hissetmiş ile cümle
hissetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.La familia Bryce sabía que algo iba mal.
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.Rodzina podejrzewała, że coś jest nie tak.
Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.Byłem po prostu chory w tej dużej, długiej parówie.
Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.Ich bin einfach nur in diesem riesigen, langen Würstchen gesessen.
Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.Δεν ένιωθα καλά μέσα σε εκείνο το τεράστιο λουκάνικο.
Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.Мне было плохо в этой большой длинной сосиске.
Bunu anlayamamıştım. Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.Já to nechápal, byl jsem nešťastný v té velké divné věci.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Acesta este modul în care majoritatea ale clienţilor mei alte au simţit.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.C'est également ce que mes autres invités ont ressenti
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Das fühlen auch die meisten meiner anderen Gäste.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Dat is hoe de meeste van mijn andere gasten hebben gevoeld.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Det är otroligt. - Sådant är alltid otroligt.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Det er utroligt. - Sådanne ting er altid utroligt.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Hal-hal tersebut selalu luar biasa.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Így a legtöbb az én más vendégek is éreztem.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Je to neuveriteľné. - Takéto veci sú vždy úžasné.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Những thứ như vậy luôn luôn đáng kinh ngạc.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Queste cose sono sempre incredibili.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Takto se cítili i další moji hosté.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Tällaiset asiat ovat aina uskomaton.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.To je, kako najbolj od so moje druge goste čutil.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- To niesamowite. - Takie rzeczy są zawsze niesamowite.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Είναι απίστευτο. - Τέτοια πράγματα είναι πάντα απίστευτη.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.Ето как най- на другите ми гости са се чувствали.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Це неймовірно. - Такі речі завжди неймовірно.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.- Это невероятно. - Такие вещи всегда невероятно.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.-- إنه أمر لا يصدق. -- فمثل هذه الأمور لا يصدق دائما.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.死は、他人のためです。 ではない自分自身のため。
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ale poslouchejte, cítila jsem se mu zavázana, a vyrostla jsem -- pak jsem vyrostla.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ale słuchajcie, czuję się zobowiązana, i dorastałam -- aż dorosłam. Teraz jestem dorosłą kobietą.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.그러나 들어보세요, 저는 그에게 의무가 있다고 느꼈고, 저는 자라났죠. 저는 이제 다 자란 여성입니다.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Maar luister, ik voelde me aan hem verplicht, en toen groeide ik op... Ik ben nu volwassen.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Ma sentite, mi sentivo in obbligo con lui, e sono cresciuta...poi sono cresciuta. E ora sono una donna adulta.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Pero me sentía obligada hacia él y luego crecí. Ahora soy una mujer adulta.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Но аз се чувствах задължена към него, и растях -- после порастнах. И сега съм възрастна жена.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.Но, понимаете, я чувствовала себя в долгу перед ним, а потом, - потом я выросла.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.וקנה את הבית שבו גדלתי. כך שאינני אומללה בגלל הסיפור שלו. אבל תקשיבו, באמת הרגשתי שאני חייבת לו,
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.لكن اسمعوا, أشعر ملزمة له، وكبرت- ثم كبرت. وأنا امرأة كبيرة الآن.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.そして私は大きくなり 今では大人の女性です いくつかのことを学んできました
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Aan zijn assistent vroeg ik later: "Wat was er aan de hand? Waarom zette hij mij zo onder druk?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.A šiel som za zástupcom a opýtal som sa ho: "O čo ide? Odkiaľ pochádzajú tieto výčitky?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Dan saya pergi ke wakilnya dan bertanya, "Apa yang terjadi? Dari mana rasa bersalah ini datang?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.E fui ao seu assistente e perguntei-lhe, "O que se está a passar? De onde veio esta culpabilização?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.És megkérdeztem a helyettesét: "Mi folyik itt? Honnan jött ez a rámenősség?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.E sono andato dal suo assistente e gli ho chiesto, "Cosa succede? Da dove viene questo senso di colpa?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Ja menin hänen pomolleen ja kysyin: "Mitä täällä tapahtuu?" "Miksi minua syyllistetään näin?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.그래서 전 그의 부장에게 가서 물었습니다, "대체 무슨일입니까? 이 죄책감은 어디서 오는겁니까?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Og jeg henvendte mig til hans suppleant og spurgte ham, "Hvad sker her? Hvor stammer denne skyldfølelse fra?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Rồi tôi đến gặp ông phó trưởng khoa và hỏi, "Chuyện gì đang xảy ra vậy? Sự xấu hổ này từ đâu mà có?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Šel sem do njegovega namestnika in ga vprašal: "Kaj se dogaja? Od kod ta občutek krivde?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Şi m-am dus la asistentul său şi l-am întrebat: "Ce s-a întâmplat? De unde vine vinovăţia asta?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Und ich ging zu seinem Stellvertreter und fragte: "Was ist hier los? Woher kommen diese Schuldzuweisungen?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Var kom dessa skuldkänslor från?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Visité al subdirector y le pregunté, "¿Que está ocurriendo? ¿De dónde surge éste sentimiento de culpa?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Zapytałem jego zastępcę "O co tu chodzi? Skąd się bierze to poczucie winy?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Πήγα όμως στον αναπληρωτή του και τον ρώτησα, "Τί συμβαίνει;" Γιατί θέλει να με κάνει να νιώσω ένοχος;"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.И отидох при неговия заместник и го попитах: "Какво става? Откъде идва това разкаяние?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Потом я пришёл к его заместителю и спросил: "Что происходит? К чему эти ловушки?"
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.Я пішов до його заступника і запитав: "То в чому тут справа? Звідки ці докори сумління?
Doktorun yardımcısına gittim ve ne olduğunu, neden kendimi böyle suçlu hissetmiş olabileceğimi sordum.ופניתי אל סגנו ושאלתי אותו, "מה קרה פה? מאיפה הגיעו רגשות האשם האלה שהוא ניסה להטיל עליי?"