Ve sorumluluk hissinin dünyadaki tüm farkları oluşturduğunu hissetmek ayrı bir şey.وكذلك الشعور بحس المسئولية يُحدث فرقاً في العالم.
Ve sorumluluk hissinin dünyadaki tüm farkları oluşturduğunu hissetmek ayrı bir şey.学生のコミュニティーを作る 非常に大事なことです
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.A compaixão significa sentir o que os outros sentem, e o ser humano é compaixão.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Ainsi, la compassion signifie ressentir les sentiments des autres, et l'être humain est en réalité compassion.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Así, la compasión significa sentir los sentimientos de los demás, y de hecho, el ser humano es compasión.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Deci, compasiunea înseamnă să simţi ce simt ceilalţi şi fiinţa umană este, de fapt, compasiune.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.그러니까, 자비란 타인의 감정을 느끼는 것인데, 인간이 곧 자비심이란 말이죠.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Mededogen betekent dat je het gevoel van anderen voelt. De mens is mededogen.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Mitgefühl bedeutet also, die Gefühle anderer zu fühlen, und der Mensch ist in der Tat Mitgefühl.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Så medkänsla innebär att känna vad andra känner och att människan verkligen är medkännande.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Takže, súcit znamená cítiť pocity druhých, a človek vo svojej podstate je súcit.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Takže utrpení znamená, že cítíme city ostatních, a lidská bytost je vlastně soucitná.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Więc, współczucie oznacza odczuwanie uczuć innych istot, a człowiek w zasadzie jest współczuciem.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Състрадание значи да усещаш чувствата на другите, а човешкото същество всъщност е състрадание.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Таким чином, співчуття означає відчувати почуття інших, і бути людиною власне і означає співчуття.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.Так что, сострадание означает чувствовать чувства других, а человек всущности есть сострадание.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.אז חמלה משמעה להרגיש את רגשותיהם של אחרים, ובני האדם הם בעצם אותה חמלה.
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.اذا, فالتعاطف يعني ان تشعر بشعور الاخرين . و البشرية هي في الحقيقة تعاطف
Yani, merhamet, diğerlerinin duygularını hissetmek anlamına geliyor, ve insan dediğin aslında merhamettir.人間とは実際は慈悲の存在なのです。 人間というのは変わっています。
Ýnsanlar iyi hissetmek için katýlýyor,그린피스, 데이비드 스즈키 재단, 숲의 윤리,
Zaman zaman güçsüz hissetmek normaldir. Yürüyüţ yapar, bađýrýsýn ve kimse seni duymaz.Es fácil a veces sentirte impotente como cuando sales a las calles y marchas y gritas y nadie te oye.
Zaman zaman güçsüz hissetmek normaldir.من السهل أحيانا أن تظن أنك عاجز
Zaman zaman güçsüz hissetmek normaldir.街に繰り出しデモ行進をし大声を上げても 誰にも聞き入れてもらえないときは。