hissetmiş ile cümle

hissetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Italien fortsatte dog med at være et kongedømme.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Gruppen kunne også ses på den mere mainstream scene.
Kendini bu durumdan güçlü bir biçimde ayrı tutmak ihtiyacı hissetmiştir.Det tvinger hende til at forholde sig til sig selv på en ny måde.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Hun hadde også utmerket seg på scenen.
İbn-i Haldun, Mağrip'ten sonra cennete gelmiş gibi hissetmiş olmalıydı.Stat Blo, stat Blo, som deres Sjæl i Helvede sto.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.なお、イタリアは極めて離婚が少ない国として知られている。
İbn-i Haldun, Mağrip'ten sonra cennete gelmiş gibi hissetmiş olmalıydı.天保末から安政頃に実在したと推測。
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.彼はその一人と見なしていい。
Hayatında daha önce hiç olmadığı kadar iyi hissetmiştir; çünkü şakalarına gülen bir erkek çıkmıştır karşısına.生涯で一度だけ笑ったことがあるが、それは論敵がボロを出した嘲りの笑いだったという逸話が残っている。
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.不過其實早就知道義大利是個男生。
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.我非常適應站在舞台上。
Ressam kendini yorgun hissetmiş ve trabzanlara yaslanmıştır.그의 작품은 상영되었고, 그는 선구자로 추대(推戴)되었다.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.이렇게 그는 고려 개국 초반에는 서부 전선에서 활약했던 것으로 보인다.
Newton bile açıklanamaz uzaktan etkileşim konusunda kendini yetersiz hissetmiştir.뉴턴은 자신의 조석이론이 조석운동을 설명하는 데 완전하지 못하다는 것을 알고 있었다.
Hayatında daha önce hiç olmadığı kadar iyi hissetmiştir; çünkü şakalarına gülen bir erkek çıkmıştır karşısına.학교에서는 자신의 농담이 대 호평이라고 하지만, 본편에서는 농담으로 등장인물을 웃긴 적이 없다.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.그러나 말기로 접어들면서 이탈리아는 점점 세력이 없어졌다.
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.פתאום הרגשתי כאילו היא אִתי.
Kendimi çok kötü hissetmiştim çünkü kendi albümüme koyacaktım, o şarkı benimdi."בהחלט הייתי מודעת לרגשות שהכנסתי לתוך המוזיקה כשעשיתי את האלבומים האלו".
İlerleyen yıllarda Valens bu askerî insan gücü kaybını hissetmiştir.בשנים האחרונות של הכיבוש, הסולטאן חש תסכולים מיחס השלטונות היפניים.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.За смъртта му той се чувства отговорен през целия си живот.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Смята, че Италия ще бъде твърде слаб съюзник за Германия.
Öteden beri ölümsüz olduğunu sanan Gılgamış böylece ölümlü bir varlık olduğunu hissetmiş.Тя допринася за по-късното вярване, че той е безсмъртен, прогонен от небесата.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.To je ujedno i najčešći tip pozornice.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Malezija se ipak često smatra otočnom državom.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Toto dielo sa len veľmi ťažko prezentovalo na javisku.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Predpokladá sa, že istý čas strávil aj na území Západorímskej ríše.
İlerleyen yıllarda Valens bu askerî insan gücü kaybını hissetmiştir.Valens je v naslednjih letih močno občutil izgubo gotskih vojaških enot.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Atlikėjas puikiai jausdavosi scenoje.
Kendimi çok kötü hissetmiştim çünkü kendi albümüme koyacaktım, o şarkı benimdi."Turėjo praeiti nemažai laiko, kol aš jaučiausi pasirengusi atlikti savo dainas prieš kitus žmones“.
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.Ise tunneb ennast ühe osana sellest.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş."É a primeira vez que senti ter um braço em 39 anos".
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Dar asta ar însemna să sărim în mijlocul povestirii.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Mais ce serait sauter directement au milieu de l'histoire.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş. Fakat bu hikayenin ortasından dalmak gibi olacak.Pero eso seria dar un salto a la mitad de la historia.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş."het voelde alsof hij een arm had, voor het eerst in 39 jaar."
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş.정말 팔이 있는 것 같은 느낌에 사로잡혔다고 합니다.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş."Pierwszy raz od 39 lat czuję, że mam rękę".
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş."Впервые за 39 лет я почувствовал, что у меня есть рука".
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş."За първи път от 39 години има чувството, че имам ръка".
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş.זו הפעם הראשונה שהוא הרגיש שיש לו יד מזה 39 שנים.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş.هذه المرة الأولى التي شعر فيه بأنه يمتلك ذراعا منذ 39 عاما.
39 yılın ardından ilk defa bir kolunun olduğunu hissetmiş.少し話が先に飛びすぎたようです
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.하지만 그와 그의 동생을 발표 하는 그들의 어머니를가지고 함께 왔을 때 그 느낌 정말 대 단 합니다.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Eu estou avançando com isso, apenas na esperança, de que isso lhe dê alguma intuição.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Ich hoffe das Beispiel veranschaulicht das etwas besser
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Ik ga ergens heen hiermee, zodat je hopelijk een beetje intuïtie krijgt.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Mam nadzieję, że zaczynacie nabierać odrobiny intuicji.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Teď se posouváme, abyste získali intuitivní vhled.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -Я привожу такой пример, надеясь, что так вам будет понятнее.
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen...Begitu...terisolasi...pasti rasanya...
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen... Bilemiyorum, bilemiyorum, bilemiyorum.E' cosi... l'isolamento, ti devi sentire completamente... non lo so, che ne pensa?
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen... Bilemiyorum, bilemiyorum, bilemiyorum.Ne morem si zamisliti, kaj čutiš v takšni osami.
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen... Bilemiyorum, bilemiyorum, bilemiyorum....בכזה בידוד, אתה בודאי מרגיש ?אני לא יודעת, מה אתה חושב
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen... Bilemiyorum, bilemiyorum, bilemiyorum.- 孤独 - とてもとても孤独です
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen...Би трябвало да се чувстваш тотално изолиран.
Böylesine... yalıtılmışlık. Nasıl hissetmiş olmalı, tamamen...Так... вы должны чувствовать полную изоляцию...
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.A família Bryce percebeu que havia alguma coisa errada.
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.De familie Bryce wist dat er iets mis was.
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.Die Bryce Familie wusste, dass etwas nicht stimmte.
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.La famiglia Bryce sapeva che qualcosa non andava.

İlgili Sayfalar