Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetti ile cümle

hissetti kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
5
ORT. KELİME
Nasıl hissettiğinizi anlıyorum.I understand how you felt.
Hepimiz nasıl hissettiğini biliyoruz.We all know how you feel.
Tom iyi hissetti.Tom felt good.
O, kalbinin daha hızlı attığını hissetti.She felt her heart beat faster.
Güneşin sıcaklığını teninde hissetti.She felt the warmth of the sun on her skin.
Cildi üzerinde güneşin sıcaklığını hissetti.He felt the warmth of the sun on his skin.
Senin, benim için bir şey hissettiğini biliyorum.I know that you feel something for me.
Eski arkadaşını kaybetmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?Do you know how it feels to lose an old friend?
Tom omzunda bir darbe hissetti.Tom felt a tap on his shoulder.
Ben bunun meydana geleceğini emin hissettim.I felt sure this would happen.
Dün gece kendimi yorgun hissettim.I felt tired last night.
Dün depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake yesterday?
Tom arkasında biri olduğunu hissetti ve onun kim olduğunu görmek için döndü.Tom sensed someone was behind him and turned to see who it was.
Bu kadar kötü hissettiğimden beri uzun zaman oldu.It's been a long time since I've felt this bad.
Tom bunu yapmanın önemli olduğunu hissetti.Tom felt it was important that you know this.
Tom tehlikeyi hissetti ve birdenbire endişelendi.Tom sensed danger and was suddenly worried.
Tom hakkında ne hissettiğini hepimiz biliyoruz.We all know how you feel about Tom.
Tom bu konuda kötü hissettiğini söyledi.Tom told me he felt bad about that.
Tom bana onun hakkında kötü hissettiğini söyledi.Tom told me he felt bad about that.
Tom biraz daha iyi hissettiğini söylüyor.Tom says he feels a little better.
Tom Mary'nin o şekilde hissettiğini bilmiyordu.Tom never knew Mary felt that way.
Tom Mary için üzgün hissettiğini söylüyor.Tom says he feels sorry for Mary.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hissetti.Tom sensed something was wrong.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini anladı.Tom understood how Mary felt.
Mary'nin ne hissettiğini Tom hiç bilmiyordu.Tom never knew how Mary felt.
Tom nasıl hissettiğimizi umursamıyor.Tom doesn't care how we feel.
Tom Mary'nin nasıl hissettiğini merak ediyordu.Tom wondered how Mary felt.
Tom oldukça tehdit edilmiş hissetti.Tom felt quite threatened.
Tom kendini son derece suçlu hissetti.Tom felt extremely guilty.
Tom kendini biraz gergin hissetti.Tom felt a little nervous.
Tom biraz aptalca hissetti.Tom felt a little stupid.
Tom biraz suçlu hissetti.Tom felt a little guilty.
Tom Mary'nin alnını hissetti.Tom felt Mary's forehead.
Tom çok uykulu hissetti.Tom felt very sleepy.
Tom sersem hissetti.Tom felt lightheaded.
Ne hissettiniz?What did you feel?
Tom çaresiz hissetti.Tom felt helpless.
Çok uykulu hissettim.I felt very sleepy.
Göğsünde keskin bir acı hissetti.She felt a sharp pain in the chest.
Hissettiğimi değiştiremem.I can't change what I feel.
Dün nasıl hissetti?How did he feel yesterday?
Kendimi çok yalnız hissettim.I felt very lonely.
Kocasının kötü hissettiğini gördüğünde Ana doktor çağırdı.Seeing that her husband was feeling bad, Ana called for the doctor.
Bu beni yaşlı hissettiriyor.This makes me feel old.
Onun hakkında nasıl hissettiğimi düşünüyorsun?How do you think I feel about it?
Tekrar yolda olmak iyi hissettiriyor.It feels good to be back on the road again.
Nasıl hissettiğini Tom'a söylemeliydin.You should've told Tom how you felt.
Bir erkek hissettiği kadar ve bir kadın göründüğü kadar yaşlıdır.A man is as old as he feels, and a woman as old as she looks.
Göğsümde belli bir anksiyete hissettim.I felt a certain anxiety in my chest.
Bacağımda bir ağrı hissettim.I experienced a pain in my leg.
Aniden köprüden nehre atlama dürtüsü hissettim.I suddenly felt the urge to jump off the bridge into the river.
Pilot bulutların üstünde sınırları olmayan bir özgürlük hissetti.Above the clouds, the pilot felt a freedom without boundaries.
Tom bir şeyin tam doğru olmadığını hissetti.Tom sensed that something was not quite right.
Tom çaresiz ve korkmuş hissetti.Tom felt helpless and frightened.
Ne kadar kötü hissettiğin önemli değil, vazgeçme.No matter how bad you feel, don't give up.
İlişkilerine ara verme ihtiyacı hissettiler.They needed space.
O ağrı hissetti.She felt the pain.
Tom bir şey söylemek istiyordu fakat söylemese daha iyi olacağını hissetti.Tom wanted to say something, but he felt that it would be better if he didn't.
Bu sana nasıl hissettirdi?How did it make you feel?
Hissettiğin şey bu mu?Is that what you feel?
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod