Dalgaların yönünün ritmini ve sırasını hissetmek için en uygun yer.リズムやつながり 向きを 感じられる場所なのです 実際 マウは
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Alle andere primaten rennen, wanneer ze bang zijn, een boom in, waar ze zich veilig voelen.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.다른 모든 영장류들은 두려움을 느끼면 나무 위로 올라갑니다. 안전하다고 느끼기 때문이죠.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.los otros primates, cuando tienen miedo suben corriendo a un árbol que es donde se sienten seguros.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Minden más főemlős, ha megijed, akkor felszalad a fára, ahol biztonságban érzik magukat.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Mọi loài linh trưởng khác, khi chúng sợ, chúng chạy lên cây, nơi chúng cảm thấy an toàn
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.On a passé la nuit dans les arbres, dans des hamacs.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Toate celelalte primate, când sunt speriate, se cațără într-un copac, unde se simt în siguranță.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Tutti gli altri primati, quando hanno paura, si arrampicano su un albero, dove si sentono al sicuro.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wir haben auf den Bäumen übernachtet, in Hängematten.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Wszystkie inne naczelne, uciekają na drzewa dla bezpieczeństwa.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Все остальные приматы, когда они напуганы, лезут на дерево, где они чувствуют себя в безопасности.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.Всички други примати, когато са изплашени, се покатерват на някое дърво, където се чувстват в безопасност.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.כל שאר הפרימאטים, כאשר הם פוחדים, מטפסים על עץ, שם הם חשים בטוחים.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.حينما تشعر كل الرئيسيات الأخرى بالخوف، فهي تصعد إلى شجرة حيث تحس بالأمان.
Diğer primatlar korktuklarında, kendilerine güvende hissetmek için ağaçların tepesine kaçarlar.木を駆け上がります そこは安心できるのです ツリーボートを使って木の上で一晩過ごしました
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.제가 손의 감각을 되찾는데 4개월이 걸렸습니다
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Het duurde vier maanden voordat ik mijn handen weer voelde.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Ich brauchte vier Monate, um meine Hände wieder zu fühlen.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Il a fallu quatre mois pour que je sente à nouveau mes mains.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Me tomó cuatro meses volver a sentir mis manos.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Mi-a luat patru luni să îmi simt mâinile din nou.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Mi ci sono voluti quattro mesi per sentire di nuovo le mani.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Négy hónapba került, mire újból éreztem a kezeimet.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Po czterech miesiącach zacząłem czuć ręce.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Tôi mất hết 4 tháng để lấy lại cảm giác cho đôi bàn tay.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Мне понадобилось 4 месяца, чтобы восстановить чувствительность рук.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.Трябваха ми четири месеца, за да започна пак да усещам ръцете си.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.לקח לי ארבעה חודשים להרגיש שוב את ידי.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.تطلب مني اربعة اشهر لكي اشعر بيدي.
Ellerimi yeniden hissetmek 4 ay sürdü.でも それだけの価値はありました
Gerilimi ve heyecanları hissetmek, nelerin olduğuna dair fikir sahibi olmamak.Cítit nervozitu a vzrušení a nemít ponětí co se bude dít.
Gerilimi ve heyecanları hissetmek, nelerin olduğuna dair fikir sahibi olmamak.Den Nervenkitzel und die Aufregung zu spüren und keine Ahnung zu haben wie es um die Sache bestellt ist.
Gerilimi ve heyecanları hissetmek, nelerin olduğuna dair fikir sahibi olmamak.To czucie nerwów i ekscytacji i nie manie pojęcia o tym jak mają się rzeczy.
Gerilimi ve heyecanları hissetmek, nelerin olduğuna dair fikir sahibi olmamak.Нервничать и волноваться, и даже понятия не иметь, как обстоят дела
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Chúng ta đều cần cảm thấy mình quan trọng, đặc biệt, duy nhất.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz. Daha fazla kazanarak bunu elde edebilirsiniz.Todos precisamos de nos sentir importantes, especiais, únicos.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz. Daha fazla kazanarak bunu elde edebilirsiniz.Всички имаме нужда да се чувстваме важни, специални, уникални.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Mindannyiónknak kell, hogy érezzük, hogy fontosak vagyunk, különlegesek, egyedülállóak.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Nous avons tous besoin de nous sentir important, spécial, unique.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Todos necesitamos sentirnos importantes, especiales, únicos.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Toţi avem nevoie să ne simţim importanţi, speciali, unici.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Tutti abbiamo bisogno di sentirci importanti, speciali, unici.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Všetci sa potrebujeme cítiť dôležití, špeciálni, jedineční.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Všichni se potřebujeme cítit důležití, speciální, jedineční.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.We hebben allemaal de behoefte ons belangrijk, speciaal, uniek te voelen.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Wir alle brauchen das Gefühl, wichtig, besonders, einzigartig zu sein.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Wszyscy potrzebujemy czuć się ważni, wyjątkowi, unikalni.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Όλοι μας θέλουμε να νιώθουμε σημαντικοί, ξεχωριστοί, μοναδικοί.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Всім нам потрібно почуватись важливими, особливими, унікальними.
Hepimiz saygın, özel, eşsiz hissetmek istiyoruz.Нам всем нужно чувствовать себя важными, особенными, уникальными.
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.매 2~3분마다 검색해서, "I feel"과 "I am feeling"이라는 문구를 ["난... 느낀다."와 "난... 느끼고 있다.": 번역주]
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.la fiecare două sau trei minute, căutând anume cuvintele
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.כל שתיים או שלוש דקות, ומחפשת אחר הופעות של ביטויי
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.كل دقيقتين أو ثلاثة، باحثا عن عبارات
"Hissetmekteyim" ve "Hissediyorum" kelimelerini arayan bir proje.見つけます そしてこれらの語句を探し出したら
İhtiyacı, ihtiyaç duymayı... ve kendi öz benliğinin özgürlüğünü hissetmek için.A szükségen. És érezned kell saját Önvalód szabadságát.
İnsanlar, sana denkmiş gibi hissetmek istiyor.Ihmiset haluavat tuntea olevansa yhdenvertaisia kanssasi
İnsanlar, sana denkmiş gibi hissetmek istiyor.La gente quiere sentirse en igualdad contigo
İnsanlar, sana denkmiş gibi hissetmek istiyor.La gente vuole sentirsi uguale a te