Bu restoranın hissedarıyım.I'm part owner of this restaurant.
Şu anda mahcup hissediyorum.I'm feeling embarrassed right now.
Zamanını boşa harcadığımı hissediyorum.I feel that I've wasted your time.
Bunun hakkında doğru hissetmiyorum.I wouldn't feel right about that.
Tom'un aynı hissedeceğinden eminim.I'm sure Tom will feel the same.
Tom'un aynı şekilde hissettiğinden eminim.I'm sure Tom feels the same way.
Sadece biraz hasta hissediyorum.I'm just feeling a little sick.
Onun hakkında çok kötü hissetmedim.I wouldn't feel so bad about it.
Tom depremi hissetmedi.Tom didn't feel the earthquake.
Kendimi çok iyi hissetmiyorum.I'm not feeling so good myself.
Daha iyi hissettiğine sevindim.I'm glad you're feeling better.
Eminim hepimiz bu şekilde hissediyoruz.I'm sure we all feel that way.
Aptalca hissetmeye başlıyorum.I'm beginning to feel stupid.
Kendini o şekilde hissettiğin için üzgünüm.I'm sorry you feel that way.
O şekilde hissetmene sevindim.I'm glad you feel that way.
Şimdiden daha iyi hissediyorum.I'm feeling better already.
Biraz sarhoş hissediyorum.I'm feeling a little woozy.
Biraz gergin hissediyorum.I'm feeling a little tense.
Kendimi hala biraz hasta hissediyorum.I still feel a little sick.
Nasıl hissettiğinizi anlıyorum.I understand how you felt.
Her zaman yorgun hissediyorum.I feel tired all the time.
İyi hissediyor musun?Are you feeling all right?
Hepimiz nasıl hissettiğini biliyoruz.We all know how you feel.
Kendimi pek iyi hissetmiyorum.I'm not feeling so good.
Bugün şanslı hissediyorum.I'm feeling lucky today.
Nostaljik hissediyordum.I was feeling nostalgic.
Çok güçsüz hissediyorum.I'm feeling very shaky.
Şimdi daha iyi hissediyor musun?Do you feel better now?
Ben sadece keyifsiz hissediyorum.I'm just feeling down.
Ben aynı şekilde hissederdim.I'd feel the same way.
Kendimi iyi hissetmiyordum.I wasn't feeling well.
Tom'un ayaklarını uyuşmuş hissediyordu.Tom's feet felt numb.
Tom kendini yalnız hissetmeli.Tom must feel lonely.
Mutlu hissediyordum.I was feeling happy.
Ben hasta hissediyordum.I was feeling sick.
Yapayalnız hissediyorum.I feel so lonely.
Tom iyi hissetti.Tom felt good.
Kendini daha çok teşvik edilmiş hissediyor musun?Do you feel more encouraged now?
O, kalbinin daha hızlı attığını hissetti.She felt her heart beat faster.
Güneşin sıcaklığını teninde hissetti.She felt the warmth of the sun on her skin.
Cildi üzerinde güneşin sıcaklığını hissetti.He felt the warmth of the sun on his skin.
Senin, benim için bir şey hissettiğini biliyorum.I know that you feel something for me.
Bugün kendimi pek iyi hissetmiyorum.I am not feeling very well today!
Bugün kendimi hayvan proteinleri yiyor gibi hissetmiyorum.I don't feel like eating animal proteins today.
Eski arkadaşını kaybetmenin nasıl hissettirdiğini biliyor musun?Do you know how it feels to lose an old friend?
Şu anda kendimi tenis oynamaya hazır hissetmiyorum.I don't feel up to playing tennis right now.
Tom için kendimi çok üzgün hissediyorum, zavallı adamcağız.I feel very sorry for Tom, poor fellow.
Tom hakkında biraz tedirgin hissediyorum.I feel a little uneasy about Tom.
Tom omzunda bir darbe hissetti.Tom felt a tap on his shoulder.
Kendimi soğuk algınlığına yakalanıyormuş gibi hissediyorum.I feel as if I'm catching cold.
Ben bunun meydana geleceğini emin hissettim.I felt sure this would happen.
Dün gece kendimi yorgun hissettim.I felt tired last night.
Kendimi hiç bu kadar sıcak hissetmemiştim.I've never felt so hot.
Ben o konuda kendimi emin hissediyorum.I feel certain of it.
Kendimi bundan emin hissediyorum.I feel certain of it.
Burada bir acı hissediyorum.I feel a pain here.
Sen bunun hakkında nasıl hissedersin?How do you feel about this?
Dün depremi hissettin mi?Did you feel the earthquake yesterday?
Her nedense okumaya başladığımda kendimi uykulu hissediyorum.For some reason, I feel sleepy when I start studying.
Bugün gelemediğim için kötü hissediyorum.I feel bad that I can't come today.