İnsanlar arasında kendimi rahat hissederim.I feel comfortable around people.
O içerikte, kabul edilebilir hissederiz.Within that context, we feel it's okay.
Yüksek bir uyarılma isteriz.O zaman heyecanlanmış hissederiz.We want high arousal. We feel excited then.
Ve özellikle de süzülme pozisyonu aldığınızda sanki uçuyormuş gibi hissedersiniz.And especially when you take a tracking position, you have the feeling that you are flying.
Onlar telaşlanıp heycanlandıklarında birdenbire sana karşı birşeyler hissederler.When they're flustered, they'll suddenly have feelings for you!
Kendisi benimle aynı sosyoloji bölümünde çalışıyor." demek zorunda hissederim.She works in the Sociology Department with me.
Öncelikle çocuk yaptığım için kötü hissederdim.First of all, I wouldn't feel good.
Kadınlar adet dönemlerinde, zayıf hissederler.When a woman is having a period, they feel weak a bit.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.It's not that people think that, when they feel the compassion.
İkiniz de iyi hissedersiniz.You both feel you've won.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control is also a good place to be, because there you feel comfortable, but not very excited.
Rahatlama iyidir - hala iyi hissedersiniz.Relaxation is fine -- you still feel OK.
Ben olsaydim, ben tamamen kötü hissederdim.If it was me, I would feel completely bad.
Öyleyse, Müdür Oh'un ailesine alırmışçasına yürekten hissederek alır mısın?Then, you need to have the thought... I'm buying it for Director Oh's family members.
Birilerine bir sey verdigimizde kendimizi iyi hissederiz.We feel good if we give.
Ben de muhtelemen rahatsız hissederdim.I'd probably get sick of it too.
Eğer bu konuşma için paket servis varsa, umarım öyledir kabullenmek konusunda daha rahat hissederizIf there's a takeaway to this talk,
Savunma amaçlı olarak onlar da kendilerini sıkça patent almak zorunda hissederler.They very frequently feel obligated to get patent themselves for defensive purposes.
Eğer komşularınız tehtit altında hissederse asla barış içinde olmayacaksınız.You will never be at peace if your neighbour feels threatened.
Bu şekilde daha kötü hissederler.So they felt worse.
Sonrasında kendinizi uykulu hissedersiniz.You feel kind of sleepy afterwards.
Bazen, beynin belirleyici olduğunu hissederiz, beyin bizim kim olacağımızı belirler.So we feel sometimes that the brain is deterministic, the brain determines who we're going to be.
Ve çoğumuz bunu sevgide hissederiz aşıklar kenetlenmiş hissettiklerinde.And many of us feel it in love when lovers feel fused.
Böylece kendimizi çok iyi hissederiz.We feel so good about ourselves.
Yani, eğer sizin canınızı yakacak bir şey yaparsam, bu acıyı ben de hissederim.So if I do something that hurts you, I feel that pain.
Sonra Senin nurunu hissederimThen I feel your sunlight
Yani, maymunlar yalnız hissederMonkeys who are a different color You see, the monkeys feel alone
Ve sudan speedo tarzı mayomla, Avrupalılar gibi, Yeşil Dev Hulk gibi hissederek çıktım.And I came out, in my Speedos, European style, feeling like the Incredible Hulk.
Yani arada bir oluyor, bana bir şey getiriyorlar. Eğer benim ilgimi çekiceğini hissederlerse.So it happens once in a while that they bring something if they feel that it may interest me.
Eğer ben utanç içinde kalsam ve Chris utanç içinde kalsa aynı şeyi hissederiz.If shame washes over me and washes over Chris, it's going to feel the same.
Öbür kuş nasıl hisseder sence?How do you think the other one feels?
Onlar kendi kamu almak için bir görev olduğunu hissederdim.They would have felt that it was their public a duty to pick it up.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.So no matter how lazy you feel, you're not really intrinsically doing nothing.
Bunu yapınca omuzlarımdaki yükün hafiflediğini hissederim.Once I do that, it feels like a weight has been lifted off my shoulders.
Benim yerimde olsanız nasıl hissederdiniz?How would you feel if you were me?
Tam kendini boğulmuş hissederken,... ...bakmışsın kendindesin.You find yourself on solid ground And you believe there's good in everybody's heart
Eğer biri bunu fark ederse, diğeri biraz mağdur hisseder.And if one person realizes it the other's a little bit offended.
Ne yapacağım ? siz... sevdiğiniz biri bu durumda olsaydı... siz de kötü hissederdinizWhat do I do? You... lf someone you knew became...
Eğer kendini kötü hissedersen, Baek Seung Jo'dan seni eve getirmesini iste.If you feel worse, ask Seung Jo to bring you home.
Gerçi, çok yerseniz iğrenç hissedersiniz.If you eat too much, though, you just feel gross.
Vücutta büyümekte olan hücreler etraftaki etkileri hissederek tepki verirler.Cells growing in the body sense forces and respond to them.
Burada, bu anda gerçekten canlı hissedersiniz.You really are alive right here in this moment.
Eğer güzel kıyafetler yapar ve onları satabilirsem, o zaman iyi hissederim.If I make beautiful clothes and can sell them, then I feel good.
Olur ki hissederseniz, yüzünüzü yıkayın, böylece glikolik hemen etkisini kaybedecektir.The right glycolics are gentle yet effective.
Çok çökmüş hissederek dışarı çıktım depresyonda gibiydim.I walked out feeling as low as a snake's belly in a wagon rut.
Müziği bu şekilde hissederiz.This is how we experience music.
Gök gürültüsünü hissederiz--- gök gürültüsü, gök gürültüsü.We experience thunder -- thunder, thunder.
Oradaki hamlığı hissederler.They're experiencing that rawness there.
Sonra olan şu ki, şöyle hissederiz; öleceğiz, yok olacağız.Then what happens is that we feel that, we are going to pass away; we are going to disappear.
Bazen hissedersin ki, 'Ah'.Sometimes, you feel, 'Ah'.
Ya da en azından, 4 duvarın ardındaki dünyadan daha güvenli olduğunu hissederiz.Or at least, safer than what lies on the other side of that door.
Duygusal olarak -- Yanıldığınızda nasıl hissedersiniz?How does it feel -- emotionally -- how does it feel to be wrong?
Yanıldığınızı farkettiğinizde nasıl hissedersiniz?How does it feel to realize you're wrong?
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.On an elemental level, we have all felt that spirituality at the time of childbirth.
Bunu konserlerde hissederiz.We feel it at concerts.
Bu tartışmalar sırasında kendimi çok yalnız hissederim.I would feel very isolated during these discussions.
Kendini daha iyi hissedersin.I had one and I feel better.
Hiçkimse olduğunda, utanç hisseder misin? Hımm?If you're nobody do you feel shame?
O zaman kendimi ona karşı daha az suçlu hissederim.Then I can feel less apologetic to her.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.It's called breakbone fever, because that's how you can feel.