hissediyorlar ile cümle
hissediyorlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mais ils ressentent toujours la souffrance des Égyptiens.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mas eles também sentem a dor dos egípcios.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Ma sentono comunque le sofferenze degli egiziani.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Men de känner ändå egyptierns smärta.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mimo tego łączą się z Egipcjanami w bólu.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Nhưng họ vẫn luôn cảm thấy nỗi đau của người Ai cập.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Pero aún así sienten dolor por los egipcios.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Tapi mereka masih merasakan rasa sakit rakyat Mesir lain.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Αλλά παρόλα αυτά νιώθουν τον πόνο του Αιγύπτιου.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Но все пак те чувстват болката на египтяните.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Но они сопереживает тому, что чувствуют египтяне.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.אבל בכל זאת הם חשים את כאבם של אנשי מצרים.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.ولكن كان العامل المشترك هو إحساسنا بآلام المصريين
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.私たちの多くは
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Cu alte cuvinte, pestii sunt organisme simtitoare, deci este normal sa simta durerea.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Dengan kata lain, ikan adalah organisme yang berkesadaran, jadi sudah tentu mereka dapat merasakan sakit.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.In altre parole i pesci sono organismi senzienti e pertanto provano dolore.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Más szavakkal, a halak érzõ lények, így természetesen éreznek fájdalmat.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Med andra ord, fiskar är kännande organismer, så självklart känner de smärta.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Mit anderen Worten, Fische sind empfindungsfähige Organismen, natürlich empfinden sie dann Schmerz.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.Με άλλα λόγια, τα ψάρια είναι οργανισμοί που αισθάνονται, άρα φυσικά νιώθουν πόνο.
Bir baska deyisle, baliklar sezgili hayvanlar, elbette ki aciyi hissediyorlar.במילים אחרות, ,הדגים הם אורגניזמים חשים .אז כמובן שהם מרגישים בכאב
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Cu alte cuvinte, pestii sunt organisme simtitoare, deci este normal sa simta durerea.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Dengan kata lain, ikan adalah makhluk Organisme, jadi tentu saja mereka Merasa sakit.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.En d'autres termes les poissons sont des etres sensibles, qui bien sûr ressentent la douleur.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.In altre parole i pesci sono organismi senzienti e pertanto provano dolore.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Innymi słowy: ryby odbierają bodźce, więc oczywiście odczuwają także ból
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Jinými slovy, ryby jsou vnímající stvoření; je samozřejmé že cítí bolest.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.los peces sí sienten. Por supuesto que les duele.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Más szavakkal, a halak érzõ lények, így természetesen éreznek fájdalmat.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Med andra ord, fiskar är kännande organismer, så självklart känner de smärta.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Mit anderen Worten, Fische sind empfindungsfähige Organismen, natürlich empfinden sie dann Schmerz.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Toisin sanoen kalat ovat tuntevia eliöitä, joten tietysti ne tuntevat kipua.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Z drugimi besedami, ribe so čuteča bitja in normalno da občutijo bolečino.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Με άλλα λόγια, τα ψάρια είναι οργανισμοί που αισθάνονται, άρα φυσικά νιώθουν πόνο.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.Другими словами, рыбы - разумные организмы, так конечно они чувствуют боль.
Bir başka deyişle, balıklar sezgili hayvanlar, elbette ki acıyı hissediyorlar.,במילים אחרות הדגים הם אורגניזמים חשים, אז כמובן שהם מרגישים בכאב.
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Ať si lidé, dělají co chtějí. Mají z toho dobrý pocit."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Deja a la gente hacer lo que quieran. Los hace sentir bien."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Hadd csinálja mindenki, amit akar, ettől jól érzi magát."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."그리고 말합니다. "네가 뭔 상관이냐? 자기 맘대로 하게 내버려 둬." "그렇게 하면 기분이 좋다잖아."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Laat de mensen toch doen. Ze voelen er zich goed bij."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Laisse les gens faire ce qu'ils veulent. Ils se sentent bien."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Lasă oamenii să facă ce vor, îi face să se simtă bine."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Lascia che la gente faccia quello che vuole. Li fa stare bene."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Lass die Leute doch machen, was sie wollen. So fühlen sie sich gut."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Nechaj ľudí nech robia čo chcú. Majú z toho dobrý pocit."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar.""Porque é que se preocupa? Deixe as pessoas fazerem o que querem. "Elas sentem-se bem".
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Pozwól innym decydować za siebie, to sprawia, że czują się lepiej."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Остави хората да правят каквото си искат. Това ги кара да се чувстват добре."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."Пусть люди делают, что хотят, раз им это нравится".
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."והם אומרים, "מה אכפת לך? תן לאנשים לעשות מה שעושה להם טוב."
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."قائلين , " لماذا تهتم ؟ دعْ الناس تفعل ما يريدون . إنه يجعلهم يحسون إحساس جيد . "
Bırak insanlar ne istiyorlarsa nasıl iyi hissediyorlarsa öyle yapsınlar."そうしたいというのだから」 いいですか 間違っています
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .그들은 무슨 일이 일어나고 있는지 확신할 수 없었습니다. 그들은 위협 받고 있다고 생각하기 시작했지요.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .Neorientovali se dost dobře v tom, co se dělo, a začínali se cítit ohrožení.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .Nie byli pewni, do czego to zmierza i zaczęli czuć się zagrożeni.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .Non erano sicuri di cosa stesse succedendo e cominciarono a sentirsi minacciati.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .Ze wisten niet wat er aan de hand was en voelden zich bedreigd.
Bu güçler tam olarak ne işler döndüğünü anlayamamış ve kendileri tehdit altında hissediyorlardı. .А сега е тя е паметник в памет на всички войници, загинали за Франция.
İlgili Sayfalar