Ben benim yaptığım hakkında kötü hissettim.I felt bad about what I did.
Tam olarak aynı şekilde hissettim.I felt exactly the same way.
Ben onun riske deydiğini hissettim.I felt it was worth the risk.
Kendimi gerçekten oraya aitmişim gibi hissettim.I felt like I really belonged there.
Kendimi gerçekten oraya aitmiş gibi hissettmiştim.I felt like I really belonged there.
Gerçekten oraya ait olduğumu hissettim.I felt like I really belonged there.
Tom'a ihanet ediyormuşum gibi hissettim.I felt like I was betraying Tom.
Tom'un kazası için sorumlu hissettim.I felt responsible for Tom's accident.
Yapılacak işlerim vardı bu yüzden kendimi yalnız hissetmek için zamanım olmadı.I had stuff to do so I didn't have time to feel lonely.
Aptal hissettim.I felt dumb.
Bu konuda aylarca suçlu hissettim.I've felt guilty about it for months.
Mary gittiğinden beri o şekilde hissetmedim.I haven't felt that way since Mary left.
Hayatımda hiç daha iyi hissetmedim.I've never felt better in my life.
Hayatımda daha iyi hissetmedim.I've never felt better in my life.
Asla daha iyi hissetmedim.I've never felt better.
Daha önce hiç böyle hissetmedim.I've never felt like this before.
Çok coşkulu hissetmedim.I've never felt so exhilarated.
Asla böyle çaresiz hissetmedim.I've never felt so helpless.
Daha önce hiç bu şekilde hissetmedim.I've never felt this way before.
Göründüğünden daha iyi hissettiğini umuyorum.I hope you feel better than you look.
Ben onunla ilgili rahat hissetmiyorum.I don't feel comfortable with that.
Ben onun hakkında iyi hissetmiyorum.I don't feel good about it.
Şu anda iyi hissetmiyorum.I don't feel good right now.
Kendimi soruları yanıtlıyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like answering questions.
Aynı şekilde hissetmiyorum.I don't feel the same way.
Çok aciz hissetmekten hoşlanmıyorum.I don't like feeling so powerless.
Tom'un partisinde biraz rahatsız hissettim.I felt a bit uncomfortable at Tom's party.
Ben sadece seni daha iyi hissettirmeye çalışıyorum.I'm just trying to make you feel better.
Ben zaten daha iyi hissetmeye başlıyorum.I'm starting to feel better already.
Ben kendimi çok iyi hissetmiyorum. Eve gitmem gerekir.I don't feel very well. I should go home.
Ben sadece seninle ilgili böyle hissetmiyorum.I just don't feel that way about you.
Ben sadece biraz başımın döndüğünü hissettim. Bu kadar.I just felt a little dizzy. That's all.
Ben sadece eve geliyor gibi hissettim.I just felt like coming home.
Onun seni nasıl hissettirdiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how it makes you feel.
Tom'un nasıl hissettiğini tam olarak biliyorum.I know exactly how Tom felt.
Nasıl hissettiğimi biliyorum.I know how I feel.
Ben onun nasıl hissettiğini bilirim.I know how that feels.
Tom'un Mary hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how Tom feels about Mary.
Tom'un nasıl hissettiğini biliyorum.I know how Tom feels.
Ben doktorlar hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you feel about doctors.
Polisler hakkında nasıl hissettiğini biliyorum.I know how you feel about policemen.
Bununla ilgili neler hissettiğini biliyorum.I know how you feel about this.
Tom hakkında ne hissettiğini biliyorum.I know how you feel about Tom.
Nasıl hissettiğini biliyorum, Tom.I know how you feel, Tom.
Nasıl hissetmen gerektiğini biliyorum.I know how you must be feeling.
Bu şekilde hissetmemem gerektiğini biliyorum.I know I shouldn't feel this way.
Sadece nasıl hissettiğini biliyorum.I know just how you feel.
Tom hakkında hissettiğin tarzı biliyorum.I know the way you felt about Tom.
Ne hissettiğimi biliyorum.I know what I feel.
Onun nasıl hissettiğini biliyorum.I know what it feels like.
Ne hissettiğini biliyorum.I know what you're feeling.
Yalnız hissettiğini biliyorum.I know you feel lonely.
Sorumlu hissettiğini biliyorum.I know you feel responsible.
Üzgün hissettiğini biliyorum.I know you feel sad.
Size rahatsızlık hissettirdim, değil mi?I made you feel uncomfortable, didn't I?
Ben çocuk için merhamet hissettim.I felt pity for the boy.
Faydalı hissetmeliyim.I need to feel useful.
O şekilde hissettiğini hiç bilmiyordum.I never knew you felt that way.
Asla tekrar böyle hissetmek istemiyorum.I never want to feel like this again.
Onun hakkında suçlu hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel guilty about it.