Ana içeriğe geç
Sözlük

hissediyorum ile cümle

hissediyorum kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
12
HARF
5
HECE
8
ORT. KELİME
"Evet, evet, hissediyorum."Sì, sì, è così.
"Evet, evet, hissediyorum."Tak, owszem, wierzę.
"Evet, evet, hissediyorum."Vâng, vâng, tôi tin.
"Evet, evet, hissediyorum."Ya.
"Evet, evet, hissediyorum."Ναι, ναι, το πιστεύω.
"Evet, evet, hissediyorum."Да, да, да.
"Evet, evet, hissediyorum.Да, да, я верю.
"Evet, evet, hissediyorum."Так, так, вірю.
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum."Ano, jak to pustit, protože cítím, že to ubližuje."
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.Kyllä, kuinka päästää irti, koska se tuntuu siltä kuin se aiheuttaisi ikävyyksiä.
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.[Questionneur] Oui, comment lâcher prise, parce que ça semble causer du mal. [M]
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.Sì, come lasciare andare, perché si sente che sta facendo male.
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.Si, como soltar, porque siento que me esta haciendo daño.
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.Yeah, jak puscic, ponieważ to czuje, że wyrządza krzywdę.
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum. Zarar mı veriyor?Ja, hur släppa taget, eftersom det känns som att det skadar. skadar?
Evet, nasıl bırakmalı, çünkü zarar verdiğini hissediyorum.Да, как отпустить, потому что я чувствую что это причиняет вред.
Evet, o derin gücünüzü her yerden hissediyorum ben deJa, jullie grote sterkte Ik voel die vanuit elke hoek
Evet, o derin gücünüzü her yerden hissediyorum ben deOui par vos grandes ondes que nous ressentons depuis d'importe où
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.그런데 지금 정말 이상한 느낌이 들어요. 왜냐하면 손자가 한 말대로 살았거든요. 1주일동안,
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Aber jetzt fühle ich mich sehr unwohl, weil ich genau das erlebe, was Sun Tzu mal sagte.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Ale připadám si divně, protože zažívám to, co jeden týden řekl Sun-c'.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Dar acum mă simt chiar ciudat, pentru că înțeleg ce a spus Sun Tzu odată.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.De nagyon furcsán érzem magam, mert azt élem meg, amit Sun Tzu mondott az egyik héten.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum. Haftanın birinde dedi ki,Ale teraz czuję się dziwnie, bo żyję słowami Sun Tzu, który powiedział:
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.lebo zažívam to isté, čo raz povedal Sun-c'.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Maar nu voel ik me vreemd, omdat ik voel wat Sun Tzu een week geleden zei.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Mais maintenant je me sens vraiment bizarre, parce que je vis ce que Sun Tzu a dit une semaine.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Ma ora mi sento strano perchè provo quel che Sun Tzu ha detto in una settimana.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Mas agora sinto-me muito estranho, porque estou a viver o que Sun Tzu disse numa semana.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Men nu føler jeg mig underligt til mode, fordi jeg lever hvad Sun Tsu sagde en uge.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Men nu så känner jag mig väldigt konstig, för jag lever ut vad Sun Tzu sade en vecka.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Nhưng bây giờ tôi cảm thấy thực sự khó hiểu Bởi vì tôi đang sống với những gì Sun Tzu đã nói một tuần trước
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Αλλά τώρα αισθάνομαι πολύ παράξενα, γιατί ζω αυτό που είπε ο Σαν Τσου.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.И теперь я чувствую себя странно, потому что я живу, как однажды сказал Сунь Цзы.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.Но сега се чувствам странно, защото изживявам това, което Сън Тзу казал една седмица.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.אבל עכשיו אני מרגיש ממש מוזר, בגלל שאני חי מה שסאן-טצו אמר שבוע אחד.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.لكن الآن أحس إحساسا جد غريب، لأن أعيش ما قاله سن تسو أسبوعا واحدا.
Fakat şimdi çok garip hissediyorum, çünkü haftanın birinde dediği şeyi yaşıyorum.なぜなら、孫子の言葉の中に僕は生きているから ある週に孫子はこう言いました
Frankenstein gibi hissediyorum.대응하여 충분한 보상을 받을 수 있다고
Frankenstein gibi hissediyorum. Ve bu örgütün yaratýlmasýna yardým ettiysem, eleţtirebilirim diye düţünüyorum.lorsque les pratiques seront appliquées et qu'un changement réel sera fait sur le terrain.
Giderek daha çok insanın seçim yılında neler olacağını görmek için sabırsızlandığını hissediyorum心待ちにしている人が どんどん増えると思っています。 私たちが抱えている問題の中には
Giulio hakkında neler mi hissediyorum?Ce que je ressens pour Giulio?
Giulio hakkında neler mi hissediyorum?[Tommaso] cosa provo per Giulio? [Tommaso] Beh
Giulio hakkında neler mi hissediyorum?[Tommaso] Co właściwie czuję do Giulio? [Tommaso]
Giulio hakkında neler mi hissediyorum?Какво чувствам към Джулио?
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGOR De må tage det i forstand, at føle det.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY De måste ta det i betydelsen att känna det.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Devono prenderlo nel senso che si sente.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Ei trebuie să-l luaţi în sensul că se simt.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Eles devem tomá-lo no sentido de que sentir isso.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Heidän on otettava se mielessä, että tunnet sen.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.Gregory Họ phải mang nó trong ý nghĩa mà cảm thấy nó.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Ils doivent le prendre en ce sens qu'elle se sentir.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY jih mora sprejeti v smislu, da čutijo.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.Gregory kell venniük, hogy az értelemben, hogy érzem.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.Gregory Mereka harus mengambil dalam arti bahwa merasakannya.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Musí si to v tom smyslu, že to cítím.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Musí si to v tom zmysle, že to cítim.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Se debe tomar en el sentido de que se siente.
GREGORY hissediyorum bu anlamda ele almamız gerekir.GREGORY Sie müssen es in Sinn nehmen, dass es fühlen.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod