Ben değersiz hissediyorum.I feel unappreciated.
İş hayatında az değer gördüğümü hissediyorum.I feel underappreciated at work.
İşler iyiye gidiyor gibi hissediyorum.I feel like things are getting better.
Tom işini seven mutlu bir adam ve işyeri hakkında iyi hissediyor.Tom is a happy guy who likes his job and feels good about his workplace.
Mary yanlış anlamış hissediyor.Mary feels misunderstood.
Ben çok emin hissediyorum.I feel very confident.
Herkes beni izliyor gibi hissediyorum.I feel like everybody's watching me.
Sana haksızca davranıldığını hissediyorsun.You feel you've been treated unfairly?
O rahatsız hissediyor.He feels disturbed.
O huzursuz hissediyor.He feels uneasy.
Şimdi harika hissediyorum.I feel great now.
Şimdi ne hissediyorsunuz?What do you feel now?
Şimdi ne hissediyorsun?What do you feel now?
O şaşkın hissediyor.He's feeling dizzy.
Ben çok üzgün hissediyorum.I feel very upset.
Ben yeterince iyi hissediyorum.I feel good enough.
Bunu yapabileceğimi hissediyorum.I feel I can do that.
Şu an tehdit edilmiş hissediyorum.I feel threatened right now.
Ben kendimden emin hissediyorum.I'm feeling confident.
Ben gayet iyi hissediyorum.I'm feeling quite well.
Ben gerçekten iyi hissediyorum.I'm feeling really good.
Ben küçük bir çocuk gibi hissediyorum.I feel like a little kid.
Hayatta olduğum için kendimi şanslı hissediyorum.I feel lucky to be alive.
Tom acı hissediyor.Tom feels hurt.
Ben kötü bir insan gibi hissediyorum.I feel like a bad person.
Zamanımı boşa harcıyorum gibi hissediyorum.I feel like I'm wasting my time.
Burada zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time here.
Ben hayır diyemem gibi hissediyorum.I feel like I can't say no.
Zamanımı boşa harcadığımı hissediyorum.I feel I'm wasting my time.
Bir şey yapmam gerektiğini hissediyorum.I feel I must do something.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde yarışan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster racing on a wheel.
Kendimi tekerlek üzerindeki bir hamster gibi hissediyorum.I feel like a hamster on a wheel.
Bazen kendimi tekerlek üzerinde koşan bir hamster gibi hissediyorum.Sometimes, I feel like a hamster running on a wheel.
Hâlâ gerçekten yorgun hissediyorum.I still feel really tired.
Hazır olacağım gibi hissediyorum.I feel like I'll be ready.
Bazen çaresiz hissediyorum.I feel helpless sometimes.
Şu anda çaresiz hissediyorum.I feel helpless right now.
Zaten kazandığımı hissediyorum.I feel I've already won.
Ben sadece şanslı hissediyorum.I just feel lucky.
Biraz kötü hissediyorum.I'm feeling a bit under the weather.
Bu konuda gerçekten kötü hissediyorum.I feel really bad about that.
Ben tam bir aptal gibi hissediyorum.I feel like a complete idiot.
Çok acı hissediyordum.I was feeling a lot of pain.
Ben bu konuda gerçekten iyi hissediyorum.I feel real good about that.
Ben bu konuda oldukça iyi hissediyorum.I feel pretty good about it.
Bunun zaman kaybı olduğunu hissediyorum.I feel it's a waste of time.
Ben bu insanlar için kötü hissediyorum.I feel bad for those people.
Ona böyle korkunç şeyler söyledim. Ben çok kötü hissediyorum.I said such horrible things to him. I feel so awful.
Tom hakkında böylesine berbat şeyler söyledim. Korkunç hissediyorum.I said such horrible things about Tom. I feel awful.
Ben aksesuarlar olmadan çıplak hissediyorum.I feel naked without accessories.
Çok acı hissediyorum.I'm feeling a lot of pain.
Kendimi yine bir çocuk gibi hissediyorum.I feel like a kid again.
Üzgün hissediyorum.I feel sad.
Ben emin hissediyorum.I feel confident.
Bugün daha kötü hissediyorum.I feel worse today.
Ben bu konuda iyi hissediyorum.I feel good about it.
Henüz Tom için üzgün hissediyor musun?Do you feel sorry for Tom yet?
Tom hakkında aynı şekilde hissediyorum.I feel the same way about Tom.
Piyangoyu kazanmış gibi hissediyorum.I feel like I won the lottery.
Kaybolmuş ve şaşkın hissediyorum.I feel lost and confused.