Kendimi iyi hissediyorum.Ele me fez sentir bem.
İyi hissediyorum..." 06:49 UTC: Gagarin, dünyanın gece tarafına geçtiğini bildirir.06:49 UTC - Gagarin informa que está no lado escuro da Terra.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Nesta época já sonhava em ser cantora.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Estou pronta fisicamente e mentalmente.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Eu sou um músico.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Mas eu iria ficar louca!
(İyi hissediyorum) Kiel vi? ≈ Nasılsın, Nasıl gidiyor?Como está (formal)?: Како сте?, Kako ste?
Jackson yıllar sonra bu süreç için: "Evimizde bile kendimi yalnız hissediyordum.Durante este período, o artista se sentiu solitário, e explicou: "Mesmo em casa, eu estou sozinho.
Özel bir şey hissediyormuşum demek ki.Isso é um evento especial para mim.
İnsanlar ‘offline’dan daha çok ‘online’ ortamdaki forumlarda kendilerini daha eşit hissediyor olabilir.Além disso, pode-se ser jogado no modo online como offline na opção Multiplayer.
Bu gün geriye dönüp bakıyorum ve içimde bir burukluk hissediyorum.É um ponto que neste momento analiso e reanaliso a sós comigo.
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.Separação: Angústia e raiva.
Sizi hissediyorum, aynı şekilde hissediyorum ve bu normal.'Te compreendo, me sinto igual, e está tudo bem.
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum."Esse é um álbum que eu quero fazer um pouco diferente.
Benden beklenen şeyi yapmak için gereken gücü bulacağımı hissediyorum."Então, eu estou pensando em tomar o tempo que eu preciso."
Şimdi çok daha iyi hissediyorum.Sinto-me muito melhor agora.
Daha iyi hissediyor musun?Sente-se melhor?
Daha iyi hissediyor musun?Sentes-te melhor?
Sol elimle yazıyorum çünkü kendimi daha rahat hissediyorum.Eu escrevo com a mão esquerda, porque me sinto, assim, mais confortável.
İyi hissediyorum..." 06:49 UTC: Gagarin, dünyanın gece tarafına geçtiğini bildirir.Ik voel me goed..." 06.49 UT Gagarin meldt dat hij aan de nachtzijde van de aarde is.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Ze is tegenwoordig voornamelijk bekend als zangeres.
Yavaş yavaş ölüyormuşum gibi hissediyorum.Hij sterft langzaam.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Bekend wordt hij echter als musicus.
O kardeşini öldürdüğü için suçluluk hissediyor.Hierdoor is hij verplicht zijn broer te doden.
"Eğer kendinizi iyi hissediyorsanız, üzülmeyin geçer." ^ Murphys-laws.com ^ lawWant 'stel je je kwetsbaar op, dan word je gekwetst', aldus Cruijff.
Yönetimin bana olan güvenini hissediyorum.Desondanks behield het bestuur het vertrouwen in Waseige.
"Bu albümün farklı olduğunu hissediyorum.Dit album klonk duidelijk anders.
Sanki askıya alınmış gibi hissediyorsunuz.Het wordt als verstikkend ervaren.
O zaman bunları söylemedim çünkü ortaya koyacak mantıklı bir sebebim olmadığını hissediyordum."Ik vertelde het niemand, want ik wilde niet belachelijk gemaakt worden."
Ama şurası kesindi ki, Rollet kendini bir kurt gibi hissediyordu.Uiteindelijk nam Sauron zelf de gedaante aan van een weerwolf.
İki genç de yaşadıkları için kendilerini çok şanslı hissediyorlardı.De twee mannen konden het ook persoonlijk goed met elkaar vinden.
Ve bazen gerçekten bunları yakından hissediyorum.Zij liggen vaak zij aan zij heel dicht op elkaar.
On numara pozisyonunda kendimi rahat hissediyorum.10de plaats in de eindrangschikking een stuk beter.
Bence, müziğin dinleyici tarafı da böyle hissediyor.Zo voelen wij ook over muziek.
Bügün daha iyi hissediyormusun?Voelt ge u beter vandaag?
Kendinizi hasta hissediyor musunuz?Voelt gij u ziek?
Kendini oldukça yorgun hissediyordu.Ze voelde zich nogal moe.
Kendini nasıl hissediyorsun?Hoe voel je je?
Kendini hasta hissediyor musun?Voel je je ziek?
Kendini hasta mı hissediyorsun?Voel je je ziek?
Bazen yürümekten kendimi yorgun hissediyorum.Soms voel ik me moe van het wandelen.
Kendini aptal mı hissediyorsun?Voel je je gek?
Kendini garip mi hissediyorsun?Voel je je gek?
Kendini tuhaf mı hissediyorsun?Voel je je gek?
Kendimi güçlü hissediyorum.Ik voel me sterk.
Sanırım herkes aynı şeyi hissediyor.Ik denk dat iedereen hetzelfde voelt.
Gagarin tekrarlar: "Çok iyi hissediyorum.Gagarin ponawia: Czuję się bardzo dobrze.
Kendimi iyi hissediyorum.Czuję się dobrze.
Bir müzisyen gibi hissediyorlar.Zasłynął jako muzyk.
Takım arkadaşlarına "Ölmek üzereymişim gibi hissediyorum" dedi.Powiedział: „Wiem, jak to jest być martwym”.
Çıldıracakmış gibi hissediyordum.Co prawda pracowałem jak szalony.
Mesela şu an kendimi şarkıcı gibi hissediyorum.Od tego czasu funkcjonują jako zespół śpiewaczy.
Sadece sıkıntı ve öfke hissediyorum.Niepokój i gniew.
Kendimi sanki koca bir et yığınının içine hapsolunmuş gibi hissediyordum.Zwierzę to charakteryzowało się jak na wieloguzkowca bardzo dużą masą ciała.
(Nasıl hissediyorsunuz) Sufiĉe bone. = Yeterince iyi."Czuję, że czuję się dobrze" (sł. i muz.
MERAL UĞURLU: Dejenere musiki ortamında kendimi yapayalnız ve çırılçıplak hissediyorum.Naprzód, Piękna Australio Australijczycy, cieszmy się że jesteśmy młodzi i wolni.
Şimdi kendimi ruhsal ve fiziksel olarak iyi hissediyorum.Byłem wtedy naprawdę w fatalnym stanie psychicznym i fizycznym.
Bundan dolayı, Rumen halkı işgali daha ağır biçimde hissediyordu.Czy blondyni znoszą większy ból? - tak.
Bunun bir parçası olduğum için çok şanslı hissediyorum." dedi.Jestem dumny, że jestem jej częścią”.
Rack, "Ölüm hissediyorum.(Człowiecze, myśl o śmierci!