hissediyorlar ile cümle

hissediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .Вони не знали, що відбувається і тому, вони відчували загрозу.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .何が起こっていたのか、何がヨーロッパを脅かそうとしていたのか、 知る由はありませんでした。 実際には、
Çünkü insanlar bazen ... tek başlarına olduklarında yalnız hissediyorlar ve şöyle düşünüyorlar:Denn die Leute denken manchmal... wenn sie keinen Partner haben, fühlen sie sich ein wenig einsam und glauben:
Çünkü insanlar bazen ... tek başlarına olduklarında yalnız hissediyorlar ve şöyle düşünüyorlar:Parce que les gens, s'il sont célibataires, ils se sentent parfois un peu seuls et ils pensent :
Çünkü insanlar bazen ... tek başlarına olduklarında yalnız hissediyorlar ve şöyle düşünüyorlar:Protože lidé někdy, pokud jsou nezadaní, cítí se trochu osamělí a myslí si:
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.C'est quelque chose qu'ils se sentent poussés à faire car ils s'y intéressent.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.E ceva ce ei se simt datori să facă doar pentru că le pasă.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.E' qualcosa che sono spinti a fare perché ci credono.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Es algo a lo que se sienten obligados a hacer porque se preocupan.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Es ist etwas, wozu die Leute sich berufen fühlen, weil ihnen das Produkt am Herzen liegt.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Het is iets waartoe ze zich gedreven voelen omdat ze er om geven.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Jest to coś, co muszą robić, ponieważ się o to troszczą.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.그들이 관심이 있기 때문에 꼭 해야만 할 것 같다고 느끼는 것들입니다.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Một điều gì đó họ cảm thấy buộc phải làm vì họ quan tâm tới nó.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Είναι κάτι που νοιώθουν ότι πρέπει να κάνουν γιατί νοιάζονται γι' αυτό.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Това е нещо, което те усещат подтик да правят, защото ги е грижа за него.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Це щось таке, до чого вони відчувають потребу, бо їм не все одно.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.Это то, что они чувствуют себя обязанными сделать, потому что они заботятся о ней.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.זה משהו שהם מרגישים צורך לעשות בגלל שאכפת להם.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.أنه شئ يشعرون أنهم مضطرون للقيام به لأنهم يهتمون بها.
Değer verdikleri için yapmaları gerektiğini hissediyorlar.それ故に行動に駆り立てられるのです 彼らは「対荒らし部隊」という
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?Czasem myślę co czuły kiedy były zabijane?
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?Não, porque, às vezes, penso... ...o que será que sentiam quando os estavam a matar?
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?Ne, včasih razmišljam... o čem so razmišljali, ko so jih ubijali.
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?Penso a... cosa provavano quando stavano per essere ammazzate?
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?Σκέφτομαι... τι να ένοιωθαν όταν τις σκότωναν;
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?חושבת מה הן הרגישו ,כאשר הרגו אותן
Düşünüyorum da... Ne hissediyorlardı, bilirsiniz, öldürülürken ne hissediyorlardı?なぜかって
Eziliyor, kendilerini güçsüz hissediyorlar.Si sentono molto sopraffatti, impotenti...
Görmediğiniz için şanslısınız. İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Az emberek elveszve érzik magukat.
Görmediğiniz için şanslısınız. İnsanlar bunalmış hissediyorlar.La gente se siente abrumada.
Görmediğiniz için şanslısınız. İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Mensen voelen zich overweldigd.
Görmediğiniz için şanslısınız. İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Хората се чувстват претоварени.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Alla går samman, och de känner att de äger banken, för att de har fört in pengarna.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Iedereen doet mee, en ze voelen dat als hun eigen bank, omdat ze zelf het geld hebben ingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Jeder macht mit, und sie empfinden sie besitzen die Bank, denn sie haben das Geld eingebracht.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Každý se účastní, a cítí se, jako kdyby měli vlastní banku, protože to jsou oni, kdo peníze přináší.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.모두가 동참하고 있고요. 그들은 자기들이 은행을 소유하고 있는 것 같다고 느끼죠. 왜냐면 스스로 돈을 벌어오기 때문입니다.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mindenki részt vesz, és úgy érzik, hogy övék a bank, mert ők hozták be a pénzt.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Mọi người tham gia vào và họ cảm thấy như là họ sở hữu ngân hàng, vì họ mang tiền vào đó.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Semua orang bergabung, dan mereka merasa memiliki bank itu karena mereka membawa uang mereka masuk.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Toată lumea se alătură, și simt că dețin banca, pentru că au contribuit cu bani.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos aderem e sentem que são donos do banco, porque arranjaram dinheiro para ele.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Todos participan y sienten que son dueños del banco porque han puesto el dinero allí.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tout le monde nous rejoint et ils ont l'impression de posséder la banque, car ils y ont investi de l'argent.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Tutti partecipano e sentono di essere proprietari della banca, perchè vi hanno portato i loro soldi.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Wszyscy pracowali i czuli, że są właścicielami banku, bo sami wnieśli pieniądze.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Όλοι συμμετέχουν, και νιώθουν ότι τους ανήκει η τράπεζα, επειδή έφεραν τα λεφτά.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.Все присоединились, и они чувствовали, что владеют банком, потому что они приносили деньги.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.כולם משתתפים, הם מרגישים שהם הבעלים של הבנק, בגלל שהם מכניסים את הכסף פנימה.
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.والجميع شارك بهذا والجميع شعر انه يملك البنك لانه ساهموا في مدخولاته
Herkes sisteme dahil, ve kendilerini bankanın sahibi gibi hissediyorlar, çünkü parayı getiren onlar.誰もが 自分が銀行の所有者であると考えています 貯蓄があるんですから お金を借りる前に 学ぶことが必要となっています
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Als mensen Alex mijn woorden horen uitspreken, ervaren ze dan een ontkoppeling?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Amikor az emberek hallják Alexet kimondani a szavaimat, törést éreznek?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Când oamenii aud vocea Alex pronunțând cuvintele mele, oare se simt mai detașați?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Kalau orang mendengar Alex mengucapkan kata-kata saya, apa mereka mengalami ketidakterhubungan?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Když lidé slyší, jak Alex hovoří má slova, cítí odcizení?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Khi người ta nghe Alex phát ra những từ ngữ của tôi, họ có bị ngắt quãng không?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Kiedy ludzie słyszą, jak Alex wypowiada moje słowa, czy czują się ode mnie odcięci?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?알렉스가 입력된 단어들을 읽는 동안, 서로간의 교감이 끊어진다고 느낄까요?
İlgili Sayfalar