hissediyorlar ile cümle
hissediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
10
ORT. KELİME
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quand les gens entendent Alex dire mes paroles, est-ce qu'ils sont déconnectés?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quando as pessoas ouvem o Alex a dizer as minhas palavras, terão uma sensação de distanciamento?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Quando la gente sente Alex pronunciare le mie parole, avverte uno scollamento?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Si la gente oye a Alex pronunciar mis palabras, ¿sienten una desconexión?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Wenn andere Menschen Alex hören, wie er meine Worte spricht, erleben sie das als gestörte Kongruenz?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Όταν οι άνθρωποι ακούν τον Άλεξ να λέει τα λόγια μου, αισθάνονται αποσυνδεδεμένοι;
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когато хората чуят Алекс да изговаря моите думи, дали изпитват отчуждение?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?Когда люди слышат, как Алекс произносит мои слова, чувствуют ли они несоответствие?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?כשאנשים שומעים את אלכס אומר את המילים שלי, האם הם חווים את הניתוק?
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?عندما سمع الناس أليكس يتحدث بكلماتني هل يحدث هذا " فراغاً " بين المتحدث والمتلقي ؟
İnsanlar Alex'in kelimelerimi okuduğunu duyduklarında bir kopukluk hissediyorlar mı?私との繋がりを感じるでしょうか? それとも 隔たりや距離を
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.As pessoas sentem-se esmagadas.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.La gente si sente sopraffatta.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Les gens ont le sentiment d'être dépassés.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Ludzie czują się przytłoczeni.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Mọi người đang cảm thấy ngộp.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar. Teknolojinin çok fazla ve çok hızlı olduğunu düşünüyorlar.Die Menschen fühlen sich überfordert, ihnen ist die Technologie zu viel, zu schnell.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar. Teknolojinin çok fazla ve çok hızlı olduğunu düşünüyorlar.그들은 너무 빠르고 많은 기술에 좌절해 있었습니다
İnsanlar bunalmış hissediyorlar. Teknolojinin çok fazla ve çok hızlı olduğunu düşünüyorlar.אנשים מרגישים המומים. הם מרגישים שזה יותר מדי טכנולוגיה, יותר מדי מהיר.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar. Teknolojinin çok fazla ve çok hızlı olduğunu düşünüyorlar.الناس يشعرون بالضغط الشديد. يشعرون بأن التكنلوجيا تتراكم عليهم و بسرعة.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar. Teknolojinin çok fazla ve çok hızlı olduğunu düşünüyorlar.いいテクノロジーなのかもしれませんが
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Οι άνθρωποι αισθάνονται πως κατακλύζονται.
İnsanlar bunalmış hissediyorlar.Люди ошеломлены.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.As pessoas sentem-se como coisas. Acabou de aparecer um alarme no meu ecrã.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.Az emberek úgy érzik -- OK, feljött egy hibaüzenet a képernyőre. Jó, hogy Önök nem látják...
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.사람들은 요즘 .. 어라. 화면에 경고문이 떴네요. 큰 화면엔 안 보여요
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.La gente siente que las cosas - OK Tengo una alarma saliendo en mi pantalla. Por suerte no la pueden ver.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.Mensen voelen vaak -- Oké, een alarmmelding op mijn scherm.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.Людям кажется, что вещи — подождите, у меня тут выскочила напоминалка. К счастью, вы её не видите.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.Хората чувстват, като че ли нещата -- ОК, Тъкмо ми излезе аларма на екрана. За щастие не можете да я видите.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.אנשים מרגישים כאילו שהדברים -- אוקיי, בדיוק הייתה לי אזעקה במסך שלי. מזל שלא יכולתם לראות אותו.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.الناس يشعرون بأن الأمور-- حسنا لقد ظهر على الشاشة منبه. لحسن الحظ أنتم لا تستطيعوا رؤيته.
İnsanlar kendilerini şey gibi hissediyorlar -- Peki, az önce ekranımda bir uyarı çıktı.警告のポップアップが出ていました プロジェクターに映してなくて良かった みんな圧倒されています テクノロジーが多すぎ 変化が早すぎるとみんな感じています
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.A nők krónikusan sokkal gyengébbnek érzik magukat, mint a férfiak, úgyhogy ez nem meglepő.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Kobiety stale czują się słabsze od mężczyzn, dlatego nie jest to niespodzianką.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Kronično se počutijo šibkejše od moških, tako da to ni presenetljivo.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Kvinder føler sig kronisk mindre stærke end mænd, og dette overrasker ikke.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Las mujeres se sienten siempre más débiles que los hombres; así que no nos sorprende.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Le donne si sentono cronicamente meno forti degli uomini, quindi non sorprende.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Les femmes se sentent chroniquement moins puissantes que les hommes, alors ce n'est pas surprenant.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Normalmente, as mulheres sentem menos poder do que os homens, pelo que isto não causa surpresa.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Wanita selalu merasa lebih lemah daripada pria, jadi hal ini tidak mengejutkan.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Ženy sa dlhodobo cítia menej mocné než muži, takže to nie je prekvapujúce.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Ženy se dlouhodobě cítí méně mocné než muži, takže to není překvapující.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Οι γυναίκες διαχρονικά αισθάνονται λιγότερο ισχυρές από τους άνδρες, δεν μας κάνει εντύπωση αυτό.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Жените постоянно се чувстват по-слаби от мъжете, така че това не е изненадващо.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Жінки постійно відчувають себе слабшими за чоловіків, тож нічого дивного.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar. Bu şaşırtıcı değil.Они постоянно ощущают себя слабее мужчин, это неудивительно.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.Femeile se simt cronic mai puţin puternice decât bărbaţii.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.Frauen fühlen sich ständig weniger mächtig als Männer.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.He tuntevat itsensä miehiä voimattomammiksi.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.여자들은 남자들보다 만성적으로 힘이 덜센 것으로 느낍니다.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.Kvinnor känner sig konstant mindre kraftfulla än män.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.Vrouwen voelen zich chronisch minder krachtig dan mannen.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.פחות בעלות עוצמה מאשר גברים,
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.النساء يشعرون بشكل دائم بأنهن اقل قوة وسلطة من الرجال.
Kadınlar, müzmin bir şekilde, kendilerini erkeklere kıyasla daha güçsüz hissediyorlar.驚くことでもないでしょう でも もう1つ気付くのは
Kalplerinde mi hissediyorlar yoksa bu sadece beyinleri ile ilgili bir durum mu?Czy czują go sercem, czy tylko głową?
Kalplerinde mi hissediyorlar yoksa bu sadece beyinleri ile ilgili bir durum mu?És hogy érzelmeket vált ki belőlük, vagy csak intellektuálisan értékelik.
Kalplerinde mi hissediyorlar yoksa bu sadece beyinleri ile ilgili bir durum mu?Est-ce qu'il le ressent avec son cœur ou est-ce uniquement cérébral ?
İlgili Sayfalar