İyi hissediyorum, moralim yerinde.Husk, at du er dødelig.
Jackson yıllar sonra bu süreç için: "Evimizde bile kendimi yalnız hissediyordum.Sangeren blev meget ulykkelig i den periode: Jackson forklarede: "Selv derhjemme er jeg ensom.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Medvirker som musiker på samme.
Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum" der.Jeg tænkte:” Der kan ikke være nogle i denne verden der ikke har haft denne følelse.”
(Hatta sık olarak yanlış yorumlanmış "Kendini şanslı hissediyor musun serseri?")Well, do ya, punk?" (ofte fejlagtigt gengivet som "Do you feel lucky, punk?").
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.Det har gjort, at den bliver betragtet som ukrudt.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Det føltes som om, at jeg var ved at dø indeni.
Ben bir şey hissediyorum.Jeg føler noget.
Sıcak hissediyorum.Jeg har det varmt.
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.Hun vil utforske og oppleve verden, men hun tror ikke det kommer til å skje».
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.På sistnevnte medvirker han selv som sanger.
Ama yine de mutsuzdu ve kendini sahnede daha rahat hissediyordu.Enda mer uakseptabelt var hennes ønske om selv å stå på scenen.
Ve bu hiç önemli değil, çünkü çok eğleniyorsundur ve yine 15 yaşındaymış gibi hissediyorsundur.Man regnet ikke med at han kom til å leve opp, og han ble sengeliggende fra han var 15.
İki genç de yaşadıkları için kendilerini çok şanslı hissediyorlardı.De ble trolovet mens de begge var svært unge.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Materiell og mental virkelighet.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.Stilen regnes som utdødd.
Sarışınken kendimmişim gibi hissediyorum."Når du er blond, så opplever du at folk har lavere forventninger."
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Det samme synet fortolker også kirkens rolle.
Çünkü kendimi esarette hissediyorum.Personlig er jeg lamslått.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Ia akan mati perlahan-lahan.
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Aku ingin penggemar melihat foto ini dan mereka berkata, 'Aku seperti merasakan apa yang dia rasakan.'"
Kendini çok daha rahat hissediyor çünkü artık kendini tanıyor.Ia pun semakin bersedih, karena ia hidup sendiri.
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.Saya berada pada bidang yang khusus.
Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum" der.Saya rasa patung ini tidak ada duanya di dunia ini. "
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.Terkadang ia tampak dekat dengan Mari.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Dengan mulai secara psikologis dan fisik.
Bunu dinleyen binlerce insan “Hissediyoruz!"Ribuan Masyarakat Dayak Dukung Jokowi-Ma'ruf Amin".
Kendini nasıl hissediyorsun?Bagaimana perasaanmu sekarang?
Google'ın Kendimi Şanslı Hissediyorum™ özelliği ile uygun makaleyi bulur.Kelebihan Google Video adalah kemampuan pencariannya yang lebih baik.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Saat ini dirinya menjadi penyanyi solo.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Mereka mempersiapkan diri untuk tidak akan pernah bisa pulang.
Ben hâla kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.Aku merasa tidak pantas.
Şu anda senin varlığını hissediyor, seni bulması an meselesi."Sekarang ini kamu mengenal Dia dan kamu telah melihat Dia."
Ama şurası kesindi ki, Rollet kendini bir kurt gibi hissediyordu.Esoknya, Emily berasumsi bahwa Wolf adalah pelakunya.
Mvusi yabancı paranın Afrikalıların kendi gerçek öykülerini anlatmalarına engel olduğunu hissediyordu.Mvusi cảm thấy rằng hàng triệu đồng tiền nước ngoài đang ngăn người châu Phi kể câu chuyện của chính họ.
Ben de sizin gibi hissediyorum."Tôi như tất cả mọi người thôi."
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.Và cô ấy muốn được phiêu lưu và khám phá thế giới, nhưng cô ấy rằng điều đó khó có thể xảy ra."
İşte bu yüzden kendimi hep dışlanmış ve mutsuz hissediyordum.Vì vậy mình đã luôn xuất hiện với sự mệt mỏi và thất vọng.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Tôi cảm động đến rơi lệ.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Anh còn là một nhạc sĩ.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Nhiều lúc tôi cứ ngỡ mình sẽ chết đi.
Gagarin tekrarlar: "Çok iyi hissediyorum.Gaga miêu tả: "Cứng thật đấy.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Một số đã không bao giờ có thể trở về nhà.
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.Thực tế việc này nhiều khi rất khó.
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.Tôi thấy họ cũng tự trọng.
Swift daha sonra bununla ilgili "Kaçma zamanının gerçekten geldiğini hissediyordum." demiştir.Swift nhớ lại: "Tôi cảm thấy như mình sắp hết thời gian.
Ben hâla kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.Trong khi đó tôi lại là người hay cả nể.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Vì vậy Tôn Quyền tín nhiệm ông.
Google'ın Kendimi Şanslı Hissediyorum™ özelliği ile uygun makaleyi bulur.Pháp Cố Đạt được nhận thế chức của cha; Lạp Cáp Đạt có truyện riêng.
Onu zaten hissediyorum," der.今はそういう心境だ」と述べた。
Ben de sizin gibi hissediyorum."君は君らしく生きている」。
Kendimi iyi hissediyorum.私は元気。
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".途中で力を抜いたような感じだった」と話していた。
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.私は気が変になっていた。
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.音楽家として参加。
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.私は嫌悪と怒りを感じます。
Kendini nasıl hissediyorsun?HOW DO YOU FEEL?
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.現在は歌手として活動している。
Çünkü kendimi esarette hissediyorum.わがままで気まま。
Bunu dinleyen binlerce insan “Hissediyoruz!何人も聞いていることだから、私は言うてる」と発言した。