Ana içeriğe geç
Sözlük

hissediyorum ile cümle

hissediyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Elimde bu kalemle veriye bakıyorum, kalemi kafaya doğru yaklaştırıyorum, birden bir engel hissediyorum elimde.頭部に向けてペンを動かすと 突如 抵抗力を感じることができます このように皮膚を感じることができます
Etlerden çıkan kokuları alıyorum. Proteinden dolayı başım ağrıyor gibi hissediyorum.Saya berkeringat saat makan daging. rasanya seperti mabuk karena protein.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.20년 동안 나가서 뭘 했는지 얘기하기 위해 고향에 돌아온 것 같은 느낌이요.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.20年間西洋で学んできたことを話す気分です 今日は私がしてきたことを少し紹介するために
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Czuję jakbym wracał do domu rozmawiać o tym co robiłem przez 20 lat.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.E' come se tornassi a casa e dovessi parlare di cosa ho fatto per quelli che sono, ormai, vent'anni.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Es ist als wäre ich heimgekommen um darüber zu sprechen, was ich in diesen 20 Jahren in der Ferne getan habe.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Het voelt alsof ik thuiskom om te praten over wat ik elders 20 jaar lang gedaan heb.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.J'ai l'impression de rentre à la maison pour parler de ce que j'ai fait à l'étranger depuis maintenant 20 ans.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Siento como si regresara a casa para hablar sobre lo que he estado haciendo ya durante 20 años.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Simt că mă întorc acasă să vorbesc despre ce am făcut în 20 de ani petrecuţi departe.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Tôi cảm thấy như mình đang trở về nhà để kể về những gì tôi đã làm được trong 20 năm tha hương.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Мне кажется, что я вернулся домой, чтобы рассказать, что я делал эти 20 лет.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.Чувствам се като, че се връщам у дома да говоря за това, което съм правил последните 20 години.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.אני מרגיש שאני שב הביתה כדי לדבר על מה שעשיתי כשלא הייתי כאן ב-20 השנים האחרונות.
Eve, 20 yıldır uzakta neler yaptığımı anlatmaya gelmiş gibi hissediyorum şimdi.أشعر وكأنني عائد إلى الوطن لأتكلم عن ما كنت أفعله بعيداً عن الوطن لمدة عشرين سنة الآن.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Evernote is nu niet alleen meer mijn externe brein, maar het externe brein van mijn hele bedrijf.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.저는 이제 Evernote가 단순히 제 또 다른 뇌라고만 생각하지 않습니다. 이것은 우리 회사 전체의 뇌라고 생각합니다.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Evernote on nyt kuin toiset aivoni, tai koko yrityksemme toiset aivot.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Ich glaube, Evernote ist nicht nur mein virtuelles Gedächtnis, sondern das des ganzen Unternehmens.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Nu er Evernote ikke kun min eksterne hjerne, men hele virksomhedens eksterne hjerne.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Nu känns det som om Evernote inte bara är min externa hjärna, utan hela företagets.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Ora sento che Evernote non è solo una propaggine del mio cervello, ma anche dell'intera azienda.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.Теперь я понимаю, что Evernote — не только моя внешняя память, но и внешняя память всей нашей компании.
Evernote'un yalnızca benim değil sanki tüm şirketimin harici bir beyni olduğunu hissediyorum.人をもっとスマートに、そして生活の効率性と生産性を高めるために Evernote がつくられました
Evet, doktora giidiyorum, kendimi daha iyi hissediyorum.Sí, voy al doctor y me siento mejor.
"Evet, evet, her an hissediyorum.Ano, ano, cítím to pořád.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Da, da, simt asta tot timpul.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Igen, igen, érzem, állandóan.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Ja, gewiss. Ich fühle es die ganze Zeit.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Ja, ja, dat voel ik altijd.
"Evet, evet, her an hissediyorum.Olisin varmaan välittömästi vastannut,
"Evet, evet, her an hissediyorum.Oui, oui, je le sens en permanence.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Sim, sinto-o sempre.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Sì, sì, lo sento sempre.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Sí, sí lo siento todo el tiempo.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Tak, tak, czuję to bez przerwy.
"Evet, evet, her an hissediyorum. Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,"네, 네, 전 항상 느낍니다. 제가 상처받고 혼란스러울 때도 그의 사랑을 느낍니다,
"Evet, evet, her an hissediyorum. Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,Я відчуваю Божу любов, коли мене щось болить чи турбує, я відчуваю утіху і опіку.
"Evet, evet, her an hissediyorum. Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,"כן, כן, אני מרגישה את זה כל הזמן. אני מרגישה את אהבת האל כשרע לי ואני מבולבלת,
"Evet, evet, her an hissediyorum. Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,"نعم ، نعم ، أشعر أنه في كل وقت. أشعر محبة الله عندما أنا أتألم وارتبك،
"Evet, evet, her an hissediyorum. Üzgün ve kafam karışık olduğunda Tanrı'nın bana olan sevgisini hiisediyorum,癒しと労りを感じます なぜ惨事が起こるのか-
"Evet, evet, her an hissediyorum."Vâng, vâng, lúc nào cũng cảm thấy.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Ya, saya merasakannya setiap saat.
"Evet, evet, her an hissediyorum.Νιώθω την αγάπη του Θεού όταν είμαι πληγωμένη και μπερδεμένη, νιώθω παρηγορημένη.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Да, да, чувствам го постоянно.
"Evet, evet, her an hissediyorum."Да-да, я это всегда чувствую.
"Evet, evet, hissediyorum."Ano, ano, věřím.
"Evet, evet, hissediyorum."Da, da, cred.
"Evet, evet, hissediyorum."Ja, ja, dat geloof ik.
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum."Igen, igen, nagyon szeretve érzem magam.
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""Ja, ich fühle mich sehr geliebt."
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""네, 네 믿어요. 사랑 받고 있다고 느낍니다"
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""Oui, je me sens aimée."
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""Sí, sí, me siento muy amada."
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""כן, כן אני מאמינה. אני מרגישה מאד נאהבת."
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum.""نعم ، نعم ، أنا أشعر بحبه جدا."
"Evet, evet, hissediyorum. Kendimi çok sevilmiş hissediyorum."模範解答だったかのように
"Evet, evet, hissediyorum."Kyllä, kyllä.
"Evet, evet, hissediyorum."Sim, sim, acredito.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod