Ana içeriğe geç
Sözlük

hissediyor ile cümle

hissediyor kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.上司に信頼されること。
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.彼はとても敏捷で、せわしげであった。
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.これが私の生涯の悔いである」と語っている。
2012 yılında dünyada kendi yolunu bulacağını hissediyorum.2012年君の云う通りを立ち上げる。
Onun kariyerindeki ilerlemesini kendim gibi hissediyorum." dedi.彼のキャリアについても相談に乗ったりしているんだ」とのこと。
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.しかし彼らは気が付いていた。
Nisan 2011 yılında "Ben kendimi yüzde yüz Ukraynalı hissediyorum" şeklinde konuştu.2011年8月9日は「百年住宅」と言う具合。
Benden beklenen şeyi yapmak için gereken gücü bulacağımı hissediyorum."」と思わせるほどの実力を有する。
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.時々ほぼ完全に干上がる。
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.市民の多くは街を離れ二度と戻らなかった。
Wolff HuffPost Live'a konuşarak, "Bu heyecan verici, kendimi gerçekten şanslı hissediyorum.ウルフはハフポスト・ライブにおいて、「僕はとても幸運だったよ。
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.死ぬほど淋しいところだと聞いている。
Sizi hissediyorum, aynı şekilde hissediyorum ve bu normal.'私がレースを見て感じたことは、皆さんが感じたこととたぶん同じだと思いますよ」と語った。
"Biliyordum sanki bir gün bunun olacağını ve kemiklerime kadar hissediyordum ama hala öğrenilecek çok şey var.スタートして少しでも出ていたらまくるつもりだった」「今節は少しでも勉強できればと思っていたけど、先輩たちの勢いとか感じるものはあった。
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.クラシック音楽の指揮者も同様である。
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?はぁとふるCafe』で使用された曲の1つ『How are you ?
Kendimi nedense geceleri daha iyi hissediyorum.私はなぜか夜の方が元気だ。
Yarının son gün olduğunu düşündükçe yalnız hissediyorum.明日が最終日だと思うと寂しいなあ。
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?相距上次製作專輯的主打歌的PV已為八年前的第三張原創專輯How's it going?
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.想成為一位音樂家。
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.膺象服以延厘。
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.他把我变得有点疯了。
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.現為個人歌手。
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.我有一种宾至如归的感觉。
(Nasıl hissediyorsunuz) Sufiĉe bone. = Yeterince iyi.例:好显好啊(非常好)。
İyi hissediyorum ve moralim yerinde.我感觉良好,精神状态良好。
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.失业期间,王甲乙多次躲在厕所内痛哭,幸而在母亲鼓励下,找到几份兼差工作。
Ama kendimi böylede iyi hissediyorum.此乃天赉我令胤乎。
Ve bu hiç önemli değil, çünkü çok eğleniyorsundur ve yine 15 yaşındaymış gibi hissediyorsundur.」而被友人訕笑,為她在15歲時一生最難為情的事。
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.不過已經慢慢瀕臨滅絕。
Artık gerilemeye başladığımı hissediyordum.前田勢於是開始進攻。
Ben hâla kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.吾太公望子久矣。
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.導演描寫她是「一個心胸開闊,想探索和冒險世界的人,但是卻感覺她做不到」。
Ben de sizin gibi hissediyorum."“"나도 그분처럼 살겠습니다"”.
Kendimi iyi hissediyorum.기분 좋은데요.
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".난 내가 다른 세상에 있던 것 같은 느낌이 들었습니다."
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.그들은 육체적으로, 정신적으로 헤매이게 되었다.
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?Как си? (kák si) 깍 씨 →어떻게 지내니?
Wolff HuffPost Live'a konuşarak, "Bu heyecan verici, kendimi gerçekten şanslı hissediyorum.울프는 허프포스트 라이브에서 "나는 흥분되며 운이 좋아요.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.느리기 때문에 쉬엄쉬엄 가는 거지.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.명계에서는 누구도 한번 가서 돌아올 수 없었다.
Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum" der.“이 세상에 없어서 아쉬운 사람, 이문구”.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.감동한 듯 그녀는 일순 부드러워진다.
(Nasıl hissediyorsunuz) Sufiĉe bone. = Yeterince iyi.과분하지만 기분은 좋네요””.
Vangelis bu konuda "Ben bunun daha verimli ve ilginç olduğunu hissediyorum.밀리어스는 이런 작명에 찬성하며 "전 너무나 큰 과찬과 명예를 받았습니다.
Kendini nasıl hissediyorsun?어떻게 느꼈어요?
Ülkem uğruna hapse girdiğim için kendimi iyi hissediyorum."차라리 제가 감옥에 가 있는 것이 더 편할 것 같습니다”.
"Şanslıyız ama biz de baskı hissediyoruz".저는 압박감이 느껴진 다는 것은 알지만, 저는 이와 기꺼이 마주칠 준비가 됐습니다."
Takım arkadaşlarına "Ölmek üzereymişim gibi hissediyorum" dedi.집에 갑시다" 솔직히 곧 죽는다고 생각하였다.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.신뢰 - 내담자에게 신뢰감을 줄 수 있어야 한다.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.난 그냥 미쳐 죽었을테지.
Bu Chapman'nın bir stüdyo albümü için ilk çalışmasıydı fakat Swift aralarında bir kimya olduğunu hissediyordu.הייתה זו הפעם הראשונה שבה הקליט צ'פמן אלבום אולפן, אולם סוויפט הרגישה שיש ביניהם את הכימיה הנכונה.
Ben de sizin gibi hissediyorum."אף אני איני כך עמכם."
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.בתקופה זו הפך לזמר מפורסם.
(Hatta sık olarak yanlış yorumlanmış "Kendini şanslı hissediyor musun serseri?")("האם אתה מרגיש בר מזל, פרחח?")
Kendimi iyi hissediyorum.אמנם אני מרגיש חיים.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.אנחנו במצב פיזי ונפשי גרוע.
Ama şurası kesindi ki, Rollet kendini bir kurt gibi hissediyordu.מאילך, לורנס הופך לסירוגין לאיש זאב.
O çok fazla çalışıyor, bu nedenli suçlu hissediyorum.ראיתי מה הוא עושה, וזה פשע.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.זמן-מה לאחר מכן שבה הנסיכה וביקשה מים, ושוב סירבה המשרתת לשרת אותה.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod