Ama şuanda sadece çok iyi bir eğlendirici olduğumu hissediyorum.Ale cítím, že právě teď jsem prostě jen dobrý bavič.
Ama şuanda sadece çok iyi bir eğlendirici olduğumu hissediyorum.Αλλά νιώθω απλά ένας καλός διασκεδαστής προς το παρόν.
Ama şuanda sadece çok iyi bir eğlendirici olduğumu hissediyorum.Но я чувствую, что я просто очень хороший артист сейчас.
Ama yapmanız gereken ilk şey, sadece memnun hissediyorum mesafe, eğer bu doğruysa o 2a eşit.Ma la prima cosa da fare è giusto sentirsi soddisfatti che la distanza, se questo è vero, che è uguale a 2a.
Ama yapmanız gereken ilk şey, sadece memnun hissediyorum mesafe, eğer bu doğruysa o 2a eşit.لكن اول شيئ يجب فعله هو ان تشعر بالرضا عن المسافة، اذا كانت صحيحة، حيث ستساوي 2a
Ama yapmanız gereken ilk şey, sadece memnun hissediyorum mesafe, eğer bu doğruysa o 2a eşit.この場合の距離が、 実際に2 a と同じであることを 調べます。 簡単な方法は
Ancak buradaki parayı legal olmayan yollardan ele geçirdiklerini hissediyoruz.Ale je tam takový reálný pocit z těch peněz, že se tam nedostaly legálně.
Ancak buradaki parayı legal olmayan yollardan ele geçirdiklerini hissediyoruz.Відчувається, що ці гроші отримані незаконним шляхом.
Ancak, kendimi yüzey yapısını anlayabilecek kadar çok dodo iskeleti fotoğrafına bakmış gibi hissediyordum.어쨌든, 전 충분히 많은 도도새 사진을 봤다고 생각했거든요. 그래서 그 해부학적 구조를 충분히 이해하고 그걸 만들어낼 수 있을거 같았어요.
Ancak, kendimi yüzey yapısını anlayabilecek kadar çok dodo iskeleti fotoğrafına bakmış gibi hissediyordum.Uznałem jednak, że widziałem tyle zdjęć czaszki dodo, że dam radę zrozumieć topologię i może ją zreplikować.
Ancak, kendimi yüzey yapısını anlayabilecek kadar çok dodo iskeleti fotoğrafına bakmış gibi hissediyordum.骨の形もよく把握していたし レプリカを作れるのでは と思ったんです つまり そこまで難しくないんじゃないかと
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Ahol a passzív 'befogadó' viszont nem végzi el az előrejelzést, így teljességgel érzékeli a csapást.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Alors que le récipient passif, ne faisant pas de prédiction, ressent la pleine force.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Ao passo que o recetor passivo, sente a pancada com toda a força.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Bierny odbiorca tego nie przewiduje i odczuwa pełny cios.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.De passieve ontvanger echter maakt deze voorspelling niet en voelt de klap in zijn volle kracht.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Hoci pasívny príjemca rany nič nepredpovedá - a cíti ranu naplno.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Kdežto pasivní příjemce rány žádnou předpověď nečiní - a cítí náraz v plném rozsahu.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.수동적인 수령인이 예측을 만들지 않는데 비해, 느낌은 충분히 거셉니다.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Mentre il destinatario passivo non fa previsioni, sente tutta l'intensità della botta.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Mientras que el receptor pasivo no hace la predicción y siente el golpe de lleno.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Pe când cel pasiv nu face predicția, ci simte lovitura din plin.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Trong khi đứa bị đánh thụ động không dự đoán, cảm nhận trọn vẹn lực của cú đánh.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Während der passive Empfänger die Vorhersage nicht macht, und die volle Stärke fühlt.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.Όπου ο αποδέκτης δεν κάνει την πρόβλεψη, και αισθάνεται όλο το πλήγμα.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.А в то время пассивный получатель не делает прогнозы и чувствует полный удар.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.От друга страна пасивният приемател не прави това предсказание и усеща целия удар.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.У той час як пасивний отримувач не робить передбачення і відчуває повний удар.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.בעוד שהסופג הפסיבי אינו עושה חיזוי ולכן מרגיש את מלוא העוצמה.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.في حين أن المتلقي السلبي لا يقوم بعمليّة التنبؤ، ويشعر بالضربة كاملة.
Ancak vuruşu hisseden pasif kişi böyle bir tahmin yapmıyor ve vuruşu tamamiyle hissediyor.予想がないので全ての力を感じることになります つまり同じ力でたたき返すと
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Aber sie fühlen trotzdem noch den Schmerz der Ägypter.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Ale stále cítia bolesť Egypťanov.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Dar tot simt durerea egiptenilor.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.De ettől függetlenül is érzik az egyiptomiak fájdalmát.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.하지만 여전히 그들은 이집트인의 고통을 느끼고 있습니다.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Maar toch voelen ze de pijn van de Egyptenaar.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mais ils ressentent toujours la souffrance des Égyptiens.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mas eles também sentem a dor dos egípcios.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Ma sentono comunque le sofferenze degli egiziani.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Men de känner ändå egyptierns smärta.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Mimo tego łączą się z Egipcjanami w bólu.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Nhưng họ vẫn luôn cảm thấy nỗi đau của người Ai cập.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Pero aún así sienten dolor por los egipcios.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Tapi mereka masih merasakan rasa sakit rakyat Mesir lain.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Αλλά παρόλα αυτά νιώθουν τον πόνο του Αιγύπτιου.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Но все пак те чувстват болката на египтяните.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.Но они сопереживает тому, что чувствуют египтяне.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.אבל בכל זאת הם חשים את כאבם של אנשי מצרים.
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.ولكن كان العامل المشترك هو إحساسنا بآلام المصريين
Ancak yine de, Mısırlıların acısını hissediyorlar.私たちの多くは
Andre Luiz. Sonra bunu açıklarlar. Neden hala böyle acı hissediyorsun?Vậy giải thích xem... ...tại sao tôi vẫn thấy đau khổ?
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Het tweede was: ze hoort hier wel thuis!
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Ich fühle mich nicht mehr so, aber sie schon, und ich konnte das nachvollziehen.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Já não sinto aquilo, mas ela sente, e eu sei qual é essa sensação.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Jeg føler ikke sådan mere, men hun gør, og jeg kender den følelse.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Je ne ressens plus ça, mais elle si, et je comprends cette impression.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Już się tak nie czuję. Ona się tak czuje, a ja już nie.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.저는 더 이상 그런 느낌을 갖지 않았지만 그 학생이 어떤 기분인지 알고 있었죠.
Anladığınız üzere, eskisi gibi hissetmiyorum, fakat o öyle hissediyor ve onun hislerini anlayabiliyorum.Már nem érzem azt, de ő igen és én megértem az ő érzését.