hissetmiş ile cümle
hissetmiş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Garip bir şey hissetmiş olmalı.She must have sensed something odd.
O çok utanmış hissetmişti ki hiçbir şey söyleyemedi.She felt so humiliated that she couldn't say anything.
Şu an kendimi daha iyi hissediyorum ama bu sabah kendimi kötü hissetmiştim.I'm feeling better now, but I sure felt bad this morning.
O çok harika hissetmiş olmalı.That must've felt so great.
Bunu yapabileceğini hissetmiştim.I had a feeling you might do that.
Tom bir şeyin yanlış olduğunu hissetmiş olmalı.Tom must've sensed something was wrong.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.It should be noted that Italy was still a neutral country.
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.He considers himself as one of them.
Kendimi çok kötü hissetmiştim çünkü kendi albümüme koyacaktım, o şarkı benimdi."I'm sure he felt he had us by the balls, as our album was coming out."
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.He would also be the one mainly performing on stage.
Öteden beri ölümsüz olduğunu sanan Gılgamış böylece ölümlü bir varlık olduğunu hissetmiş.He tries to escape from what he, unspokenly, feels to be a morbid atmosphere.
Fakat Cobain'in intiharına üzülmemiş, büyük bir kızgınlık hissetmişti.He went on to say that Cobain's suicide made him angry.
Yani biz bunun olması gerektiğini hissetmiştik.And we just felt it had to happen.
Hindistan'da o, her zaman çok şey hakkında bakım sıcak ve çok gayretsiz hissetmişti.In India she had always felt hot and too languid to care much about anything.
O, hayatında o kadar hissetmişti sıcak ve aykırı olarak hissetmeye başladı.She began to feel hot and as contrary as she had ever felt in her life.
Dinleyin,kendimi ona karşı zorunlu hissetmiştim... ...büyüdüm,büyüdüm... ...şimdi olgun bir kadınım.But listen, I did feel obligated to him, and I grew up -- then I grew up.
En son olduğunu konusunda tartışabiliriz bunu Housman ve Churchill de hissetmiştiBy the way, it happens about once every century.
Utangaç ve sıkılgan hissetmiştim.I felt shy, I felt embarrassed.
Tahminimce kendilerini çok kötü hissetmişler ve moral kaybına uğramışlarıdr.I'd imagine pretty bitter and demoralized.
O zaman göğsünde semptomlarını hissetmiş olmalı; gerçekten rahatsız edici bir his.Then he should have felt symptoms in his chest, feeling really uncomfortable or something.
Bryce ailesi, bir şeylerin normal olmadığını hissetmişlerdi.The Bryce family knew something was wrong.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...And he felt that -- (Sigh) he felt that it was coming to ask for help.
Her zamanki endişelerinin içinden yükseldiğini hissetmiş,So he starts to feel all of that old anxiety start to rise in him
(ŞŞŞŞŞ) Bu elektriksel sessizlik, sanki ne olacağını hissetmişlerdi.(Whoosh) This electric hush, as if they could sense what was about to happen.
İşte ben, takip etmem gereken kişinin Malcolm olduğunu hissetmiştim.And so I felt that Malcolm is the person I want to follow.
Ama o ve kardeşi, beraberce annelerini hastaneden çıkardıklarında, harika hissetmişti.But he felt so great when he and his brother came together to have their mother released.
Bu büyük ve geniş sosisin içinde garip hissetmiştim.I was just sick in this big, long sausage.
O günden beri birazcık rahatlamışlık hissetmiş gibi görünmüyorum.Since that day I never seem to, Feel a sense of relief.
Bir yere varmak istediğimi hissetmişsinizdir umarım. -I'm going some place with this, just so you get hopefully, a little intuition.
Diğer konuklarım da böyle hissetmiştir.That is how most of my other guests have felt.
Sen de aşkı hissetmiş olmalısın, acıyı, sevinci ve hüznü.You also must have felt love pain.joy. and sadness
Hastalar dirseklerini 15-140 derece arasında hareket ettirebilmiş ve çok az acı hissetmişlerdir.Patients had 15-140 degrees range of motion with an average pain score of 1/10.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Es wird vermutet, dass im schmalen Vorjoch an der Westwand eine Empore eingebaut war.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Diese gilt in der Szene als gemäßigter.
Garson Vera da olanlardan biraz suçluluk hissetmiştir.Gebler erlebte eine Reihe von Ehrungen.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Peut-on toujours considérer l'Italie comme un État laïc ?
İlerleyen yıllarda Valens bu askerî insan gücü kaybını hissetmiştir.Au cours des années suivantes, Yohannes développe sa puissance militaire.
İstirahatından sonra ise kendini manevi anlamda eskisinden daha canlı hissetmiştir.La pression paternelle ayant disparu, il se sentait intellectuellement plus libre.
Eski hocasının varlığını hissetmiş olan Vader onun peşine düşer.Thomas, qui succéda à son père en Épire.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.Y se sintió culpable durante el resto de su vida.
İlerleyen yıllarda Valens bu askerî insan gücü kaybını hissetmiştir.Valente sentiría esta pérdida de mano de obra militar en los años siguientes.
Halbuki Sara, Setsuna'nın varlığını hissetmiştir.Andrés se entera de la existencia de Susana.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Spesso si presenta scalzo sul palco.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Стоять на сцене лучше, нет?
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Op het podium was hij steeds zwaar opgemaakt.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Steeds is Italië oppermachtig.
Ressam kendini yorgun hissetmiş ve trabzanlara yaslanmıştır.De kunstenaar is boos, zijn schilderij is verscheurd en zijn viool is stukgeslagen.
Kendini ilk aşkını hissetmiş olduğu güzal ağaçlıklı koruya üzgünlük içinde elveda eder.Het speet hem echter toen hij haar genegenheid zag op de dag van het afscheid.
Diğeri ise kendini suçlu hissetmiş ve kısa süre sonra da o da ölmüş.De een is dood en de ander krijgt kort daarna een aanval en is ook dood.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Rozwiązania te występują tylko w Zachodniej części imperium.
Halbuki Sara, Setsuna'nın varlığını hissetmiştir.Jej obecnym wcieleniem jest Setsuna.
Kendi de onlardan biri gibi hissetmişti.Han betraktade dem snarare som en och samma person.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Ovšem v této době byl mnohem aktivnější na divadelní scéně.
Şoförün öldüğünü sanarak ömrü boyunca suçluluk hissetmiştir.Autor tedy považoval celý život toto dílo za ztracené.
İstirahatından sonra ise kendini manevi anlamda eskisinden daha canlı hissetmiştir.După ce s-a însănătoșit, a devenit mai preocupat de spiritualitate decît înainte.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.A színpadon rendkívül szabadnak érzem magam.
Ancak her zaman İtalya'nın zayıf bir ülke olduğunu hissetmiştir.Unkari puolestaan oli tajunnut Italian olevan poika.
Muhtemelen İmparatorluk'un batı sınırlarında bir şeylerin eksikliğini hissetmişti.Tappio merkitsi valtakunnan länsiosien menetystä.
Yine de kendini en çok sahnede rahat hissetmiştir.Ωστόσο, εμφανίστηκε στη σκηνή χωρίς κανένα πρόβλημα.
Garson Vera da olanlardan biraz suçluluk hissetmiştir.Valdemar Klein fik mange tillidshverv.