Onları anlatmak zorunda hissederiz.우리는 스토리를 말하고 싶은 충동을 느끼죠.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Ne simțim obligați să le povestim.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nós sentimo-nos compelidos a contá-las.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nos urge contarlas.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Nous nous sentons obligé de les partager.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Úgy érezzük, hogy el kell mesélnünk őket.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.We voelen een drang om ze te vertellen.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Wir fühlen uns genötigt, sie zu erzählen.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Αισθανόμαστε υποχρεωμένοι να τις πούμε.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Нас так и тянет ими поделиться.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Нас так і тягне ними поділитися.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.Чувстваме се принудени да ги разказваме.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.אנחנו מרגישים חובה לספר להם.
Onları anlatmak zorunda hissederiz.نشعر إننا مضطرون أن نرويها
Onları anlatmak zorunda hissederiz.私がパーティでマジックをすると・・・
Oyuncu bir modda isek, heyecan isteriz. Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.W wesołym nastroju chcemy wrażeń, pobudzenia, czujemy ekscytację.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Entonces lo que sucede es que sentimos que vamos a morir; vamos a desaparecer.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Pak to, co se děje, je to, že cítíme, že zemřeme. Že zmizíme.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Dan banyak dari kita merasakannya dalam cinta ketika kekasih merasa terlebur.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.E molti di noi lo sentono nell'amore, quando chi ama si sente fuso con l'altro.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.E muitos de nós sentiu-o no amor, quando os amante se sentem fundidos.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.És sokunk érzi ezt a szerelemben, amikor a szerelmesek egynek érzik magukat.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Et beaucoup d'entre nous le ressentent dans l'amour quand les amoureux ont l'impression qu'ils fusionnent.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.그리고 연인들이 함께 되었다고 느낄 때 많은 사람들이 사랑 안에서 그것을 느낍니다.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Mnohí z nás to cítia v láske, keď sa milenci cítia prepojení.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Mnozí z nás to pociťují v lásce, když jsou milenci jako jedno.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Şi mulţi dintre noi o simt în dragoste, când îndrăgostiţii se simt lipiţi.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Und viele von uns fühlen das in der Liebe, wenn Liebende sich eins fühlen.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Và rất nhiền người trong chúng cảm thấy nó trong tình yêu khi mà tình nhân của mình cảm thấy bị "tan chảy".
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Velen van ons voelen het in de liefde wanneer geliefden zich samengesmolten voelen.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Wielu z nas to czuje w miłości kiedy kochankowie czują się połączeni.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Y muchos de nosotros sentimos el amor cuando los amantes se funden mutuamente.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.Πολλοί από μας το νιώθουμε όταν αγαπάμε όταν νιώθουμε ότι θα εκραγούμε.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.И многие из нас чувствуют это в любви, когда любовники чувствуют, что они одно целое.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.И мнозина от нас го чувстват като влюбване, когато влюбените се сливат в едно.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.І багато хто з нас відчуває це в коханні, коли закохані почуваються злитими.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.ורבים מאיתנו חשים זאת כשאנו מתאהבים כשאוהבים חשים שהם מתמזגים לאחד.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.وكثير منا يشعر بها في الحب عندما يشعر المحبين بالانصهار.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.この一体感を感じます このリサーチの中で出会った
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.그래서 우리는 단위를 마련하게 되었죠. 바로 그 단위가 쿨롱(coulomb)입니다.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.Jednotka náboje se nazývá coulomb. Je pojmenována po vědci z 18. století, který si s nábojem hodně hrál.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.le Coulomb.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.L'unità della carica è chiamata coulomb.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.Мы пришли вверх с подразделениями, и поэтому называется единица бесплатно кулона.
Ve ölçerken de birimleri kullanma ihtiyacı hissederiz. yükün birimi de "coulomb"dur.שדבר שימושי לעשות הוא למדוד את התכונה, וכך המציאו את היחידות. אז היחידות של מטען נקראות
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Albo raczej gdy jesteśmy szczęśliwi, czujemy to w całym ciele, podczas gdy smutne uczucia są tu, w sercu.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Nebo když jsme šťastní, cítíme to celým tělem, zatímco smutné pocity jsou tady, v srdci.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Η μάλλον νιώθουμε τη χαρά σε όλο το σώμα μας, ενώ τα λυπηρά συναισθήματα εδράζονται εδώ, στην καρδιά.
Veya mutlu olduğumuz zaman, kalbimizde hüzünlü duygular olsada, bütün vücudumuz ile onu hissederiz.Вернее, когда мы счастливы, мы чувствуем это всем телом, и только грустим мы тут, в сердце.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.O al menos, nos sentimos más seguros que estando del otro lado de la puerta.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.Или поне в по-голяма безопасност от това, което е от другата страна на вратата.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Chceme velké vzrušení. Pak jsme nadšení.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Chúng ta muốn cảm giác cao hứng. Chúng ta thấy phấn khích.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Dorim excitare extremă. Suntem emoționați.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.강한 자극을 원합니다. 그러면 신나고 흥분하게 됩니다.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.On veut une forte excitation. Là, on se sent excité.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Queremos alta excitación. Nos sentimos emocionados.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Queremos muita excitação. Sentimo-nos empolgados.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.Vogliamo eccitazione. Allora ci sentiamo eccitati.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.We willen sterke prikkels. Dan voelen we ons opgewonden.