Ana içeriğe geç
Sözlük

hissetmek ile cümle

hissetmek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Essere lì è come essere connessi alla pioggia battente e la grandine, sentirsi connessi alla nostra atmosfera.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Estar ahí es estar conectado con la lluvia y el granizo, sentirse conectado a nuestra atmósfera.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.거기 있다는 것은 몰려가는 비와 우박과 연결되어, 대기와 연결된 느낌을 준다는 거죠.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Ở đó là được kết nối với mưa rào và mưa đá, được kết nối với bầu khí quyển của chúng ta.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Είναι αυτό που μας ενώνει με τις δυνάμεις της βροχής και του χαλαζιού, με την ατμόσφαιρά μας.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Бути там означає бути поєднаним із цим проливним дощем і градом, це означає відчувати контакт із атмосферою.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Да си там е да си свързан с дъжда и градушката, да се чувстваш свързан с атмосферата ни.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.Находясь в таком месте, мы чувствуем свою связь с ливнем и градом, свою связь с атмосферой.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.שמניעים את האטמוספירה שלנו. להיות שם זה להיות מחובר בגשם והברד החזקים, להרגיש מחוברים לאטמוספירה שלנו.
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.إن وجودها يعني التواصل مع الأمطار والأمطار الثلجية والشعور بالتواصل مع غلافنا الجوي
Orada olmak, şiddetli yağmura ve doluya bağlı olmak, atmosfere bağlı olmayı hissetmek demek.大気とのつながりさえ体感できることでしょう 私たちが空気という海に暮らす
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgele가 오히려 마틴보다 같은 느낌의 기자와 소득이 많아요
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgelelosowo kobieta Mondale napisana że byłoby ale wiele bóbr im zbyt
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgelel'ran ou d' mine mais le problème
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgeleMondale žena písemné že by bylo ale hodně z bobr je příliš
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgeleיש לא מרטין עם כתב להרגיש כמו יש הרבה של הכנסה
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgeleوهناك بدلا من مارتن مع مراسل لتشعر وكأنك هناك الكثير من الدخل
Orada yerine martin daha gibi hissetmek için bir muhabir ile gelir bir sürü var rastgeleむしろマーティンより のような感触のために記者と 収入が多数あります 無作為に
Rahatsız hissetmek sadece bir kez daha denemeye hayır demektirINCOMODO ES DECIR NO A INTENTARLO OTRA VEZ...
Rahatsız hissetmek tükenmek değildirO ESTAS SIMPLEMENTE...INCOMODO? INCOMODO, NO ES ESTAR AGOTADO...
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Am vrut doar să simt puterea între picioare, frate.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Baiklah. Aku hanya merasakan kekuatan di antara kakiku, Kawan.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Chtěl jsem si jenom vychutnat tu energii mezi nohama.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.All right, jag ville bara känna kraften mellan benen.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.Chciałem tylko... poczuć moc między nogami.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.Even tussen m'n benen voelen.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.I orden, jeg ville bare føle magten mellem benene.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.Je voulais juste sentir sa puissance.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp. Nükleer silahlara hayır!Ήθελα να νιώσω τη δύναμη ανάμεσα στα πόδια μου.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim. Hey, Sharp.Volevo solo sentire la potenza tra le mie gambe.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Mir ging's ja nur um die viele Kraft zwischen meinen Beinen.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Prav. A hotel sem čutiti jedrsko moč med nogami.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Selvä. Halusin vain tuntea voiman jalkovälissäni.
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.¡Sólo queria sentir el poder entre las piernas!
Sadece bacaklarımın arasında bu gücü hissetmek istemiştim, kardeşim.Исках да усетя мощта между краката си.
Sadece şunu hatırla kelimeler duymayı bekleme ve hayvan dostunu hissetmek için kendine izin ver.Bądźcie przygotowani, że nie usłyszycie słów i wczujcie się w waszego zwierzaka.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Acum este: vreau să am un sentiment, am nevoie să trimit un mesaj.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Ahora es: quiero tener una sensación, tengo que enviar un mensaje.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.A teraz: chcę coś poczuć - muszę wysłać smsa.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Giờ nó là: tôi muốn có một cảm xúc. tôi cần phải gửi một tin nhắn. vấn đề với chỉnh thể mới này
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.지금은, 뭔가를 말하고 싶어서,
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Maintenant, c'est : je veux ressentir quelque chose,
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Nu is het: ik wil graag iets voelen, ik moet sms'en.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Ora è: voglio avere questa sensazione, devo mandare un messaggio.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Teď je to: chci něco cítit, proto potřebuji poslat SMS.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.А сега е: искам да усетя нещо, трябва да изпратя кратко съобщение.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Сегодня: я хочу, чтобы появилось впечатление — нужно отправить сообщение.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.Тепер: я хочу щось відчути, мені потрібно надіслати смс.
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.עכשיו זה: אני רוצה שיהיה לי רגש,
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.الآن أصبحت: أريد أن يكون لدي إحساس،
Şimdi ise: Birşeyler hissetmek istiyorum, bir mesaj atmam gerek.メッセージを送る
Suçluluk hissetmek.Poczucie winy.
Suçluluk hissetmek.Sã te simþi vinovatã.
Suçluluk hissetmek.Schuldgefühle,
Suçluluk hissetmek.Se sentir coupable.
Suçluluk hissetmek yok.Interdit de se sentir coupable.
Suçluluk hissetmek yok.Mitleid verboten.
Suçluluk hissetmek yok.Nie mam poczucia winy.
Suçluluk hissetmek yok.Sã nu te simþi vinovatã.
Suçluluk hissetmek yok.Χωρίς να νιώθω ένοχη.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod