Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Η ευχαρίστηση είναι ακατέργαστη αίσθηση: ξέρεις ότι συμβαίνει.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Задоволення має свої відчуття: ви точно знаєте, коли воно настає для вас.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Удоволствието се усеща сурово: знаеш, че се случва.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.부러진 뼈 질병(breakbone fever)라고 하는데요, 정말 말 그대로 뼈가 부러지는 것 같은 느낌을 받기 때문이죠.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Chamam-lhe a febre "quebra-ossos", porque é assim que nos podemos sentir.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Csönttörő-láznak is hívják, mert úgy érzi az ember.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Den kaldes breakbone fever, fordi det er sådan det føles.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.E numită febra oaselor sparte, pentru că asta este ce simțiți.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Es llamada la fiebre rompehuesos, porque es así como pueden sentirse.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Horečka lámající kosti, protože tak se můžete cítit.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.La febbre delle ossa rotte, perché è così che vi sentite.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.On l'appelle la fièvre "Breakbone" (= des os cassés) parce que c'est ce qu'on ressent.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Sie wird Knochenbrecherfieber genannt, denn das beschreibt, wie man sich fühlt.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Адже саме так почувається хворий.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.Казва се "трошаща костите треска", защото може да имате такова усещане.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz."קדחת שוברת עצמות", כי כך תרגישו.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.إنه يسمى حمى تَكَسُّر العظام، لأن هذا ما تشعر به.
Kırıkkemik ateşi diye adlandırılır, çünkü, öyle hissedersiniz.なぜなら、そのように感じるからです 不思議なことに、一度、この蚊に噛まれ
Kısa bir süre sonra bir şey hissedersin, bir şey böyle yapar... sanki...Vous allez rapidement sentir que quelque chose fait cette...
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.A Kontroll is egy jó hely, mert itt az ember kényelmesen érzi magát ám kevésbé izgatott.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Controle is ook een goed gebied, omdat je je daar comfortabel voelt, maar niet erg opgewonden.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control es también un buen lugar para estar, porque te sientes seguro, pero no excitado.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Control este deasemenea un loc bun, fiindcă acolo te simţi comfortabil, dar nu foarte entuziasmat.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.통제(Control)도 또한 괜찮은 영역입니다. 편안하게 느끼지만 흥미롭지는 않습니다.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Kiểm soát (control) cũng là một vùng tốt, bởi vì bạn cảm thấy dễ chịu, nhưng không quá kích thích.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Kontrol er også et godt sted at være, fordi her føles det komfortabelt, men ikke specielt spændende.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Kontrol juga tempat yang bagus, karena ketika Anda merasa nyaman, tapi tidak terlalu tertarik.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Kontroll är också bra att vara i, där känner man sig bekväm, om än inte så upphetsad.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Kontrolle ist auch immer eine sichere Sache, denn man fühlt sich in ihr wohl, aber nicht sonderlich erregt.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Le contrôle est aussi un bon endroit où se situer, car vous vous y sentez à l'aise, mais pas très excité.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Oblast kontroly je rovněž dobré místo, protože tady se cítíte pohodlně, ale ne příliš vzrušení.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Poczucie kontroli to także dobry obszar, czujemy się w nim komfortowo, choć bez większego entuzjazmu.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.V območju kontrole je tudi dobro biti, saj se počutimo udobno, ampak nismo preveč navdušeni.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Ο έλεγχος είναι επίσης ένα καλό σημείο να βρίσκεστε, γιατί νιώθετε άνετα, αλλά όχι τόσο μεγάλη πρόκληση.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.Контролът също е добро място, защото там се чувстваш комфортно, но не много развълнуван.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.שליטה זה גם מקום טוב להיות בו משום ששם אתה מרגיש בנוח, אבל לא מאוד מרוגש.
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.والسيطرة كذلك منطقة جيدة لأنك هناك تشعر بالراحة، ولكنك لا تكون متحمسًا جدًا
Kontrol de güzel bir yerdir çünkü orada kendinizi rahat hissedersiniz, ancak çok heyecanlı değil.ここでも人は快適です ただあまり刺激はありません チャレンジというにはあまりに容易なのです
Kulakların varsa duyarsın. Gözlerin varsa görürsün. Derin sayesinde hissedersin.Jeśli masz uszy, słyszysz jeśli masz oczy widzisz przez skórę czujesz
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Anh có biết nghệ thuật là gì không vậy!".
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.C'est de la culture!" Et vous vous sentirez encore plus mal.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Das ist Kultur!" Und Sie fühlen sich noch schlechter.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.E' cultura!", e voi vi sentite pure peggio.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Ez kultúra!" Ettől még rosszabbul érzitek magatokat.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Jangan udik!" Dan kemudian Anda merasa lebih buruk lagi.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.To je kultúra!" A vy sa cítite ešte horšie.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Trezeşte-te! E cultură!" Şi apoi vă veţi simţi şi mai rău.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Vågn op! Det er kultur!" Og så har du det endnu værre.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Vakna! Det är kultur!" Och så kommer du må ännu sämre.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Vzbuď se! To je kultura!" A vy se pak budete cítit ještě hůř.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Wakker worden! Dit is cultuur!" En dan voel je je nog slechter.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Y entonces se sentirán peor.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Είναι κουλτούρα!" Και τότε θα νιώσετε ακόμα πιο άσχημα.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."Прокидайся! Це ж культура!" І спати захочеться ще більше.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz.Това е култура!" и вие ще се почувствате дори по-зле.
Kültür bu!" ve sonra daha kötü hissedersiniz."תתעורר! זה לא תרבותי!" ואז תרגישו עוד יותר גרוע.
Merhamet besleyen bir insan, ızdıraba tanık olduğunda, o acıyı başkalarından daha fazla hisseder.연민의 감정을 많이 느끼는 사람은 힘든 상황에 닥쳤을 때 다른 일반적인 사람들 보다
Merhamet besleyen bir insan, ızdıraba tanık olduğunda, o acıyı başkalarından daha fazla hisseder.אדם אשר מטפח חמלה, בזמן שהוא נמצא בסביבה של סבל, הוא חש בסבל הזה הרבה יותר
Merhamet besleyen bir insan, ızdıraba tanık olduğunda, o acıyı başkalarından daha fazla hisseder.ان الانسان المتعاطف والذي لديه درجة عالية من هذه الصفة عندما يواجه المعاناة امامه فانه قد يشعر بالمعاناة
Merhamet besleyen bir insan, ızdıraba tanık olduğunda, o acıyı başkalarından daha fazla hisseder.悲しみに暮れているときに、 他の多くの人よりも 大きな苦しみを感じるという事です。