Ana içeriğe geç
Sözlük

hisset ile cümle

hisset kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom hoş karşılandığını hissetti.Tom felt welcome.
Sevildiğimi hissetmek istemiştim sadece.I just wanted to feel loved.
Benim hakkımda gerçekten ne hissettiğini bilmek istiyorum.I want to know how you really feel about me.
Kimse bana nasıl hissettiğimi hiç sormadı.No one ever asked me how I felt.
Tom bana kendini iyi hissettiğini söyledi.Tom told me that he was feeling fine.
Sami kendini artık orada güvende hissetmiyordu.Sami didn't feel safe there anymore.
Sami Leyla'ya Müslüman olmaktan dolayı nasıl hissettiğini sordu.Sami asked Layla how she felt about being a Muslim.
Bana karşı bir şeyler hissettiğin oldu mu hiç?Did you ever have feelings for me?
Sami kendini orada çok daha rahat hissetti.Sami felt a lot more comfortable there.
Sami kendini güvende hissetmiyor.Sami doesn't feel safe.
Sami kendini emin hissetmiyor.Sami doesn't feel safe.
Sami dışlanmış hissetti.Sami felt excluded.
Sami kendini o adımı atmaya hazır hissetmiyordu.Sami didn't feel ready to take that step.
Sami aynısını hissetmiyor.Sami doesn't feel the same.
Pek açlık hissetmiyorum.I'm not feeling very hungry.
Güz kendini hissettiriyor.It feels like fall.
Kendimi rahatsız hissettim ve ayrılmak istedim ama kaldım.I felt uncomfortable and wanted to leave, but I stayed.
Midemde şiddetli bir ağrı hissettim.I felt a sharp pain in my stomach.
Birinin yardımına gelmek iyi hissettirir.It feels good to come to the aid of somebody.
Sami bir şey hissetmedi.Sami didn't feel a thing.
Kendini evinde hisset dostum.Make yourself at home, buddy.
Tom kendini güvende hissetmiyor.Tom doesn't feel safe.
Tom, Mary'ye nasıl hissettiğini anlattı.Tom told Mary how he felt.
Asla iyi hissetmedi.He never felt good.
Kendimi mutlu hissetmedim.I didn't feel happy.
Hayvan gibi hissettim.I felt like an animal.
Yarın kendini daha iyi hissetmezsen okula gelmeyip evde kalmalısın.If you aren't better tomorrow, you should stay home from school.
Birden yorgun hissetti.He suddenly felt tired.
Birden bayılacakmış gibi hissetti.He suddenly felt like he was going to faint.
Yemeği fazla kaçırdığını ve kendisini pek iyi hissetmediğini söyledi.He said that he had eaten too much and didn't feel very good.
Bugün kendini çok daha iyi hissettiğini söyledi.He said that he feels much better today.
Tom'un sesinden lafa "ama" ile devam edeceğini hissettim.From Tom's tone, I sensed there was a "but" coming.
Tom'un ses tonundan söylediklerinin bir de aması olduğunu hissettim.From Tom's tone, I sensed there was a "but" coming.
Çocuğun nasıl hissettiğini anlayabiliyorum.I can understand how the guy feels.
Bir şey olacağını hissettim.I sensed that something was about to happen.
Tom kendini suçlu hissetmez.Tom won't feel guilty.
Tom artık kendini suçlu hissetmiyor.Tom no longer feels guilty.
Daha az görüp daha fazla hissetmek istiyorum.I want to feel more and see less.
Bu bana kendimi tekrar genç hissettirdi.That made me feel young again.
Bu beni gerçekten güvende hissetmemi sağlıyor.That makes me feel really safe.
Bu beni gerçekten güvende hissettiriyor.That makes me feel really safe.
Tom kendimi harika hissettirdi.Tom made me feel great.
Kazananlar suçluluk hissetmeden sıkça ve hızla bir şeyleri bırakmayı bilir.Winners quit fast, quit often, and quit without guilt.
Çoğu insan o şekilde hissetmez.Most people don't feel that way.
Bacaklarını hissetmiyor.He can't feel his legs.
Orada kendimi rahat hissetmiyordum.I didn't feel comfortable there.
Hiç göğsünüzde ağrı hissettiniz mi?Have you ever experienced chest pain?
Kendinizi rahat hissetmiyorsanız lütfen söyleyin.Please let me know if you feel uncomfortable.
Bugün ofiste huzursuzluk hissettiniz mi?Do you feel nervous in the office today?
Bugün ofiste kendinizi gergin hissettiniz mi?Do you feel nervous in the office today?
Davet edildiklerinde, Tom ve Mary gitmek zorunda hissettiler.Having been invited, Tom and Mary felt obliged to go.
Bana yaşadığımı hissettiriyorsun.You make me feel alive.
Tom endişeli hissetti.Tom felt anxious.
Tom kendini daha mutlu hissetti.Tom felt happier.
Kendimi uzun zamandır böyle hissetmemiştim.I haven't felt like this in a long time.
Aynı şekilde hissettiğimizi bilmiyordum.I didn't know we felt the same way.
Robert kendini hasta hissetmeye başladı.Robert began to feel sick.
Robert kendini rahatsız hissetmeye başladı.Robert began to feel sick.
William haklı olarak kendini güvensiz hissetti.William rightfully felt unsafe.
William hemen kendini güvensiz hissetmeye başladı.William immediately started to feel unsafe.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod