Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetmem ile cümle

hissetmem kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Kendimi Gisele gibi hissetmemi sağlıyor."Je veux que ça sente comme un bijou ».
Özellikle de 'Tanrım, kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyordu derken.Y pensé Oh dios mio, es lo que me faltaba.
Daha sonra acı hissetmeme gücüde ortaya çıkar.Ho chiesto se stesse sentendo dolore.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.من قبل أنا لم أشعر بالحاجة للإعتذار في أغنياتي.
Daha sonra acı hissetmeme gücüde ortaya çıkar.مما يشعرنا بأن الآلام قد زالت.
Onun huzurunda asla rahat hissetmem.Ik voel me nooit comfortabel in zijn aanwezigheid.
Kendimi Gisele gibi hissetmemi sağlıyor."Jest mi tak, jakby dotknął mnie czar”.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Hon har tidigare förklarat, "Jag har aldrig känt behovet att be om ursäkt i en sång förr.
Kendimi Gisele gibi hissetmemi sağlıyor."Jag vill bara få det att kännas som en rave."
Özellikle de 'Tanrım, kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyordu derken.Där uttalar han: "Egentligt lefde jag blott, då jag kvad."
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Всі пісні раніше не публікувались, за винятком композиції «Scusami».
İffet, dışarıda kendini iyi hissetmemektedir.Niki a lakásában észreveszi, hogy nincs egyedül.
Ancak genç adam kendini henüz evlenmeye hazır biri gibi hissetmemektedir.Namun, Yah merasa dirinya belum siap untuk menikah.
Özellikle de 'Tanrım, kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyordu derken.Vì vậy, chúng tôi cảm thấy, Lạy chúa, đã quá đủ rồi.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Cô còn nói thêm: "Trước đây, tôi chưa bao giờ cảm thấy cần phải xin lỗi một người bằng bài hát.
Kendimi Gisele gibi hissetmemi sağlıyor."自分をファールにしてくれ」という旨を伝えた。
Özellikle de 'Tanrım, kendimi çok iyi hissetmemi sağlıyordu derken.口癖は「俺、本気出したらスゴイで〜」。
Euronymous’u öldürmesi ile ilgili «Onu öldürdüğüm için kendimi hiç de kötü hissetmemiştim.민원식이 암살되자 윤치호는 "나는 그에게 공감하지도 않지만, 큰 죄를 지은 것은 아니다."라고 평하였다.
Şehirde kendimi iyi hissetmemin daha iyi çalışabilmem için bana yardımcı olacağını düşünüyorum.자신이 이 마을에서 벗어나기 힘들다는 것을 잘 알기에 마을을 좋게 만들고자 하는 마음을 가지고 있다.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.היא המשיכה, "אני אף פעם לא הרגשתי צורך להתנצל בשיר לפני כן.
Daha sonra acı hissetmeme gücüde ortaya çıkar.אני חושש שאין משמעות לכאב שסבלתי.
Ancak genç adam kendini henüz evlenmeye hazır biri gibi hissetmemektedir.Точно сега не съм готова за брак с никого.
Daha önce şarkımlarımda "özür dileme" ihtiyacı hissetmemiştim.Rekla je: "Nikada nisam osjećala da se trebam ispričati u pjesmi.
Bildirdiğine göre hiçbir sıcaklık hissetmemiş veya alev görmemişti.Ugotovil je, da prisotnost ogljikovega dioksida ne omogoča gorenja ali dihanja.
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,Ach miláčku, miláčku, nikdy jsem se tak necítila.
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,Åh älskling, åh älskling, jag har aldrig känt så här.
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,Nigdy się tak nie czułam,
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,Oh chéri, oh chéri Je n'ai jamais ressenti ça, romantiquement
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim,Ơi người yêu, ơi người ơi, em chưa bao giờ thấy thế này,
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Cariño, cariño, nuca me he sentido así, romántica y en el aire.
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Iubire, iubire, nu m-am simţit nicicând îndrăgostită, într-al nouălea cer
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Oh honey, oh honey, I never felt this way, romantically I'm up in the air
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Oh honey, oh honey, I never felt this way, romantically I'm up in the air
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Oh querido, oh querido, nunca me senti assim, romanticamente estou no ar
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Oh Schatzi, oh Schatzi, ich hatte nie dieses Gefühl, romantisch bin ich oben in der Luft
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Voi kulta, voi kulta, ei tältä ennen tuntunut, romanttisesti ilmassa leijun
Ah, aşkım, aşkım, hiç böyle hissetmemiştim, Romantik olarak havadayım.Любими, любими, не съм се чувствала така никога, романтично казано, във въздуха летя.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Aber er brachte mir bei, daran zu glauben, den Wind in meinem Gesicht zu spüren.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on mi řekl, abych věřila a vnímala vítr v obličeji.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale on nauczył mnie wierzyć i czuć wiatr na twarzy.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ale povedal mi, aby som verila a cítila vietor na mojej tvári.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Dar mi-a spus să cred şi să simt adierea vântului în faţa mea.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.De azt mondta nekem, hogy higgyek és érezzem a szelet az arcomon.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.하지만 아버지는 제게 믿으라고 하셨고 얼굴에 부는 바람을 믿고 나아가라고 하셨습니다.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Maar hij zei dat ik het moest geloven en dat ik de wind in mijn gezicht moest voelen.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mais il m'a dit de croire et de sentir le vent sur mon visage.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Ma mi spiegò come credere e sentire il vento sul viso.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Mas ele disse-me para acreditar e sentir o vento na minha cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Men han sa åt mig att tro och att känna vinden i ansiktet.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Nhưng bố tôi bảo tôi hãy tin tưởng và cảm nhận những cơn gió lùa vào mặt tôi.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Pero me dijo que creyera y sintiera el viento en mi cara.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Tapi dia meminta saya untuk yakin dan merasakan angin di wajah saya.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Αλλά μου είπε να πιστεύω και να νιώθω τον άνεμο στο πρόσωπο μου.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Але він начив мене вірити та відчувати вітер на обличчі.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но он сказал мне, что нужно верить и чувствовать ветер на своем лице.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.Но той ми каза да вярвам и да почувствам вятъра в лицето ми.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.אבל הוא אמר לי להאמין ולחוש את הרוח על הפנים שלי.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.و لكنه أخبرني أن علي الإيمان و الإحساس بالهواء على وجهي.
Ama bana inanmamı söyledi, rüzgarı yüzümde hissetmemi söyledi.感じてごらん と言いました そんな経験をしてきたからこそ 眼科医を受け入れず
"Ama bu benim." derler. "En çok kendim gibi hissetmemi sağlayan işten vazgeçmem aptallık olur."Mówią "Praca to ja, byłbym głupcem gdybym przestał, jest częścią mnie a ja jej częścią"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod