг одновременно поняли, что с нас хватит.
Sonderkommando olmanın ne olduğunu gerçekten hissettiren bir film.Дополнительная особенность режима — наличие командных спецприёмов.
Tüm söyleyebileceğim, onu gördüğüm, hissettiğim, kokladığım, tattığımdır.Ведь пишет он о том, что увидел, прочувствовал, осознал, сделал.
Her öğrenci kendini hazır hissettiği zaman final sınavına girebilmektedir.В конце средней школы, каждый студент должен пройти официальные экзамены.
Kendimi rüyada gibi hissettim.Я искала тебя во сне...
Bu tuzak bizim ısı olarak hissettiğimiz şeydir.Второй способ, которым нам помогает поглощение, это как источник тепла для нас.
Açıklamasında ise “Yeni şeyler (müzik) üzerinde çalışıyor olmak iyi hissettiriyor.Все прекрасно поняли, «они работают над новым материалом…».
O an kendimi P. Diddy gibi hissettim.Вот что представлял собой А. Д. Протопопов как министр.
O, bana kendimi bir kadın gibi hissettiriyor."Я поймал себя на том, что думаю как женщина.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod