Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.Η χαλάρωση είναι καλή, ακόμα νιώθετε εντάξει.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.Расслабление (Relaxation) - это прекрасно. Нам по-прежнему хорошо.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.Релаксирането е добро - на вас все още ви е добре.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.הרגעות היא בסדר---אתה עדין מרגיש בסדר.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.الاسترخاء لا بأس به، تشعر أنك بخير
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.退屈は避けたいものです
Sağlık vergisi olarak 20.000 pound öderseniz bunun hırsızlık olduğunu hissedersiniz.Paghi 20.000 sterline di tasse per la sanità, e ti senti quasi preso in giro.
Savunma amaçlı olarak onlar da kendilerini sıkça patent almak zorunda hissederler.Molto spesso sono obbligate a ottenere loro stesse dei brevetti per potersi difendere.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Entonces lo que sucede es que sentimos que vamos a morir; vamos a desaparecer.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Pak to, co se děje, je to, že cítíme, že zemřeme. Že zmizíme.
Sonra Senin nurunu hissederimحينها أحس بنور ضيـــــائك
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Le empieza a dar sueño.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Czujesz się po tym trochę śpiący.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Je voelt je een beetje loom, slaperig.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.점점 졸음이 밀려옵니다.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Bạn sẽ thấy buồn ngủ ngay sau đó.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Man føler sig søvnig bagefter.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Sie fühlen sich ziemlich schläfrig danach.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Vi se face somn dupa aceea.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Vi sentite piuttosto sonnolenti in seguito.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Vous avez sommeil.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Νιώθετε κάπως νυσταγμένοι μετά.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Вам хочется спать после этого.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.Малко след това Ви се доспива.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.אתם מרגישים די רדומים לאחר מכן.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.سوف تشعر بالنعاس.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.一方 あっさりした食事をすると血流が増します
'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar.Dus mensen kopen dingen vanwege zijn voorkomen, en niet voor zijn nut.
'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar."J'ai besoin..." à "Je me sentirai mieux si j'avais.."
Tam kendini boğulmuş hissederken,... ...bakmışsın kendindesin.Когда ты чувствуешь, что идешь ко дну, ты оказываешься на твердой земле.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Akármerre süvíthettem, és újra érezhettem a szelet az arcomon.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Bylo to jako mít novou obrovskou hračku. Mohla jsem svištět kolem a znovu cítit vítr na své tváři.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Doar să fiu pe străzi era exaltant.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Enkel de straat opgaan, was opwindend.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Ich konnte herumflitzen und wieder den Wind in meinem Gesicht spüren.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.여기저기를 돌아다니면서 제 빰을 스치는 바람을 느낄 수 있었고,
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Mogłam śmigać wokoło i znów czuć wiatr na twarzy.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Podia girar por aí e sentir o vento no rosto de novo.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Potevo spostarmi ovunque e sentire di nuovo il vento sulla pelle.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Saya bisa bergerak dan merasakan angin menerpa wajah saya lagi.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Tôi lại có thể lượt quanh và cảm nhận làn gió vuốt má mình một lần nữa.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Μπορούσα να κινούμαι γρήγορα και να νιώθω ξανά τον αέρα στο πρόσωπό μου.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Можех да фуча наоколо и да чувствам отново вятъра в лицето си.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я змогла їздити і знову відчувати, як вітер дме у обличчя.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.Я снова могла носиться повсюду и чувствовать ветер на своём лице.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.יכולתי להסתחרר בו ולחוש שוב את הרוח על פני.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.تمكنت من التحرك و اﻹحساس بنسمات الهواء تداعب وجهي من جديد.
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.ただ屋外にいるだけで 爽快でした
Tekerleklerin "vınnnn" sesini duyar, rüzgarı yüzümde hissederdim.令我可以出返去吹風
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Aud un ton de telefon și mi se pare verde, pentru că sună ca și culoarea verde.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Ho sentito il telefono squillare e ho sentito il verde perché ha lo stesso suono del colore verde.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Ich hörte ein Telefonklingeln und es fühlte sich grün an, denn es klang genau wie die Farbe Grün.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Ik hoorde een telefoontoon die groen aanvoelde omdat hij precies als de kleur groen klonk.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.J'ai entendu une sonnerie de téléphone, et elle semblait verte parce qu'elle sonnait comme la couleur verte.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.한 번은 전화 울리는 소리를 들었는데 녹색을 느꼈습니다. 녹색이랑 소리가 똑같았기 때문입니다.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Oí sonar el teléfono y lo sentí verde porque tiene el mismo sonido del color verde.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Ouvi o som de um telefone e pareceu-me verde porque soava exatamente igual à cor verde.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Počul som zvoniť telefón, a zacítil som zelenú, pretože to znelo presne ako zelená farba.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Saya mendengar suara telepon, dan rasanya itu berwarna hijau karena terdengar seperti suara warna hijau.
Telefon sesi duyardım ve onu yeşil hissederdim çünkü tıpkı yeşil rengi gibi duyuluyordu.Slyšel jsem oznamovací tón a cítil jsem zelenou, protože zněl jako zelená barva.