Ana içeriğe geç
Sözlük

hisseder ile cümle

hisseder kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Böylece kendimizi çok iyi hissederiz.فيجعلنا نعتبر انفسنا اشخاصٌ صالحون ..
Böylece kendimizi çok iyi hissederiz.自分にはあまいけど。
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.É verdade, ninguém toca Scarlatti como a Maria Elena... ...ela entende, Scarlatti.
Bu doğru, Scarlatti'yi kimse onun gibi çalamaz. Hissederek çalıyor.- Niemand speelt zoals zij, zij begrijpt het.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.몸과 마음이 좀 불안하고 동요되어도 놀라지 마십시오.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.Ваш розум відчуває те саме.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.כשאתם יושבים ולא עושים דבר והמוח שלכם מרגיש כך.
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.حين تجلس و لا تقوم بأي شيء وكذلك عقلك
Bu durumda vücudunuzda biraz kışkırtılmış hissederseniz şaşırmayın.鈍くて 退屈な心に 気づくかもしれません
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Auf einer natürlichen Ebene haben wir alle diese Spiritualität bei der Geburt eines Kindes gefühlt.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.A un niveau élémentaire, nous avons tous ressenti cette spiritualité au moment de la naissance.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Di base, abbiamo tutti provato quella spiritualità quando siamo venuti al mondo.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.En un nivel elemental, todos hemos sentido esa espiritualidad al momento del nacimiento.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.아주 근본적인 수준에서,우리 모두가 아이가 태어나는 순간에서의 영성을 느꼈습니다.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.La nivel primar noi toţi am simţit această spiritualitate la momentul naşterii copiilor.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Na podstawowym poziomie, wszyscy wyczuwaliśmy tę duchowość przy narodzinach dziecka.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Op elementair niveau hebben we die spiritualiteit allemaal gevoeld, bij de geboorte van een kind.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Về mặt cơ bản, tất cả chúng ta đều cảm thấy được tâm linh của chúng ta ngay từ buổi lọt lòng.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Изначально мы все чувствовали эту одухотворённость во время своего рождения.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.На първично ниво всички сме усещали тази духовност при раждане на дете.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.Первісно ми всі відчували цю одухотвореність під час свого народження.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.ברמה הבסיסית, כולנו זכינו לחוש את היבט הרוחני של רגע לידתו של ילד.
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.وعندما نضع انفسنا جميعا في نفس السوية .. فنحن جميعا نشعر .. بتلك الطاقة ربما أثناء ولادة طفل ما
Bu duyguyu hepimiz çocuk doğumu esnasında hissederiz.子供が誕生したときに 感じたことがあるでしょう ラボの中や
Miselyum duyarlı bir yapıya sahiptir. Varlığınızı hisseder.Mycélium dokáže vnímať.
Bu etiket tunayla yola devam eder, tunanın etrafındaki çevreyi hisseder ve kendiliğinden balığı terk eder.참치에 달린 칩이 참치가 사는 서식 환경을 감지하고 참치에게서 떨어져 나와서
Bu etiket tunayla yola devam eder, tunanın etrafındaki çevreyi hisseder ve kendiliğinden balığı terk eder.תג זה רוכב על הטונה חש את הסביבה סביב הטונה ולמעשה מתנתק מן הטונה
Bu etiket tunayla yola devam eder, tunanın etrafındaki çevreyi hisseder ve kendiliğinden balığı terk eder.ستركب البطافة فوق التونة تتحسس البيئة حول التونة وبالفعل سوف تخرج من السمكة
Bu etiket tunayla yola devam eder, tunanın etrafındaki çevreyi hisseder ve kendiliğinden balığı terk eder.周りの環境を感知すると 後にマグロから外れて 切り離されると 海面に浮上し
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du talar om dessa saker med så mycket insikt och empati för patienterna.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Du taler om disse ting med så stor indsigt og empati for dine patienter.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Fala destas coisas com tanto conhecimento e empatia pelos seus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ha parlato di queste cose con così tanta profondità ed empatia per i suoi pazienti.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Je spreekt met zo veel inzicht over deze dingen en met empathie voor je patiënten.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.박사님은 이런 이야기를 깊은 통찰력과 환자에 대한 공감을 갖고 말씀을 하십니다.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Masz wielki wgląd w ten temat, masz tyle empatii dla swoich pacjentów.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Olyan nagy rálátással és a betegeihez fűződő empátiával beszél minderről.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ông vừa nói chuyện với một cái nhìn thật sâu sắc sự đồng cảm với bệnh nhân.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Puhutte näistä asioista osoittaen suurta ymmärtämystä ja empatiaa potilaitanne kohtaan.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Rozprávate o týchto veciach do takej hĺbky a s takou empatiou voči vaším pacientom.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Sie sprechen mit so viel Einblick und Mitgefühl für ihre Patienten von diesen Dingen.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Usted habla de estas cosas con una gran sensibilidad y empatía por sus pacientes.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vorbiţi despre aceste lucruri cu atât de multă înţelegere şi empatie pentru pacienţii dumneavoastră.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vous parlez de cela avec tant de compréhension et d'empathie pour vos patients.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Vykládáte o těchto věcech s takovým porozuměním a s takovou empatií k vaším pacientům.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Μιλάτε για αυτά τα πράγματα με τέτοια διορατικότητα και συναίσθηση για τους ασθενείς σας.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Ви говорите про ці речі з неймовірним розумінням і емпатією до ваших пацієнтів.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Вы говорили обо всем этом так проницательно, с таким сопереживанием вашим пациентам.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.Говорите за тези неща с такова прозрение и съчувствие към пациентите си.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.אתה מדבר על הדברים האלה עם כל כך הרבה הבנה ואמפתיה למטופלים שלך.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.أنت تتحدث عن تلك الأشياء بفطنة عظيمة و تعاطف مع مرضاك.
Bu konu hakkında, hastalarınızı içtenlikle hissederek empati duyarak konuşuyorsunuz.共感が感じられました そのような経験を ご自身もされたことは?
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Astfel, când auzi acest sunet simţi un fel de protecţie, protejat de poluarea sonoră.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Donc quand on entend ce son on se sent un peu comme protégé, abrité de la pollution sonore.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Entonces cuando se escucha este sonido se siente como una protección, que aisla de la contaminación acústica.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Kiedy więc słyszycie ten dźwięk, czujecie się jakby osłonięci, zachowani od hałasu.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.이 소리를 들을때 여러분은 소음공해로부터 해방되는 보호받는 느낌을 받게 될 겁니다.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Quindi, quando sentite questo suono vi sentite come al riparo, protetti dall'inquinamento acustico.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Όταν ακούμε αυτό τον ήχο νιώθουμε κάποιου είδους προστασία, ένα καταφύγιο από την ηχορύπανση.
Bundan dolayı bu sesi duyduğunuzda kendinizi gürültü kirliliğinden koruyan bir siper gibi hissedersiniz.Поэтому слыша его, вы как бы оказываетесь в убежище, защищённые от шумового загрязнения.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
hisseder ile cümle - Sayfa 14 - hisseder kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App