Ana içeriğe geç
Sözlük

hisset ile cümle

hisset kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Daha önce birisi hakkında hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way about anyone before.
Tom biraz sinirli hissettiğini söyledi.Tom said he felt a bit nervous.
Nasıl hissettiğimi Tom'a söylemeliydim.I should've told Tom how I felt.
Sanırım nasıl hissettiğini biliyorum.I think I know how you feel.
Tom'un biraz tehdit edilmiş hissettiğini düşünüyorum.I think Tom felt a bit threatened.
Sanırım Tom senin hissettiğin aynı şekilde hissedebilir.I think Tom might feel the same way you do.
Sanırım Tom'un nasıl hissettiğini her ikimiz de biliyoruz.I think we both know how Tom feels.
Ne hissettiğini bana söylemeni istiyorum.I'm asking you to tell me how you feel.
Lütfen bana nasıl hissettiğini söyle.Please tell me how you feel.
Tom Mary'yi öpmek için bir arzu hissetti.Tom felt an urge to kiss Mary.
Tom çok iyi hissetmiyordu ama yine de işe gitti.Tom didn't feel very well, but he went to work anyway.
O, kullanılmakta olduğunu hissetti.He felt that he was being used.
Seni neyin daha iyi hissettireceğini biliyorum.I know what'll make you feel better.
Bu tuvalet kağıdı, zımpara kağıdı gibi hissettiriyor.This toilet paper feels like sandpaper.
Onun için üzgün hissettim.I felt sorry for him.
Kendimi onun için üzgün hissettim.I felt sorry for her.
Tom hareket ettikten sonra kendisini güvende hissetmeye başladı.Tom only began to feel safe after he moved.
Ona nasıl hissettiğini söylemelisin.You should tell her how you feel.
Bana hissettirme tarzını seviyorum.I love the way you make me feel.
Tom'un şimdi ne hissettiğini hayal bile edemiyorum.I can't imagine what Tom is feeling now.
Üzgünüm ama bunu şu amda hissetmiyorum.I'm sorry, but I don't feel up to this right now.
Seni tatsız hissettirdiysem üzgünüm.I'm sorry if I made you feel unwelcome.
Tom birinin onu izliyor olduğunu hissetti.Tom sensed somebody was watching him.
Kendimi biraz suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel a little guilty.
Tom'un ne kadar kızgın hissetmesi gerektiğini anlıyorum.I understand how angry Tom must feel.
Sen zaten bana senin nasıl hissettiğini anlattın.You've already told me how you feel.
Özellikle aç hissetmiyorum.I'm not feeling particularly hungry.
Yakışıksız hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel out of place.
Neden o şekilde hissettiğini anlıyorum.I understand why you feel that way.
Seni kötü hissettirmek istemedim.I didn't mean to make you feel bad.
Tom Mary'nin evet demek istediğini hissetti.Tom sensed Mary wanted to say yes.
Bunun hakkında doğru hissetmiyorum.I wouldn't feel right about that.
Tom'un aynı şekilde hissettiğinden eminim.I'm sure Tom feels the same way.
Onun hakkında çok kötü hissetmedim.I wouldn't feel so bad about it.
Tom depremi hissetmedi.Tom didn't feel the earthquake.
Kendimi çok iyi hissetmiyorum.I'm not feeling so good myself.
Daha iyi hissettiğine sevindim.I'm glad you're feeling better.
Aptalca hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel stupid.
Kendini o şekilde hissettiğin için üzgünüm.I'm sorry you feel that way.
O şekilde hissetmene sevindim.I'm glad you feel that way.
Nasıl hissettiğinizi anlıyorum.I understand how you felt.
Hepimiz nasıl hissettiğini biliyoruz.We all know how you feel.
Kendimi pek iyi hissetmiyorum.I'm not feeling so good.
Kendimi iyi hissetmiyordum.I wasn't feeling well.
Tom kendini yalnız hissetmeli.Tom must feel lonely.
Tom iyi hissetti.Tom felt good.
O, kalbinin daha hızlı attığını hissetti.She felt her heart beat faster.
Güneşin sıcaklığını teninde hissetti.She felt the warmth of the sun on her skin.
Cildi üzerinde güneşin sıcaklığını hissetti.He felt the warmth of the sun on his skin.
Senin, benim için bir şey hissettiğini biliyorum.I know that you feel something for me.
Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum.I am not feeling very well today!
Bugün kendimi hayvan proteinleri yiyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like eating animal proteins today.
Eski arkadaşını kaybetmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?Do you know how it feels to lose an old friend?
Şu anda kendimi tenis oynamaya hazır hissetmiyorum.I don't feel up to playing tennis right now.
Tom omzunda bir darbe hissetti.Tom felt a tap on his shoulder.
Ben bunun meydana geleceğini emin hissettim.I felt sure this would happen.
Dün gece kendimi yorgun hissettim.I felt tired last night.
Kendimi hiç bu kadar sıcak hissetmemiştim.I've never felt so hot.
Dün depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake yesterday?
Tom arkasında biri olduğunu hissetti ve onun kim olduğunu görmek için döndü.Tom sensed someone was behind him and turned to see who it was.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod