Müziği bu şekilde hissederiz.Đây là cách chúng ta vẫn thường nghe nhạc.
Müziği bu şekilde hissederiz.Det är så vi upplever musik.
Müziği bu şekilde hissederiz.Dit is hoe we muziek ervaren.
Müziği bu şekilde hissederiz.È così che avvertiamo la musica.
Müziği bu şekilde hissederiz.Így éljük át a zenét.
Müziği bu şekilde hissederiz.In acest fel traim muzica.
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.이것이 음악을 느끼는 방법일까요? 물론 아니죠
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.Oczywiście, że nie!
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.Έτσι αντιλαμβανόμαστε τη μουσική.
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.כך אנחנו חווים מוזיקה. כמובן שזה לא.
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.هكذا نحن نتذوق الموسيقى. بالطبع ليست كذلك.
Müziği bu şekilde hissederiz. Tabii ki durum böyle değil.雷を感じる時は... 考えるんです
Müziği bu şekilde hissederiz.Takhle prožíváme hudbu.
Müziği bu şekilde hissederiz.Takto vnímame hudbu.
Müziği bu şekilde hissederiz.Вот как мы познаем музыку.
Müziği bu şekilde hissederiz.По този начин изпитваме музиката.
Müziği bu şekilde hissederiz.Чи так ми пізнаємо музику?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?De ce credem ca aceasta imagine e mai reala decat cealalta?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Dlaczego uważamy, że to jest prawdziwsze od tego?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?왜 우리는 그런 방식이 이 빵보다 더 참되다고 느낄까요?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Miért van az az érzésünk, hogy ez valódibb, mint amaz?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Perche' pensiamo che questo sia meglio di quello?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?¿Por qué creemos que esto es más real que esto?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Porque é que sentimos que isto é mais verdadeiro que isto?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Pourquoi avons-nous le sentiment que ceci est plus vrai que cela?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Tại sao chúng ta cảm thấy rằng cái này chân thực hơn cái kia?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Waarom denken we dat dit beter is dan dit?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Warum spüren wir, dass es wahrer ist als dieses?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Защо чувстваме, че това е по-истинско от това?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?Почему мы считаем этот хлеб более настоящим, чем этот?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?מדוע אנו חשים שזה יותר אמיתי מזה?
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?لماذا نشعر أن هذا أصدق من هذا؟
Neden bunun diğerinden daha doğru olduğunu hissederiz?それは歴史と大いに関係していると思います
Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.왜? 힘드니까. 몸도 축나구요.
Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.Se trabalhamos à noite, devemos ganhar horas extras.
Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.למה? בגלל שזה מעייף ואנחנו חשים לאות.
Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.لماذا؟ لأنه متعب ونشعر بالإنهاك.
Neden? Çünkü yorucu ve kendimizi bitkin hissederiz.でも子供は楽しみのためにアートをする それは遊びなんだ
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Aber innerhalb dieses Kontexts empfinden wir es als OK.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Ale w tym kontekście wydaje się w porządku.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Dans ce contexte, on pense que c'est acceptable.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.En ese contexto, sentimos que está bien.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.În acel context, ni se pare în regulă.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.In die context vinden we het oké.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.In questo contesto, pensiamo che vada bene.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.이러한 문맥 안에서, 우리는 이것이 괜찮다고 느낍니다.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Mas, dentro deste contexto, parece-nos bem.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Trong bối cảnh ấy, chúng ta thấy ổn.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.V tom kontextu cítíme, že je to v pořádku.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Μέσα σε αυτό το πλαίσιο, νιώθουμε ότι είναι εντάξει.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Но в этой ситуации мы считаем, что так можно.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.У цьому ж контексті ми відчуваємо, що це в порядку.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.בתוך ההקשר הזה, אנחנו מרגישים שזה בסדר.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.ومن خلال ذلك المحتوى، نشعر بأنه لا بأس بذلك.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.このコレクションの中では 「何もシリません お助けを」
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Chcemy je opowiedzieć.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Chúng ta thấy bắt buộc cần phải kể chúng.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Ci sentiamo obbligati a raccontarle.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Cítíme nutkání, abychom je pověděli.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Kita merasa terdorong untuk memberitahu mereka.