Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Я не відчуваю своїх губ, в мене замерзло обличчя.
Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.Я не чувствую губ; у меня замёрзло лицо;
Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.אני לא יכול להרגיש את שפתיי, פני קפואות;
Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.لم اكن اشعر بشفتي .. كان وجهي متجمد
Dudaklarımı hissetmiyorum; yüzüm donuk.手足の感覚もなくなっています
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.Itt látjuk:
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.미시건에서 누군가 끄적인 말입니다.
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz."Sinto que não me vou divertir se não formos os dois".
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.Vediamo: "Sento che non sarà divertente se non lo sarà per entrambi".
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.We zien: "Ik voel dat ik me niet ga vermaken als we het niet allebei doen."
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.Widzimy tu: "Czuję, że nie będę się dobrze bawić, jeśli nie będziemy razem".
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.Βλέπουμε εδώ "Νιώθω πως δεν θα διασκεδάσω καθόλου αν δεν είμαστε κ οι δυο".
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.ניתן לראות, "אני פשוט מרגיש שאני לא אהנה
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.نشاهد، " أشعر بأنني لن أستمتع
"Eğer ikimiz bir arada olmazsak eğlenecekmişim gibi hissetmiyorum" ifadesi görüyoruz.これはミシガン州の誰かによるものです
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.En tunne käsiäni, en tunne jalkojani.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Ik voel mijn handen en voeten niet.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Jag kan inte känna mina händer eller fötter.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.손에 감각도 없고; 발도 느껴지지 않습니다.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Não consigo sentir as minhas mãos; não consigo sentir os meus pés.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Necítim si ruky; necítim si nohy.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Nie czuję dłoni i stóp.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.No siento las manos; no siento los pies.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Tôi không cảm nhận được tay; không cảm nhận được chân.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Я не відчуваю рук і ніг.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.Я не чувствую ни рук, ни ног.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.אני לא יכול להרגיש את ידיי; אני לא יכול להרגיש את רגליי.
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.ولم اكن اشعر لا بقدمي ولا بيدي
Ellerimi hissetmiyorum; ayaklarımı hissetmiyorum.下から上がってきたところで とにかく水から出たいと思っていました
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Almeno un pò allevia quella sensazione di fame.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Au moins elle assouvit cette sensation de faim.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Cel putin nu o sa te mai simti flamand.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Ít nhất cũng không còn đói nữa.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Legalább már éhes nem vagy.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Přinejmenším už nemáš hlad.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Przynajmniej już nie czujesz głodu.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Wenigstens hast du jetzt keinen Hunger mehr.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.Τουλάχιστον δεν αισθάνεσαι πεινασμένος πια.
En azından artık kendimi aç hissetmiyorum.По крайней мере, ты больше не чувствуешь себя голодным.
Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum.Jag känner inte att detta Universum är hämndlystet,
Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum. Onun şifa verici (düzeltici) olduğunu düşünüyorum.No siento que este Universo sea vengativo, pienso que es correctivo.
Evet. Evet. Bu Evren'in kindar olduğunu hissetmiyorum.Se tarjoaa lukemattomia mahdollisuuksia jollakin tapaa... astua korkeammalle maaperälle.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Aku tidak bisa menenangkan hatiku jika Hae Ra selalu berada di dekatnya.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Ich fühle mich einfach unwohl, wenn Hae Ra immer in der Nähe ist.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Ik kan gewoon niet vertrekken met opgeluchte gevoelens wanneer Hae Ra altijd rond hem is.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Je ne peux pas partir l'esprit tranquille alors que Hae Ra est toujours autour de lui.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.När Hae Ra är runtomkring så kan jag inte känna mig lugn.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Po prostu nie mogę być spokojna, kiedy Hae Ra kręci się w pobliżu.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Proprio non riesco ad andarmene sentendomi tranquilla con Hae Ra sempre intorno.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Pur si simplu nu pot trai cu usurinta cand Hae Ra e tot timpul imprejur.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Απλώς δεν μπορώ να αισθάνομαι άνετα, όταν η Χε Ρα τριγυρνάει γύρω του.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.Я не могу оставить все как есть, когда Хе Ра все время крутится рядом.
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.أنا فقط لا أستطيع ان اتخلى عن مشاعري عندما تكون هاي را دائماً حوله
Hae Ra etrafında olduğunda hiçte rahat hissetmiyorum.明日も明後日も来ないと
Hazır hissetmiyorum."Albo joga."
Hazır hissetmiyorum."Ich bin nicht bereit."
Hazır hissetmiyorum."Ik ben niet klaar."
Hazır hissetmiyorum."Jag är inte redo."
Hazır hissetmiyorum."Je n'ai pas fait de yoga. Je ne suis pas prêt."
Hazır hissetmiyorum."Não estou preparado."