Bu ölü bir beden değil. Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.هذه ليست جثة. هذا جسم يمكنه في الأساس في هذه الحالة بالذات ،
Bu ölü bir beden değil. Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.頭を守ろうとします
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Acesta este un organism care, practic, în acest caz particular, simte forţa şi încearcă să-şi protejeze capul.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.C'est un corps qui, dans ce cas, ressent la force et essaye de se protéger la tête.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Dit lichaam voelt de slag en probeert zijn hoofd te beschermen.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Es ist ein Körper, der, in diesem Fall, den Tritt spürt und versucht seinen Kopf zu schützen.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Es un cuerpo que, básicamente, en este caso en particular siente la fuerza y trata de proteger su cabeza.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.To jest ciało, które w tym przypadku, najprościej mówiąc, odczuwa uderzenie i próbuje chronić swoją głowę.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Това е тяло, което по същество, в този случай, усеща силата и се опитва да предпази главата си.
Burada gördüğümüz, gücü hisseden ve kafasını korumaya çalışan bir vücut.Это тело, которое, в данном случае, чувствует удар и пытается защитить голову.
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.즉 새로운 소프트웨어나 프로세스, 조직을 들이면
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.وهؤلاء أفراد أو منظمات يشعرون بالخطر
Bu sabotajcılar, işlerinin tehdit altında olduğunu hisseden kişi veya birimlerdir.ソフトウエアや新しいプロセスや統合が 導入されるのを妨げる人たちです
Bütün bunlar bu adam yüzündendi veya bu adama inanlar ve bir hoşnutsuzluk hisseden insanlar yüzündendi.단지 만약 이 사람이나 아니면 이 사람과 모의한 사람이나 아니면 이 사람과 작당한 사람이
Bütün bunlar bu adam yüzündendi veya bu adama inanlar ve bir hoşnutsuzluk hisseden insanlar yüzündendi.Robespierre lui-même Ils dirent : votre suspicion fait plus de mal à la révolution qu'elle ne l'aide
Bütün bunlar bu adam yüzündendi veya bu adama inanlar ve bir hoşnutsuzluk hisseden insanlar yüzündendi.يذبحون، فقط إذا كان هذا الرجل -ماكسميليان- أو من يعملون معه أو حتى من يعملون معهم
Bütün bunlar bu adam yüzündendi veya bu adama inanlar ve bir hoşnutsuzluk hisseden insanlar yüzündendi.もしくは、その反対勢力にでも 革命にあまり従っていないと思われたり、
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Digo: observa qué es eso que (gesto de contracción) siente que cualquier cosa buena, "debo agarrarla"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Hovorím, Pozerajte sa na to čo robí: "Ááh... čokoľvek príjemné musím zhrabnúť."
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Ich sage: Schau, was es ist, das sagt: "Alles was gut ist, muss ich mir schnappen!"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak."Orice e bun trebuie sa fie al meu"
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Regarde ce que c'est ce... "Ah"... qui ressent : quelque chose de bon, je dois l'attraper".
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Říkám - podívej se, co je to, co cítí - aah, cokoli je příjemné, musím uchopit.
Diyorum ki, 'iyi olan her şeyi kapıvermeliyim' diye hisseden ne, ona bir bak.Λέω, Δες τι είναι αυτό που νιώθει, "Ό,τι είναι καλό, πρέπει να το αρπάξω".
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?En wat doen geweldige klanten, die zich geweldig voelen?
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?És mit tesznek a kliensek, akik jól érzik magukat?
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?Et qu'est-ce que les supers clients font , les clients qui se sentent super bien ?
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?Și ce fac clienții care se simt grozav?
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?¿Y qué hacen los clientes que se sienten bien?
Harika hissediyor. Peki iyi hisseden müşteri ne yapıyor?И какво правят страхотните клиенти, клиентите, които се чувстват страхотно?
Hisseden kısım burasıdır.A je to časť, ktorá cíti.
Hisseden kısım burasıdır.A je to ta část, která cítí.
Hisseden kısım burasıdır.É a parte que sente.
Hisseden kısım burasıdır.Ed è la parte che prova sensazioni.
Hisseden kısım burasıdır.En het is het deel dat voelt.
Hisseden kısım burasıdır.Et c'est la partie qui ressent.
Hisseden kısım burasıdır.Ez a rész felelős az érzésekért.
Hisseden kısım burasıdır. İç güdüsel merkezdir, hani bir imgeyi gördüğünüzdeOg det er den del, der gør man føler. det er den form for mave-center, hvor man ser et billede og man siger:
Hisseden kısım burasıdır.Inilah bagian yang merasakan.
Hisseden kısım burasıdır.이 영역은 우리가 감정을 느끼는 부분으로,
Hisseden kısım burasıdır.Și este acea parte a creierului care simte.
Hisseden kısım burasıdır.To część, która czuje.
Hisseden kısım burasıdır.To je del, s katerim čutimo.
Hisseden kısım burasıdır.Und es ist der Teil, der fühlt.
Hisseden kısım burasıdır.Và đó là phần dành cho cảm giác.
Hisseden kısım burasıdır.Και είναι το μέρος που αισθάνεται.
Hisseden kısım burasıdır.Вона відповідає за почуття.
Hisseden kısım burasıdır.И това е частта, която чувства.
Hisseden kısım burasıdır.Она отвечает за чувства.
Hisseden kısım burasıdır.וזה החלק שמרגיש.
Hisseden kısım burasıdır.وهو الجزء الذي يحس
Hisseden kısım burasıdır.本能センターとも言えるでしょう
Homunculusların varlığını hisseden kız.Hän aistii homunculusten läsnäolon.
Homunculusların varlığını hisseden kız.Hende der kunne mærke tilstedeværelsen af homunculi.
Homunculusların varlığını hisseden kız.Hon som kunde känna närvaron av homunculi.
Homunculusların varlığını hisseden kız.la que podía detectar la presencia de los Homúnculi.
Homunculusların varlığını hisseden kız.Tym, który wyczuwa obecność homunkulusów.
Homunculusların varlığını hisseden kız.Που ένιωθε την παρουσία των Χομάνκιουλους.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.A legelején kapjuk el, rögtön az indulásnál. Látják:
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Chcemy być pierwszy, dla geeków, którzy docenią, że uchwyciliśmy moment narodzin nowej technologii.