hissetmez ile cümle
hissetmez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Açlık ya da yorgunluk dahi hissetmez.הוא אינו מרגיש אפילו אם הוא רעב או עייף.
Açlık ya da yorgunluk dahi hissetmez.لا يستطيع الشعور حتى بأنه جائع أو متعب
Açlık ya da yorgunluk dahi hissetmez.彼の意識からは体も
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Aber wie Mike Ihnen gestern gesagt hat, kann man während Flow nichts fühlen.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ahogyan tegnap Mike mondta: a flow idején nem érzel semmit.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ale jak Mike včera řekl -- během proudu nemůžete cítit nic.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ale jak powiedział wczoraj Mike, podczas przepływu nie czujesz nic.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ampak, kot vam je Mike včeraj povedal -- med zanosm, ne čutiš ničesar.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Dar ce v-a spus ieri Mike, pe durata fluxului, nu poţi simţi ceva.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.그러나 어제 마이크가 말한 몰입할 때 다른 아무것도 느낄 수 없습니다.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Maar zoals Mike ons gisteren heeft verteld voel je niks wanneer je in een staat van flow bent.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Ma come ha detto Mike ieri, durante il flusso, non senti nulla.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mais ce que Mike vous disait hier : quand vous êtes focalisé, vous ne ressentez rien.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men det Mike fortalte jer i går -- under flow, kan man ikke føle noget som helst.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Men som Mike sa igår, under flow - känner man ingenting.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Mutta kuten Mike kertoi eilen, flow'n aikana ei voi tuntea mitään.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Nhưng điều mà Mike đã nói cho các bạn hôm qua, trong khi phiêu, bạn không cảm thấy bất cứ điều gì.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Pero como Mike les dijo ayer: cuando estás en flujo no sientes nada.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Tapi apa yang Mike katakan kemarin, ketika mengalir, Anda tidak dapat merasakan apa pun.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Αλλά ο Μάικ σας είπε χθες ότι κατά τη διάρκεια της ροής δεν μπορείς να αισθανθείς τίποτα.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Але, як говорив вчора Майк, у момент занурення у певну діяльність ви не можете нічого відчувати.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но, как вчера здесь говорил Михай, в потоке поглощённости вы не в состоянии чувствовать.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.Но онова, което Майк ви каза вчера - по време на потока не усещаш нищо.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.אך מה שמייק אמר לכם אתמול, כשזורמים, לא יכולים להרגיש דבר.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.و لكن مايك أخبركم أمس أنه أثناء تقدمك فأنت لا تشعر بأي شئ.
Ama Mike'ın dün anlattığı, akış esnasında, hiç birşey hissetmezsiniz.音楽と一体になり 時間が止まるというわけです
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.E quando prende il nettare, i fiori non si sentono imbrogliati. Infatti, invitano le api con i loro colori.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.És amikor kiszívja a nektárt, a virág nem bánja. Valójában ők maguk hívják a méheket, a színeikkel.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.꽃은 자기 꿀을 뺐았겼다고 생각하지 않습니다 사실, 꽃이 화려한 색으로
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.la fleur ne se sent pas flouée. De fait, elle incite les abeilles avec ses couleurs.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Și atunci când ia nectarul, florile nu se simt dezavantajate. De fapt, ele invită albinele prin culorile lor.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Y cuando toma el néctar, las flores no se sienten defraudadas. De hecho, invitan a las abejas con sus colores.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.Και όταν παίρνει το νέκταρ, τα λουλούδια δεν νιώθουν κατώτερα.
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.הפרחים לא מרגישים כאילו נגזל מהם משהו. למעשה, הם מזמינים את הדבורים
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.لا تشعر الوردة بالنقص ولا بفقدان هذا الرحيق. بل في الحقيقة، الورود تدعوا نحلات العسل
Bir arı şerbetini aldığı zaman, çiçekler kendilerini eksik hissetmezler.花は色を使って ミツバチを呼び寄せている程ですから
Bir tip ivme gibi hissetmezsin.Ani byste necítili nějaké zrychlení nebo něco.
Bir tip ivme gibi hissetmezsin.Kalian tidak akan merasakan percepatan atau sejenisnya.
Bir tip ivme gibi hissetmezsin.Ви не відчуєте ніякого прискорення.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.Cela ne vous procure pas un sentiment glorieux.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.Вы не испытаете восхищения в данный момент.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.Не се чувстваш велик, след като си направил това.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.אתם לא מרגישים תחושת גדלות מלעשות זאת.
Bunu yaparak harikulade bir iş başarmış gibi hissetmezsiniz.أنت ايضًا لا تشعر بالمجد من فعل ذلك.
Çünkü çok yavaş gerçekleşir. Bir tip ivme gibi hissetmezsin.Ten proces przebiega tak wolno, ze nie obserwowalibyśmy ani jakiegoś przyspieszenia, ani niczego innego.
Çünkü çok yavaş gerçekleşir. Bir tip ivme gibi hissetmezsin.Voçê pode ver que elas se juntam no que pode ser chamado de "Milkomeda"(ou Lactômeda) ou talvez Andromedy Way
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Bởi vì tôi nhận ra rằng nếu tôi viết nó thật hài, bạn có thể sẽ chẳng biết sợ.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Denn ich dachte, wenn ich es lustig gestalte, fühlt sich niemand bedroht.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Ho pensato che rendendolo divertente non vi avrebbe intimorito.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Jag antog att om jag gjorde det på ett roligt sätt skulle ni inte känna er lika hotade.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Je me suis dit que si je rendais le sujet amusant, il vous ferait moins peur.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.웃기게 만들면 위협적으로 느끼지 않으실 테니까요
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.M-am gândit că dacă e amuzant, nu v-ați simți amenințați.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Mert úgy gondoltam, ha viccesre veszem, nem találják annyira fenyegetőnek.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Omdat ik dacht dat als ik het grappig maakte, je je niet zo bedreigd zou voelen.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Pomyślałem, że jeśli zrobię to zabawnie i lekceważąco, nie poczujecie się zagrożeni.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Porque imaginé que si lo hacía divertido, no se sentirían amenazados.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Protože jsem si říkal, že když to udělám vtipné, nebudete tak ohrožení.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Γιατί σκέφτηκα αν το έκανα αστείο, δεν θα αισθανόσασταν ότι απειλήστε.
Çünkü düşündüm ki eğer bunu komik bir hale getirirsem, kendinizi o kadar da tehdit altında hissetmezdiniz.Защото мислех, че ако го изложа по смешен начин, няма да бъдете толкова уплашени.
İlgili Sayfalar