"Nasıl, gerçek bir kurşun yemenin acısını hissediyor musun?" diye sorar ona.הוא פותח בשאלה: „מִי יִבְנֶה יִבְנֶה בַּיִת בְּתֵל אָבִיב?”.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.זה כמעט כמו פרק זמן של הקריירה שלי."
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.זו הרגשה מאוד מיוחדת.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.לדבריו זו גם המוזיקה שהוא עצמו שומע.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.אליזה: צר לי לשמוע שאת מדוכאת.
Muhammed kendisine "Kalbinde ne hissediyordun?" diye sordu.עלי אמר להם "האם זה אכן מגיע מהלב שלכם?".
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.לבוא עכשיו ולהתנגד, הדבר נראה לי חמור מאד.
Bu duyguyu tekrar hatırlayınca içimin mutluluk, keder ve arzunun şiddeti ile dolduğunu hissediyorum.אנו יודעים שהמציאות טובה בדיוק כפי שהיא, כי כאשר אנו מתווכחים איתה, אנו חווים מתח ותסכול, סבל וכאב.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.הוא חשב שהיא יותר מידי נועזת וקיצונית.
Nisan 2011 yılında "Ben kendimi yüzde yüz Ukraynalı hissediyorum" şeklinde konuştu.През април 2011 той обявавя „Аз се чувствам сто поцента украинец“.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.В своя последен ден, Домициан е неспокоен и няколко пъти пита слугата си колко е часа.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Тя се обвинява за смъртта на брат си.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Изявява се и като певец.
Ülkem uğruna hapse girdiğim için kendimi iyi hissediyorum."Реших, че е по-добре да си изтърпя наказанието в карцера над земята."
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.Гняв и раздразнителност.
Çünkü onun çok aceleci ve kibirli olduğunu hissediyordu.Той е импулсивен и арогантен.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Тя е музикант.
Kendimi nedense geceleri daha iyi hissediyorum.Поради някаква причина, вечер се чувствам по-добре.
Çok daha iyi hissediyorum.Чувствам се много по-добре.
Müthiş hissediyorum.Чувствам се страхотно.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Svi u masi osjetili su da više nema povratka.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Ali sada se samo želim zabaviti, želim plesati i želim da se i drugi tako osjećaju.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Mravčić kao glazbenik.
Ama kendimi böylede iyi hissediyorum.O.K., sad se bolje osjećam.
Çünkü kendimi esarette hissediyorum.Prijatelju, umirem od sramote.
İki genç de yaşadıkları için kendilerini çok şanslı hissediyorlardı.Imali su još dva sina koji su bili veoma uspješni u životu.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Mi smo poludjeli od sreće.
O çok fazla çalışıyor, bu nedenli suçlu hissediyorum.On zna, i zbog toga se osjeća tako loše.
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum.Svaki će album biti različit.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.U tih 12 godina obitelj Žirinovski doživjela je puno neugodnih trenutaka jer je očuh često dolazio pijan kući.
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.Naime, on je bio u specifičnoj poziciji.
Harika hissediyorum.Osjećam se odlično.
Kendimi iyi hissediyorum.Ďakujem, pretože sa mám dobre.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Dnes pôsobí ako sólová speváčka.
İnsanlar ‘offline’dan daha çok ‘online’ ortamdaki forumlarda kendilerini daha eşit hissediyor olabilir.Koncepcia času je výrazne odlišná od väčšiny ostatných online aj offline hier.
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.Ľútosť, hnev a smútok.
Jackson yıllar sonra bu süreç için: "Evimizde bile kendimi yalnız hissediyordum.Jackson sa o ňom vyjadruje, že aj keď bol doma, cítil sa osamelý.
Ancak yazar kendisini kesinlikle bunu yazmakla yükümlü hissediyordu.Sám autor poprel, že by ju napísal.
Hasta ya da yaralının bilinci açık ve kendini iyi hissediyorsa dahi tıbbi yardım istenir.Ospalý a zmätený pacient jednoznačne potrebuje lekársku pomoc.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Znan je tudi kot glasbenik.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Preizkusila se je tudi tudi kot pevka.
Bu dünyadan olmayan bir şey hissediyorum" der.Ni ga človeka, ki bi mu na svetu ničesar ne manjkalo."
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum.Pri tem albumu gre za razliko pri harmonijah.
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.Paskutinę dieną jis buvo sutrikęs ir kelis kartus klausė berniuko kiek yra valandų.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Vyriausybė privalo turėti karaliaus pasitikėjimą.
Ama şurası kesindi ki, Rollet kendini bir kurt gibi hissediyordu.Melkoras jautėsi tarsi vilkas avidėje.
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.Retkarčiais jie to norėjo pernelyg smarkiai.
Ancak yazar kendisini kesinlikle bunu yazmakla yükümlü hissediyordu.Tikrai norėčiau, kad kažkas kitas ją būtų parašęs.
Şimdi iyi hissediyorum.Dabar jaučiuosi gerai.
Berbat hissediyoruz.Jaučiuosi siaubingai.
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?ສະບາຍດີບ (sába̖ai-di̖i baw?) – Kuidas sul läheb? 2.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Järelikult on minu taju usaldatav.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.Teda on peetud vanimaks säilinud kilbituks.
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.Ma tunnen midagi.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Need on füüsiline ja psüühiline olemine.
Zylberstein kendisini hem Yahudi hem de Hristiyan olarak hissediyordu.Janusz Korczak pidas ennast nii juudiks kui ka poolakaks.
25,000 kere 400 -- dışarda bir sürü çocuk kendini hergün Mark Zuckerberg gibi hissediyor.140.000 gange 400 en hel del børn derude må have det som Mark Zuckerberg hver dag.
25,000 kere 400 -- dışarda bir sürü çocuk kendini hergün Mark Zuckerberg gibi hissediyor.18,000 krat 400 -- kar nekaj otrok tamle zunaj se počuti kot Mark Zuckerberg vsak dan.
25,000 kere 400 -- dışarda bir sürü çocuk kendini hergün Mark Zuckerberg gibi hissediyor.18.000 maal 400 -- een flink aantal kinderen daarbuiten voelen zich elke dag als Mark Zuckerberg.
25,000 kere 400 -- dışarda bir sürü çocuk kendini hergün Mark Zuckerberg gibi hissediyor.20.000 mal 400 eine Menge Kids da draußen fühlen sich jeden Tag wie Mark Zuckerberg.