İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.Хората се чувстваха все по-малко свободни, те се чувстваха и все по-малко осигурени.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.כאשר אנשים הרגישו פחות ופחות חופשיים הם הרגישו שפחות ופחות דואגים להם
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.كما شعر الناس بأقل وأقل حرية، حسّوا أيضا بأقل وأقل عناية.
İnsanlar gittikçe daha az özgür hissederken bir yandan da daha da az dikkate alınmış hissettiler.国の支援も徐々に減ったと感じました 従って 国民からみた前政権は
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Ce n'est pas que les gens le pensent quand ils ressentent de la compassion.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Het is niet zo dat mensen dat bewust denken als ze compassie hebben.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.사람들이 동정심을 느낄 때 그것을 생각하지는 않죠.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Nem arról van szó, hogy az emberek erre gondolnak, amikor együttéreznek valakivel.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Ne že by lidé mysleli sobecky, když cítí soucit.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Nicht, dass die Menschen das denken, wenn sie Mitgefühl empfinden.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.No es que las personas lo piensen así cuando sienten compasión.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Non è che la gente pensi quando prova compassione.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Oamenii nu sunt constienti de asta cand simt compasiune.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.To nie tak, że ludzie się nad tym zastanawiają kiedy odczuwają współczucie.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Не това мислят хората, когато усетят състрадание.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.Я не утверждал, что сочувствующий охвачен именно этими мыслями.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.זה לא שאנשים חושבים כך כשהם חשים חמלה.
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.إنها ليست اعتقاد الناس بالشعور بالرحمة
İnsanların merhameti hissederken düşündükleri şey bu değil.意識して利己的になるのではなく 必然的なものです
İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler, 'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar.La gente è passata da :"Ho bisogno..." a,"Mi sentirei meglio se avessi..."
İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler, 'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar.La gente ha pasado de "Necesito..", a, "Me sentiría mejor si tuviera".
İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler, 'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar.Orang-orang telah lulus dari "Saya perlu ..", untuk, "Aku akan merasa lebih baik jika aku punya".
İnsanlar 'Şuna ihtiyacım var' demekten geçtiler, 'Şuna sahip olsam daha iyi hissederdim' diyorlar.Хората са преминали от "Имам нужда от..." до "Ще се чувствам по-добре, ако имам...".
Kendini daha iyi hissedersin.- "κουσες; - Τι ν ακούσω;
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Also egal wie faul Sie sich fühlen, in Wirklichkeit machen Sie nie nichts.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Așa că oricât de lene vă este, de fapt nu stați absolut degeaba.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Así que no importa cuan perezosos se sientan ahora, no estás realmente, intrínsicamente, no haciendo nada.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Dus hoe lui je je ook voelt, intrinsiek doe je niet niks.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Jadi tidak peduli semalas apa Anda, Anda tidak pernah tidak melakukan apa apa.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.그러니까 아무리 게으른 사람이라도, 분자 수준에서 이야기하면,
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Perciò non importa quanto pigri vi sentiate; in realtà, non state mai senza far nulla.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Por isso, por mais preguiçosos que se sentirem, na realidade, nunca estão sem fazer nada.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Takže bez ohledu na to, jak líně se cítíte, nedá se říct, že byste uvnitř nedělali vůbec nic.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Także nie ważne jak bardzo jesteś leniwy tak naprawdę w istocie zawsze coś robisz.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Έτσι άσχετα με το πόσο τεμπέληδες νιώθετε, στην ουσία κάτι κάνετε.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.И колкото и да ни мързи на моменти, всъщност ние никога не бездействаме.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.Так что, даже в самом ленивом состоянии вам не удастся ничего не делать.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.אז לא משנה כמה אתם חשים עצלים, מבחינה מהותית, אינכם באמת בטלים מעשייה.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.غض النظر عن مدى الكسل الذي تشعر به، جوهرياً أنت تقوم بفعل شئ ما.
Kendinizi ne kadar tembel hissederseniz hissedin, özünde hiçbir şey yapmıyor değiliz.本質的には働き者ということです (笑)
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Il piacere è un sentire rosso: senti che accade.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Kesenangan punya rasa yang mentah: Anda tahu itu terjadi.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Az élvezet tisztán érződik: tudod, hogy benne vagy.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur.즐거움은 원초적이라, 그 느낌을 압니다. 생각과 감정입니다.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur.Простое удовольствие человек испытывает буквально: осознаёт и ощущает.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur.להנאה יש תחושות גולמיות: יודעים שזה קורה. זו מחשבה והרגשה.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur.فالسعادة لها ثلاثة مواد أولية: تشعر انها تحدث. و هي فكرة و أيضا شعور.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz. Düşünce ve duygudur.しかしミハイが昨日話したように フローが起こっている間には何も感じません
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.El placer es sentimiento puro; sabes que está pasando.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Glæde har rå følelser: man ved det sker.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Le plaisir est primitif: vous savez quand vous le ressentez.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Mielihyvä on tunteita. Sen tunnistaa tapahtuvan.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Njutning känns påtagligt, man vet att det händer.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Plăcerea implică simţiri brute: ştii că se întâmplă.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Plezier bestaat uit rauwe gevoelens: je hebt door dat het gebeurt.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Przyjemności doznajesz świadomie: wiesz, co się wokół dzieje.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Radost má nezpracované city: víte, že se to děje.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Thú vui cảm thấy rất rõ: bạn biết nó đang diễn ra.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Ugodje vsebuje surove občutke: veš kaj se ti dogaja.
Keyif, ham duygular içerir: olurken hissedersiniz.Vergnügen fühlt sich roh an: Man weiß, dass es passiert.