Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.To jest moje szczególne brzmienie.
(Sento avvampar nell'anima - "Çok kızgın bir kıskançlık hissediyorum ve bu ruhumu sanki ateşe vermekte").("A mój pocałunek roztopi ciszę, która czyni cię moją!")
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.Uważany jest za kujona.
Klaus Mann Almanya'da fazla kalamayacağını hissediyordu.Ryszard nie przebywał jednak długo w Niemczech.
Kendini nasıl hissediyorsun?Co myślisz o sobie?
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Ze złości zabił więc brata.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Jag kände verkligen att det här var en vändpunkt i mitt liv."
(Nasıl hissediyorsunuz) Sufiĉe bone. = Yeterince iyi.Han är en bra kille \ Han mår fint.)
Sanki kendimi zaman içinde yolculuk yapıyormuşum gibi hissediyorum".Det är något som de har försökt få mig att framstå som under en längre tid".
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.På sistnämnda medverkar han själv som sångare.
Onu zaten hissediyorum," der.Det har jag förstått nu", säger hon.
Ben de sizin gibi hissediyorum."Tycker du som jag.
Kendini çok daha rahat hissediyor çünkü artık kendini tanıyor.Han inser sitt eget värde och blir mer självsäker.
Bunun bir parçası olduğum için çok şanslı hissediyorum." dedi.Vi är mycket nöjda att vara en del av det."
Gagarin tekrarlar: "Çok iyi hissediyorum.Kerrigan säger då: "Fine.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Befälet skulle åtnjuta medlemmarnas förtroende.
Wolff HuffPost Live'a konuşarak, "Bu heyecan verici, kendimi gerçekten şanslı hissediyorum.Вольф розповів HuffPost Live: «Це неймовірно, я почуваю себе по-справжньому щасливим.
Kendimi iyi hissediyorum.Там мені було добре.
Kalabalıkta herkes asla geri dönmeyeceğimizi hissediyordu.Усі в натовпі відчували, що зворотного шляху не буде.
Çünkü kendimi esarette hissediyorum.Я відчував себе підлим.
Kendini nasıl hissediyorsun?Як себе поводити?
Ben hâla kendimi ayrıcalıklı hissediyorum.При цьому сам залишався поганином.
Benden beklenen şeyi yapmak için gereken gücü bulacağımı hissediyorum."У цьому є потенціал, який я шукаю.»
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Такої ж точки зору дотримувалася і дружина музиканта.
Bunun bir parçası olduğum için çok şanslı hissediyorum." dedi.І я щасливий, що був її частиною».
Hayranlarımın bu kapağa bakarak 'Onun hissettiklerinin aynısını hissediyorum' demesini istiyorum."Я хочу, щоб мої фанати побачили ці фото і сказали: «Я розумію, що вона відчуває».
O hepsini kendinde tutarken biz onun için daha ve daha fazla hissediyoruz.Дорослішаючи я думав про нього все більше і більше.
Kendilerini mecbur hissediyorlardı.Вони потребували уваги до себе.
Botvinnik bu mücadele için kendini tamamıyla hazır hissediyordu.Втім Бодуогнат готувався до бою.
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.Все це породило незадоволення і гнів.
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?Se ben, e mir? — Як ся маєш?
Burada, sanki kayışlarda yatay bir konumda asılıyormuşsunuz gibi hissediyorsunuz.У ціх місцях соми наче «висять» на опущеному у воду листі дерев.
İşte bu yüzden kendimi hep dışlanmış ve mutsuz hissediyordum.Незважаючи на все це, Далі був нещасний і почував себе погано.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Якщо йому вдавалося так заманити людину, починав веселитися: стрибав, танцював, реготав.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir.Цей випадок і став поворотним пунктом у моєму житті».
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Але все таки вона проявила себе і як співачка.
Şimdi çok daha iyi hissediyorum.Тепер мені набагато краще.
Nasıl hissediyorsunuz?Як ви себе почуваєте?
Belki Tom utanmış hissediyordu.Можливо, Тому було соромно.
Nasıl hissediyorsun, Tom?Як ти себе почуваєш, Томе?
Kendimi iyi hissediyorum.Cítila jsem se dobře.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Působí také jako hudebník.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Na správce je kladen důraz na důvěryhodnost.
Ancak yazar kendisini kesinlikle bunu yazmakla yükümlü hissediyordu.Chceme zjistit, zda byly napsány stejným autorem.
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?Víte, jak vůbec vypadá?, patifu.cz.
Bu benim hayatımın dönüm noktasıymış gibi hissediyorum." demiştir."Toto vítězství bylo zlomem v mém životě," říkal.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Život jakoby se zpomalil.
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.Mám speciální zájem.
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum.Toto album bylo úplně jiné.
Ve bu hiç önemli değil, çünkü çok eğleniyorsundur ve yine 15 yaşındaymış gibi hissediyorsundur.Jeho výkony byly dobré, ale protože byl malý vzrůstem, tak ho ve věku 15 let propustili.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Sám zde působil jako zpěvák.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Později byl obviněn z toho, že zavraždil svého bratra.
Ben de sizin gibi hissediyorum."Myslíš, že jseš jako já?
Spike, "Ruhumu hissediyorum.Evuško, duše má, jak ti mám říci).
Ben böyle performans etmeyi severim bu yüzden kayıt zamanı bunu çok iyi hissediyorum.Nestěžuju si, protože jsme byli rádi, že můžeme točit desky.
Ama aslında bu kadar basitti işte: Birini öptüğünde salıncakta sallanır gibi hissediyorsan aşıksın.'Mně se zdá, že když člověk nějak někoho miluje, nechť miluje, pokud existuje vzájemná shoda."
Son gününde, Domitian kendini rahatsız hissediyordu ve birkaç kez hizmetçiye saatin kaç olduğu sordu.Cestou na Hostýn kázal panovník několikráte zastaviti a s potěšením užíval malebného rozhledu.
Ama şimdi, sadece eğlenmek istediğimi hissediyorum; dans etmek istiyorum, neşeli hissetmek istiyorum.Dar acum, simt că vreau doar să mă distrez; vreau să dansez; vreau să mă simt plină de energie.
Sizi hissediyorum, aynı şekilde hissediyorum ve bu normal.'Te înțeleg, simțim în același fel, și este OK.”
Dünyayı keşfetmek ve macera yaşamak istiyor; ama bunun olmayacağını hissediyor," demiştir.Și dorește să exploreze aventurile din lume, dar că asta nu se va întâmpla.”